Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, hissedarın şirketteki usulsüzlükler, mali sorumluluklar ve kişisel sorunlar nedeniyle haklı sebeplerle ortaklıktan çıkma talebinin incelenmesi.
Özet: Bir ortak, gayri resmi olarak başka bir şahıs tarafından yönetilen ve kendisinin %50 hissedar ve yönetici olduğu ticari şirketten, şirketin finansal kötü yönetimi, kendisinin dönemine ait olmayan vergi ve SGK borçlarından sorumlu tutulması, banka erişiminin engellenmesi ve aralarındaki ciddi anlaşmazlıklar sonucunda ayrılma talebiyle dava açmıştır; bu dava, ortağın haklı nedenlerle ayrılma koşullarının oluşup oluşmadığını ve varsa pay bedelinin belirlenmesini araştırmaktadır ve toplanan deliller şirketin önemli borçları ile gayri resmi yönetimin ortağın yetkisini kısıtladığını göstermektedir.

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...... ' ın abisi ..... ve amcası ..... adına resmiyette İstanbul merkezinde bulunan .... Dış ticaret A.Ş ye Ekim 2018 tarihinde yönetici pozisyonunda ve yüzde 50 hissedar olarak şirkete ortak olduğunu, bu ortaklığın 3 aylık olacak şekilde deneme sürecinden sonra olumlu geçer ise iş devam etme üzerine kararlaştırmış olduklarını, ..... AŞ nin diğer ortağı ve başkanı .... ve eski kurucu ..... kızı eşinin ve babasının mali ve ceza dosyaları olduğu için kendi adlarına açmış bu şekilde işlemleri ..... yönetmekte olduğunu, şirketin işinin iplik işleri olduğunu, pamuk ve iplik ithal edildiğini, ..... ve diğer eski kurucusu .... bu işleri bilecek durumda değiller biri öğrenci olup diğer ortak çalışmayan bir kadın olduğunu, .... ve ailesi işleri yöneten ..... hesap vermemesi ve koydukları sermayeyi vermemesi üzerine husumet yaşamış koydukları sermayeyi almamaları için ..... ın müdürlük yetkisi alarak bankaya erişimini kapattığını, ....... ve diğer ortak ....... yaşanan tartışmalar sonucunda ....... ın abisi ...... senet ve amcası ..... da 4-5 adet çek vererek beklemesini istediğini, bir kısım parasını çekler ile alan .... ve ailesi senedi icraya koymuş olduğunu ve tahsil etmek istediğini, bunun üzerine şirket Silopi Asliye Hukuk Mahkemesinde menfi tespit davasını açtığını, ...... ve .....' ı Bakırköy Cumhuriyet başsavcılığına karşılıksız senedi kullanma suçu kapsamında şikayet ettiğini, şikayet dosyasının Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini, davalı şirketin davacı müvekkili döneminden önce ve sonrasında sahte fatura kullandığı iddiası ile Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesinde ..... Müvekkili ..... hakkında şirketin borçlarından dolayı kamu davası açıldığını, söz konusu dava devam etmekte ve dinlenen tanıklar iş bu iddialarımızı ispatlar beyanlarda verdiğini, davalı şirketin sahte fatura kullanmasından dolayı aynı zamanda vergi borcu çıktığını, müvekkilinin kendi dönemine ait olmayan borçlardan da sorumlu tutulmuş olduğunu, tüm tebligatların şirkete yapıldığından ve müvekkiline haber verilmediğinden dolayı hesaplarına ve tüm mal varlığına bloke konulduğunu, müvekkili davacının tüm bunlardan dolayı şirketin sahipleri ile yaşamış olduğu ekonomik, hukuki ve bireysel sorunlardan dolayı şirketten ayrılmak istediğini, davacı müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkmasına buna bağlı pay bedelinin verilmesine, Silopi Asliye Hukuk Mahkemesine, Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesine ,Silopi ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılıklarına müzekkere yazılarak dosyaların celbini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, davalı şirketten haklı nedenle ortaklıktan çıkması, ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının ortağı olduğu, davalı şirketten haklı sebeple şirket ortaklığından çıkma şartlarının oluşup oluşmadığı, yine ortaklıktan çıkma şartlarının oluşması halinde pay bedelinin ne kadar olduğu, pay bedelinin davalıdan tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalı şirketin vergi borcu olup olmadığının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; cevabi yazı dosyaya kazandırılmış, incelenmesinde davalı şirketin █████/2023 tarihi itibariyle vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken toplam 99.387,72-TL borcu
bulunduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Bakırköy Sosyal Güvenlik Merkezine müzekkere yazılarak; davalı şirketin SGK prim borcu olup olmadığının araştırılarak Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş; cevabi yazı ve ekleri dosyaya kazandırılmış, incelenmesinde davalı şirketin borç dökümü ve 7326 sayılı yasa kapsamında yapılandırdığı borç planı dosyaya celp edilmiştir.
