Tanınmış marka sahibi davacının benzer markanın tescil itirazının reddi ve hükümsüzlük talebinin emtia benzerliği olmadığı gerekçesiyle Yargıtayca onanması.
Özet: Tanınmış markalarının sahibi davacı, farklı sektörde faaliyet gösteren davalının marka başvurusunun kendi markalarıyla iltibas yarattığını ve Sınai Mülkiyet Kanununun 6/5 maddesindeki tanınmış marka korumasını ihlal ettiğini ileri sürerek başvuruya ilişkin YIDK kararının iptalini talep etmiş; ancak mahkemeler, tarafların finans ve tarım gibi farklı sektörlerde yer alan mal ve hizmetleri arasında benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığının davalının farklı ürün grubuna sirayet etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ Esas, █████████ K.arar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "...+şekil" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının birebir aynısı olduğunu, markalar arasında iltibas bulunduğu gibi müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmündeki koşulların da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğini zedeleyeceğini ve tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, dava konusu başvurunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili, müvekkilinin tarımsal alanda faaliyet gösterdiğini, davacının “tarım” sektörü ile bir ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin “...” markasının bir gübre ismi olarak, davacının markasının ise kredi/banka kartı üzerinde kullanıldığını, bu haliyle açılan davanın haksız olduğunu, SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının meydana gelmeyeceğini, müvekkilinin kendi sektöründe bilinir olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ██████████ sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan 01. sınıftaki mallar ile davacı yanın işlem ve dava dosyasına dayanak yaptığı markalar kapsamında yer alan emtialar arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde dahi bir ilişkinin mevcut olmadığı, bu nedenle iltibas ihtimaline yönelik ilk şart meydana gelmediğinden, işaretler arasında görsel, işitsel veya kavramsal bir benzerliğin var olup olmadığı noktasında SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında ayrıca bir karşılaştırma yapılmasına da gerek olmadığı, davacı tarafa ait “...” markalarının finans ve bankacılık sektöründe belli bir bilinirliğe sahip olduğu ancak bu tanınmışlığın dava konusu marka kapsamındaki mallara sirayet etmeyeceği, taraf markalarının tamamen farklı nitelikte ve farklı ihtiyaçlara yönelik mal ve hizmetlere ilişkin oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 1. sınıf mallar ile davacının markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında SMK'nın 6/1 hükmü anlamında bir benzerliğin olmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, her ne kadar davacı markaları finans ve bankacılık sektöründe belli bir bilinirliğe sahipse de davacı markalarının tanınmışlık düzeyi ve dava konusu başvuru kapsamında yer alan 1. sınıf malların davacı markalarının tanınmış olduğu sektöre yakınlık derecesi gözetildiğinde, somut olayda 6769 sayılı SMK'nın 6/5 hükmü koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!