Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesindeki bankacılık sözleşmesinden doğan maddi tazminat davası, müşterinin yetkisiz işlemlerle kaybolan mevduatın bankanın sorumluluğunda olup olmadığını inceliyor.
Özet: Bu hukuki belge, davacının cep telefonunda çıkan bir sistem hatası sonrası hesabından 685.141,28 TLlik yetkisiz para transferi gerçekleştiğini ve bu zarardan bankanın özen yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle sorumlu olduğunu iddia ederek açtığı maddi tazminat davasının içeriğini açıklamaktadır; davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL alacak ve faizi talep ederken, davalı banka ise internet bankacılığı güvenliğinden müşterinin sorumlu olduğunu, kendi sistemlerinin uluslararası standartlarda güvenli olduğunu, işlemlerin davacı hesabının olağan akışında gerçekleştiğini ve kendi kusurları bulunmadığını savunarak davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: ████████ Esas - ████████ Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
...
DAVA
: Maddi Tazminat (Bankacılık Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
G.K. YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA
:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... cep telefonu ekranında █████/2023 tarihinde saat 11:30 sıralarında "Oops..! Bir şeyler yanlış gitti. Sistem güncelleniyor. Lütfen şarj cihazınızı bağlayın" şeklinde bir yazı göründüğü; bu durum üzerine cep telefonunun kapandığı ve müvekkilinin tekrar sisteme giriş yapamadığı; müvekkilinin tekrar telefonu açtığında ... ile irtibata geçtiği; paranın iadesini talep ettiği ve aynı gün ... hesabında bulunan 211.958,72 TL bakiyeli hesaba bloke konulduğu ve hesapta bulunan paranın müvekkiline iade edildiği; müvekkilinin hesabına iade edilmeyen tutarın 685.141,28 TL olduğu; müvekkilinin davalı bankanın kusuru nedeniyle uğradığı maddi zararın karşılanabilmesi için işbu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğu beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin zararının karşılanabilmesi için 1.000,00 TL alacak / maddi tazminatın, eylemin gerçekleştiği tarih olan █████/2023 tarihinden itibaren bankaların en yüksek uyguladığı mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA
:
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; internet bankacılığından faydalanmayı sağlayan kendi hâkimiyeti altında ve tasarrufunda bulunan kişisel bilgilerin kullanılmasına ve muhafazasına ilişkin sorumluluğun davacıya ait olduğu; davacıya ait hesapta, yüksek miktarlarda ve sayıda para transferi işlemi olduğu; bu nedenle dava konusu edilen işlemlerin dikkat çekici ve ayrıştırıcı hiçbir özelliği bulunmadığı; dava konusu edilen işlemlerin davacı hesabı özelinde oldukça olağan ("mutat") işlemlerden olduğu; müvekkili bankanın internet bankacılığı sisteminin, gerekli güvenlik önlemlerinin alındığı; uluslararası standartlarda korunan güvenli bir sistem olduğu; üçüncü kişilerin bu sisteme sızmalarının ve müşteri bilgilerini elde etmelerinin mümkün olmadığı; rızası dışında gerçekleştiği iddia edilen işlemlerin davacıya ait doğru “kullanıcı şifreleri”, “tek kullanımlık şifreler” ve "pin" kodlarının kullanılması suretiyle ve bu bilgilerin birden fazla denenmesi sonucunda değil, tek bir deneme/giriş yapılması neticesinde gerçekleştirilmiş olduğu; bu niteliği gereği de müvekkil bankanın hiçbir kusuru bulunmadığı; davacının her ne kadar müşteri hesabının güvenliğinin sağlanması hususunun müvekkili banka uhdesinde olduğunu iddia ettiği anlaşılmakta ise de, bu iddiaların yersiz olduğu; huzurdaki davada müvekkili bankaya husumet yöneltilebilmesinin hukuken mümkün olmadığı beyan edilmiş olup; davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER
:
... Sayılı Cevabi Yazı.
Etimesgut Vergi Dairesi Müdürlüğü Tarafından Gönderilen █████/2025 Tarih ve ... Sayılı Cevabi Yazı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti
:
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) ile davalı.... ("davalı banka" olarak anılacaktır) arasındaki bankacılık sözleşmesinden kaynaklanan özen yükümlülüğüne dayalı maddi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın; davacının hesabından yapılan mevduat gönderiminin bizzat kendi iradesi ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği; gerçekleştirilmediğinin tespiti halinde davalı bankanın özen yükümlülüğü kapsamında kusuru bulunup bulunmadığı; davalı bankanın kusuru bulunduğunun tespiti halinde, zarar ve tazmin miktarlarının tespiti ile uygulanacak faizin türü ve oranın hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Genel Hukuki Tasnif
:
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere; Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda; gerek yasal mevzuat, gerek Yüksek Yargı içtihatları ve gerekse Doktrin incelemeleri dikkate alındığında; "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanmasının, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu unsurlardan olduğu ve bu doğrultuda gerek tarafların talebi üzerine ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği hususu izahtan varestedir.
Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin Görev Alanı :
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
Tüketici Mahkemelerinin Görev Alanı
:
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, Tüketici Mahkemelerinin görev alanını düzenleyen, "Tüketici Mahkemeleri" başlıklı 73/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir."
Anılan Kanun hükmünde de açıkça belirtilmekte olduğu üzere Tüketici Mahkemelerinin görev alanı; "tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklar" olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda Tüketici Mahkemelerinin görev alanının incelenmesinde, öncelikle "tüketici" ve "tüketici işlemi" kavramlarının detaylı olarak tetkik edilmesi önem arz etmektedir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin, "Tüketici" tanımını düzenleyen (k) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici
: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ... ifade eder."
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin, "Tüketici İşlemi" tanımını düzenleyen (l) bendi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"Tüketici işlemi
: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ... ifade eder."
Yukarıda belirtilen 6502 Sayılı TKHK.'nın 3. maddesi kapsamında da açıkça belirtilmiş olduğu üzere tüketici; "ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi"; tüketici işlemi ise "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Bu doğrultuda Tüketici Mahkemelerinin görev alanının; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanan "tüketici gerçek veya tüzel kişilere yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklar" ile "mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemden doğan uyuşmazlıklar" olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri ve Tüketici Mahkemelerinin Görev Sınırları :
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve sair açıklamalar kapsamında da belirtilmekte olduğu üzere; Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Tüketici Mahkemeleri arasındaki görev sınırının belirlenmesinde, öncelikle dava konusu uyuşmazlığın niteliğinin ("ticari iş" veya "tüketici işlemi" olarak) tespiti gerekmekte olup; bununla birlikte dava konusu uyuşmazlık taraflarının "tacir" veya "tüketici" sıfatlarının da belirlenmesi ayrıca önem arz etmektedir.
Bu doğrultuda; uyuşmazlık konusunun "ticari iş" olması ve/veya uyuşmazlık taraflarının "tacir sıfatını haiz" bulunduklarının anlaşılması halinde, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girmekte; bununla birlikte uyuşmazlık konusunun "tüketici işlemi" olduğunun anlaşılması halinde ise, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmektedir.
Bu noktada uyuşmazlık konusunun "sigorta sözleşmesi" veya "bankacılık sözleşmesi" olması ihtimallerine münhasıran belirtilmesi önem arz eden diğer bir husus ise; TKHK.'nın 3. maddesinin (tüketici işlemini tanımlayan) (l) bendinde belirtilen "sigorta sözleşmelerinden" ve "bankacılık sözleşmelerinden" doğan uyuşmazlıklarda görevli Mahkemenin tespitinde (anılan sözleşmelerin münferit nitelikleri doğrultusunda uyuşmazlıkların çözümünün, Asliye Hukuk Mahkemelerinin veya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yahut Tüketici Mahkemelerinin görev alanlarına girebilecekleri hususu dikkate alındığında) söz konusu sigorta sözleşmesinin veya bankacılık sözleşmesinin "tüketici işlemi" olarak tanımlanıp tanımlanamadıklarının tespiti gerektiği hususudur.
Belirtilen açıklamalardan hareketle, uyuşmazlık konusunun "sigorta sözleşmesi" veya "bankacılık sözleşmesi" olması halinde; söz konusu sigorta veya bankacılık sözleşmesinin, "tüketici işlemi" olduğunun anlaşılması halinde, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmekte; bununla birlikte anılan sözleşmelerin "tüketici işlemi" olarak tanımlanmasının mümkün bulunmadığı hallerde ise, söz konusu uyuşmazlığın yargılaması ("ticari iş" olarak tanımlanması veya tanımlanamaması ihtimallerine münhasıran) .... Mahkemelerinin görev alanlarına girmektedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu bankacılık sözleşmesinin, (.... tarafından sunulan █████/2025 tarihli cevabi yazı dikkate alındığında) ticari niteliğinin bulunmadığı ve bunun yanı sıra (.... sayılı cevabi yazı dikkate alındığında) davacı ...'ün "tacir sıfatının bulunmadığı" anlaşıldığından; dava konusu bankacılık işleminin 6502 Sayılı TKHK.'nın 3. maddesinde ifadesini bulan "tüketici işlemi" niteliğinde olduğu ve bu doğrultuda davacı ...'ün de aynı Kanun hükmü kapsamında ifadesini bulan "tüketici" sıfatını haiz bulunduğu hususları birlikte değerlendirilerek; Mahkememizin görevsizliğine ve 6502 Sayılı Kanunun 73/1. maddesinde belirtilen "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." hükmü uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM
: (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan Ankara Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;
5) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla ... Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. █████/2025
...
¸ ¸
Gerekçeli Karar

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!