Davacı tanığı ......'ın █████/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben 2018 yılında davalı şirketin mali müşavirliğini yaptım. 2019 yılında ayrıldım. Hatırladığım kadarıyla davacının şirkete ortak olması ile alakalı evrak takibi işlemlerini ben yaptım. O dönemde dava dışı ....... 'in eşi ....... şirket ortaklarındandı. ....... resmiyette ortak görünmüyordu fakat şirket işleri ile alakalı olarak idare kendisinde idi. Dava dışı ....... şirketi gayrı resmi idare ettiği için davacının yönetim yetkisine engel olup kendisinin müdürlük yetkisini ortak olan eşi ....... hanım aracılığı ile son verdi. Son vermesinin sebebi hatırladığım kadarıyla davacının bankalara erişiminin engellenmesi içindi. Dava dışı ....... ile (şirket ortağı .......'in eşi) davacı arasında bildiğim kadarıyla ekonomik sebeplerden ötürü bir husumet vardı. Tam detaylarını bilmiyorum ama husumet olduğundan eminim. Hatta başka bir mahkemede de buna ilişkin tanık olarak dinlendim. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. " şeklinde beyan verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tanığı .....'in █████/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; " Ben davalı şirketin mali müşavirliğini 2019 yılı sonundan itibaren yapmaya başladım. Bana sormuş olduğunuz davacıyı şahsen tanımam. Davalı şirketin diğer ortaklarından .......'i bilirim. Kendisi bana mali müşavirlik hizmeti vermek noktasında talepte bulunmuştu. Ortaklar arasında herhangi bir husumetin olup olmadığına dair herhangi bir bilgim yoktur. Bildiğim kadarıyla şirket faal bir şirket değildir. Sadece her yıl boş beyanname düzenlemekteyim. Onun dışında herhangi bir ticari faaliyeti olmadığını, bu şirketin mali müşavirliğini yapıyor olmam sebebiyle biliyorum. Başka bir bilgim ve görgüm yoktur. Davalı şirket tarafından sözleşmeye dayalı olarak mali müşavirlik hizmeti vermem nedeniyle bana ödeme yapılmaktadır. " şeklinde beyan verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tanığı ..... █████/2024 tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben davalı şirkette 2018 yılında çalışmaya başladım. 2019 yılı 2. Çeyreğine varmadan şirketten ayrıldım. Şirketin muhasebe bölümünde çalıştım. ...... şirkete ortak olduktan sonra yaklaşık 3 aylık gibi kısa bir süre ortaklık faaliyetinde bulunmuştu. ...... davalı şirket yetkilisi ..... ile bir araya gelip şirketteki hesaplarının çıkartılmasını istemişti. Yine ..... ile beraber şirkette ortak olarak görünmeyen ..... ve ..... da bu konuda talepte bulunmuşlardı. ..... Hanımın talimatı üzerine ben de şirket hesabını çıkartıp bu kişilere verdim. ..... kendisinin de bir hesap çıkartacağını söyledi. Bunun üzerine bir vakit sonra hesap çıkartıp ....... ile görüştü. .... bizim çıkardığımız hesaptan farklı bir şekilde daha fazla alacağının olduğundan bahisle ....... Hanımdan daha fazla para talep etti. ....... Hanımın bunu kabul etmemesi üzerine taraflar arasında anlaşmazlık ortaya çıktı. Bunun üzerine aradan biraz vakit geçtikten sonra bir gün iş yerine geldiğimde muhasebe evraklarını sakladığım kilitli dolabımın kilidinin kırılmış vaziyette olduğunu, dolap kapağının yamuk vaziyette olduğunu ve muhasebe evraklarının kurcalanmış olduğunu, fakat evraklarda bir eksiklik olmadığını gördüm. Dolabımın kim tarafından kırıldığına herhangi bir şahitliğim yoktur. Fakat ben bu durumu .......'e anlattığımda kanaatimiz ........'ın gizlice gelip muhasebe evraklarına baktığı şeklinde idi. Sonrasında ....... Hanımdan öğrendiğim kadarıyla kendisi ........ ile anlaşmak istedi. ........'ın ortaklık payına düşen miktar ne ise hesaplayıp bir kısmı elden nakit olarak, bir kısmı da çek şeklinde olmak üzere ........'a ortaklıktan kaynaklı hakları ödendi. Buna ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme yapılmadı. ........'ın resmiyette halen ortaklığı devam etmekteydi. Fakat kendisi bu ödeme yapıldıktan sonra hiç bir şekilde şirket faaliyetlerine katılmadı. Aramalara cevap vermedi. Hatta vergi dairesi nezdinde davalı şirket için yapılan vergi borcuna yönelik yapılandırma neticesinde de yapılan aramalara cevap vermedi. Davalı şirket pasif konumda olmasına rağmen ....... kendi hissesine düşen yapılandırma borcunu ödedi. ........ yapılandırma borcunu ödemediği için vergi borcu yapılandırmasına ilişkin hakkını kaybetti ve yapılandırma bozuldu. ........ bu sefer telefon ile arama yaparak bana 500.000-TL öderseniz ben de resmiyette şirketteki ortaklığımı size devrederim dedi. ....... bunu kabul etmedi, "istersen ben sana 100.000-TL ödeyeyim şirketi tamamen kendi üzerine al " dedi. Yine hatırladığım kadarıyla ........ şirket adına senet düzenleyip .....'a vermişti. Senet bedeli hatırladığım kadarıyla 1.000.000,00-TL civarındaydı. Senedin vade tarihi ........ ile .......'in anlaşıp ........ 'ın ortaklık payına ilişkin haklarını aldıktan sonraki döneme denk gelmektedir. ........ şirkete bu tarihten sonra hiç uğramadığı için şirketin de bu senede ilişkin borcu söz konusu değildi. Buna ilişkin zaten başka bir mahkemede de tanıklık yapmıştır. Senet borcu gerçeği yansıtmayan türden bir borçtu. Şirketin öz sermayesi ile ilgili bir bilgim yoktur. Ancak hatırladığım kadarıyla ........'ın talep ettiği 500.000-TL talep tarihi itibariyle şirket öz sermayesinden yüksek bir meblağdı. İlk anlaşmadan sonra ........ şirket hesaplarına ilişkin bankacılık işlemlerinden ötürü yetkinin ve şirketi temsile yönelik tek imza yetkisinin .......'e devredileceğine ilişkin sözlü taahhütte bulundu fakat bu taahhütlerini sonrasına yerine getirmedi." şeklinde beyan verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tanığı ....... █████/2024 tarihli duruşmadaki beyanında;"Ben İran'da yerleşik bir firma olan dava dışı ".... " firmasında çalışırım. İran'daki firmanın Türkiye 'deki ticaret yaptığı şirket ...... Dış Ticaret Şirketidir. İran'daki çalışmış olduğum firma Türkiye'deki davalı firma ile bağlantı sağlayabilmek iş akışını kolaylaştırmak için beni Türkiye'ye turist vizesi ile gönderdiler. Her ne kadar Türkiye'ye turist vizesi ile gelmiş isem de ....... Firması ile İran'daki firmanın temsilcisi olarak çalışmaya başladım. Hatırladığım kadarıyla ........ davalı şirketin 2 ortağından biriydi. Davalı firma süreç içerisinde kar yapmaya başlayınca ........ daha fazla para almak için diğer şirket ortağı .......'den hesapların çıkarılmasını istedi. Hesaplar çıkarıldıktan sonra ........ payına düşen kısmı kabul etmedi. Bunun üzerine taraflar arasında anlaşmazlık çıktı. Bu anlaşmazlık devam ederken bir ara dava dışı ...... da şirkete gelip "bu şirketin patronu benim, istediklerimizi kabul ederseniz sorun yok ama kabul etmezseniz çıkabilirsiniz " dedi. Yine sonraki süreçte ........ şirkete uğramadığı için bir ara davalı şirkete ait gemilerle ilgili limanda yaşanan sorunlar nedeniyle ........'a ulaşılamadığından davalı şirkete demuraj bedellerinin yansıtıldığını biliyorum. Bu sorunlar devam ederken ......., ........ ile konuşup anlaştı. ........'in teklif ettiği meblağı bilmiyorum fakat ........'