Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan, bağımsız bölüm tescili, eksik işler bedeli, ecrimisil ve ipoteğin kaldırılması taleplerine ilişkin asliye hukuk mahkemesi kararının temyizi.
Özet: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkta, davacılar (arsa sahipleri) müteahhidin izinsiz değişiklikler yaparak ortak alanları daireye çevirmesi, eksik ve ayıplı işler bırakması ve iskan ruhsatı almaması gibi iddialarla eksik ve ayıplı iş bedeli, ecrimisil ve tapu tescili taleplerinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi eksik ve ayıplı işler bedeli ile ecrimisil taleplerini bilirkişi raporları doğrultusunda kısmen kabul ederken diğer talepleri reddetmiştir. Müteahhidin ipotek kaldırılması ve kat irtifakı tesisi yönündeki karşı davası ise iki kez işlemden kaldırılması nedeniyle açılmamış sayılmış olup, davacılar (arsa sahipleri) binadaki aykırılıkların giderilmemesi ve iskan alınamaması gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ...İlçesi, 532 ada, 6 parsel sayılı taşınmazın █████ hissesinin maliki olduklarını, müvekkilleri ve dava dışı diğer hissedarlar ile davalı yüklenici arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sonrasında dava dışı diğer maliklerin hisselerini davacılara devrettiklerini, davalının müvekkillerini bilgilendirmeden inşaatta değişiklikler yaptığını, ortak alan bodrum katını iki adet daireye çevirerek kiraladığını, müvekkillerinin de bu kısımlarda hakları olduğunu ileri sürerek 25.10.2018 harç tarihli ıslah dilekçesinde; imar ve fen kurallarına ve sözleşme şartlarına uygun olarak eksiklerin giderilmesi, yapının iskan ruhsatının alınması, binada fazladan yapılan yerler olmasından dolayı sözleşmedeki paylaşım şartlarına ve oranlarına uygun bir paylaşım ile tarafların hisselerinin ve bu hisselerine tekabül eden bağımsız bölümlerin tespit edilmesi, 2, 5, 6, 7, 8 ve 11 no'lu bağımsız bölümlerin müvekkillerine ait olması gerektiğinin karara bağlanması, bu tespit edilen yerlerin kat mülkiyetleri ile beraber müvekkillerim adına tapuda tescil edilmek suretiyle yasalara ve sözleşmeye göre hiçbir eksiği olmamak üzere binanın teslim edilmesi, sözleşme şartlarına göre fazladan yapılan yerlere ilişkin davalı müteahhitin bugüne kadar aldığı kiralardan dolayı müvekkile ecrimisil ödenmesi, davalı müteahhitin daireleri halen usulüne uygun bir şekilde teslim etmemesinden dolayı ecrimisil ödenmesi ve sözleşmeden doğan hak ve alacaklar ile bilirkişilerce tespit edilen ve bodrum kat, 2 no'lu dairedeki kira alacağına mahsuben, şimdilik tüm bu uğradığımız maddi kayıplara mahsuben şimdilik 100.000,00 TL’nin dava tarihinden ve sözleşmede belirtilen teslim tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.2. Karşı davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; arsa sahiplerine bağımsız bölümlerinin teslim edildiğini, ancak onların edimlerini yerine getirmediğinden ve şartları gerçekleşmiş olmasına rağmen ipotek kaldırılmadığından kat irtifakının tesis edilemediğini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasına ve kat irtifakı tesisi için müvekkiline izin verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Asıl davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; taleplerin hasredilerek harcın ikmal edilmesi gerektiğini, imalatın sözleşmeye ve projeye aykırı olmadığını, fazladan daire yapılmadığını, projenin onaylandığını ve taleplerin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2. Karşı davada davalılar vekili davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde,1. Asıl dava yönünden; davacı vekilinin 25.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda inceleme yapıldığı, bu kapsamda alınan 07.12.20 20... .09.2021 tarihli bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı, davaya konusu taşınmazda bulunan yapının iş bitim belgesinin alındığı, kaçak nitelikte olmadığı ve iskan alınmasının mümkün olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı olarak davalı yükleniciye fazla daire verilmediği, yine tazminat talepleri yönünden raporda inceleme yapıldığı ve ecrimisil alacağı yönünden ise 13.09.2021 tarihli raporda belirlenen bedelin hükme esas alındığı gerekçesiyle eksik ve ayıplı işler bedeli ve ecrimisil talebi yönünden taleplerin kabulüne karar verilmiş, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.2. Karşı dava yönünden; 26.09.2017 tarihli oturumda dosyanın HMK'nın 150. maddesi gereğince ikinci kez işlemden kaldırıldığı ve süresi içinde davanın yenilenmediği anlaşıldığından karşı davacı vekilinin davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; binada telafisi mümkün olmayan aykırılıklar olduğunu, davalı müteahhitin yerel mahkemenin verdiği her türlü süreye ve davacı müvekkillerin iyi niyetli muvafakatlerine rağmen binaya iskan alamayarak binanın imar ve fen kurallarına uygun hale getiremediğini, sözleşmeye aykırı olarak yapılan alanların da projeye uygun hale getirmediğini, kararın taraflar arasında anlaşmazlıkları çözmediğini, binada halen iskân olmadığını ve paylaşımın taraflar arasında çözüme kavuşmadığını beyan etmektedir.2. Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki taleplerin neye hasredildiğinin belli olmadığını, mahkeme davacılar yönünden dilekçelerindeki taleplerin hasredilmesi konusunda herhangi bir karar vermediğini, yargılama sonunda hangi bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belli olmamakla birlikte hatalı ve eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkil davalının işi gereği gibi ve tam olarak ifa ettiğinin, imâra aykırılığının olmadığın ve tasdikli projeye uygun olduğunun bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, mahkemece verilen kısmi kabul kararının hukuka uygun olmadığını, müvekkil lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeAsıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı tespit ve alacak, karşı dava ise ipoteğin fekki ve kat irtifak tesisine izin istemlerine ilişkindir.1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve özellikle ileri sürülen temyiz sebepleri ile nama ifaya ilişkin açık bir istemin bulunmadığının anlaşılmasına göre; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.