ın teklif edilen meblağı kabul edip elden nakit olarak aldığını biliyorum. Bu anlaşmaya ilişkin bildiğim kadarıyla taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoktu. Sözlü bir anlaşma mevcuttu. ........ anlaşıp ortaklık payına düşen bedeli aldıktan sonraki süreçte öğrendiğim kadarıyla şirkete uğramamasına rağmen şirket kaşesini alıp kendi kardeşi ..... lehine senet düzenlemiş. Benim bu senedin içeriği ile alakalı gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkin bir görgüm olmamakla beraber senedin içeriğinin gerçeği yansıtmadığına ilişkin kanaatim vardır." şeklinde beyan verdiği anlaşılmıştır.
Silopi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ talimat sayılı, █████/2023 tarihli duruşmadaki beyanında tanık ..... beyanında; "Davacı benim kardeşim olur. Ben kendim gümrük müşaviri olarak çalışmaktayım. Davalı ....... şirketi ile amcam ..... vasıtasıyla İran'dan mal alıp iç piyasada satmak amacıyla ortak olduk. Davalı şirkete bizim adımıza ortak olarak kardeşim ........ ortak olmuştur. Kardeşim ........ ile davalı şirketin yetkilisi resmiyette ....... ancak fiili olarak şirketin iş ve işlemlerini devam ettiren ..... ile yazılı ortaklık sözleşmesi imzalayıp %50 oranında ortak olduk. Ortaklık sözleşmesi imzalandığı anda 135.000 dolar sermaye ödedik. Ortaklığın başlangıcından itibaren üç ay içerisinde yaklaşık olarak 50-60 tır İran'dan mal getirip iç piyasaya sattık. Bu süreç içerisinde şirketin vergisel hükümlüklerini, mali borçlarını ve bir kısım resmi iş ve işlemlerden kaynaklanan para borçların ödenmemesi nedeniyle ..... ile aramızda anlaşmazlıklar oldu. Ortaklıktan ayrılmak istediğimizi belirttik. Yine ........ ile davalı şirkete vermiş olduğumuz sermayenin tarafımıza ödenmesi hususunda yazılı bir protokol imzaladık ancak protokolde belirtilen bedel tarafımıza ödenmedi ve şirketin hesaplarına olan erişimimizde engellendi ve kardeşimin de şirketteki yetkisi tek taraflı sona erdirildi. Biz davalı şirketin vergi borçlarının ödenmesi için şirkete vermiş olduğumuz paralar ........ tarafından ödenmemiş ve bu yüzden kardeşime Ceza Mahkemelerinde davalar açılmıştır. Kardeşimin vergi borcuna ilişkin hesaplarına icra gelmiştir. Şirketin borçlarının bir kısmını kendimiz ödemek zorunda kaldık," şeklinde beyan verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin duruşma ara kararı ile Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile Davacının davalı şirketten haklı sebeple ortaklıktan çıkma talebinin yerinde olup olmadığı, haklı sebebin şartlarının oluşup oluşmadığı, ortaklıktan çıkma şartlarının oluşması halinde pay bedelinin ne kadar olduğu, pay bedelinin davalıdan tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı, davalı şirketin faal olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, mali müşavir ...... ve Ticaret ve Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi .....'in █████/2025 tarihli raporunda özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ‘nün yazısı ve ekindeki belgelere göre, davacı ....., davalı şirketin 08.10.2018-10.01.2019 tarihleri arasında eski yetkilisi olduğu,
3.1.2. Yenibosna Vergi Dairesi Müdürlüğünce, davalı ....... Dış Tic. A.Ş. kanuni
temsilcisi sıfatıyla davacıya, ortak olduğu dönemi kapsayan toplam 1.250.472,53.TL
tutarında vergi borçlarını içeren ödeme emri düzenlendiği, Yenibosna Vergi Dairesi
Müdürlüğü ‘nün yazısı ve ekindeki belgelere göre, davalı şirketin vergi dairesine toplam
99.387,72.TL tutarında borcu bulunduğu, şirket ortağı/kanuni temsilcisi davacı ..... 'ın, yaptığı başvuruya istinaden davalı borçlarından sorumlu olduğu kısım borç
için 7440 sayılı kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunduğu ve peşin olarak
toplam 268.993,09.TL tutarında ödeme yaptığı anlaşıldığı, davalı şirket yasal defterlerinde, 08.10.2018 tarihinde, şirketin tek pay sahibi ..... adına kayıtlı 50.000,00.TL tutarındaki sermaye payının, 25.000,00.TL
tutarındaki kısmının ....... ‘e, 25.000,00.TL tutarındaki kısmının, davacı
........ ‘a devredildiği tespit edilmiştir. Netice olarak davacı ........ ‘ın,
davalı şirkette 25.000,00.TL tutarında sermaye payı bulunduğu, hukuki yönden yapılan değerlendirmeler sonucunda; Davalı şirketin usun süredir organsız kaldığı, kar payı dağıtmadığı ve gayri faal
hale geldiği,
bütün bu nedenlerle davalı şirketin, haklı nedenle fesih şartlarının oluştuğunun
kabul edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın haklı sebeplerle davalı anonim şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ile çıkma payının tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nın "Haklı Sebeplerle Fesih" başlıklı 531.maddesinde; haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahiplerinin, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceği, mahkemenin, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceği düzenlenmiştir.
Anonim şirketlerde feshi düzenleyen az yukarıda anılan hükme göre; haklı sebeplerin varlığı halinde sermayenin en az 1/10 sahip pay sahibi şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden şirketin feshini talep edebileceği, mahkeme feshi yerine feshi talep eden ortağın ortaklık payını karar tarihine en yakın tarih itibariyle belirlemek suretiyle pay sahibinin şirketten çıkarılmasına yada uygun düşen bir çözüme karar verebileceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla 6102 sayılı TTK. kapsamında anonim şirket ortaklığından çıkma müessesesi düzenlenmiş değildir.
Somut olayda; davacı yanca dava dilekçesinde davalı şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik herhangi bir talepte bulunulmadan yalnızca şirket ortaklığından çıkma istemli olarak işbu dava açılmıştır. Ortaklıktan çıkmaya ilişkin TTK 638/2 maddesi limited şirket ortağına tanınan bir haktır. Oysa anonim şirkette ortağın pay devri serbestisi kuralı çerçevesinde ortaktlıktan çıkma isteme hakkı yoktur. Diğer bir anlatımla ortağa hisse devri ile ortaklıktan çıkma hakkı kural olarak tanındığından ortağın çıkma istemli dava hakkı bulunmamaktadır.
Sonuç olarak; 6102 sayılı TTK'da somut uyuşmazlıkta olduğu şekilde kural olarak anonim şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesine ilişkin bir düzenlenme bulunmadığı gibi limited şirketlere ilişkin olarak bahsi geçen hükümlerin anonim şirketler bakımından uygulanma imkanı da bulunmadığından ve dava dilekçesi kapsamında da davacı tarafça davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin herhangi bir talep yer almadığından (Emsal mahiyette Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 27.11.2008 Tarih ve ██████████ Esas ██████████ Karar sayılı içtihatı) açılan davanın reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 435,50-TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafça yapılan 251,25-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
5-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE,
7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı ( E - DURUŞMA İLE) davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!