Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan denetimli serbestlik tedbirini tamamlayan sanık hakkında, karar tarihinde kesinleşmiş ihbar bulunmadığından düşme kararı verilmesi gerekirken, itirazın reddine ilişkin yerel mahkeme kararının kanun yararına bozulmasına hükmetmiştir.
Özet: Uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini başarıyla tamamlayan sanık hakkında düşme kararı verilmesi talebinin, başka bir suçtan devam eden soruşturma gerekçesiyle reddedilmesi ve bu karara yapılan itirazın da kabul edilmemesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kanun yararına bozma talebini değerlendirerek, denetimli serbestlik yükümlülüklerinin yerine getirilmesi sonrası düşme kararı verilebilmesi için, yeni bir suçtan kesinleşmiş ve mahkemeye intikal etmiş bir ihbarın bulunması gerektiğini, yalnızca devam eden bir soruşturmanın düşme kararını engellemeyeceğini belirterek, itirazın reddi kararının kanuna aykırı olduğuna hükmetmiş ve kanun yararına bozma istemini kabul etmiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ D.İşSUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSUKARAR
: İtirazın reddiKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2013 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kayseri 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.12.2013 tarihli kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 13.12.2013 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uyması ve sanık müdafiinin talebi ile yapılan yargılamada talebin reddine karar verildiği, red kararına karşı yapılan itirazda Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve ████████ D. İş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği, anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, Kayseri (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli kararı ile Uyaptan yapılan kontrolde sanığın █████/2014 tarihinde işlediği aynı suçtan devam eden soruşturmasının bulunduğu, bu suçtan mahkumiyet hükmü verilmesi halinde █████/2013 tarihli kararın akibetini etkileyeceğinden bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de, düşme kararının verilip verilemeyeceğinin denetimi için Mahkemesince karar verildiği tarihte kesinleşerek gelen ihbarın olup olmadığına bakılması gerektiği, █████/2022 tarihli kararın verilme aşamasında herhangi bir ihbarın olmadığının anlaşılması karşısında düşme kararı verilmesi gerektiği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 24.03.2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 26.07.2013 tarihli ve ██████████ Soruşturma, █████████ Esas, █████████ sayılı iddianamesi ile Kayseri Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,B. Kayseri 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 06.12.2013 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 13.12.2013 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,C. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uyması ile denetim dosyasının infazen kapatıldığı, sanık müdafiinin 23.02.2022 tarihli dilekçesi ile sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyması ve süresini de doldurması sebebi ile düşme kararı verilmesi talebinde bulunduğu, Kayseri 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ek kararı ile "sanığın 02.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... numaralı soruşturmasının devam ettiği, bu dosyadan yargılama yapılarak mahkumiyet verilmesi halinde hüküm açıklanacağı" belirtilerek talebin reddine karar verildiği,D. Talebin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın incelenmesinde Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarih ve ████████ D.İş sayılı kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,Anlaşılmıştır.E. Kayseri 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ek kararı ile sanığın 02.09.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan devam eden soruşturmasının bulunduğu, bu suçtan mahkumiyet hükmü verilmesi halinde 06.12.2013 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ihlali niteliğinde olacağından talebin reddine karar verilmiş ise de, düşme kararının verilmesi için karar tarihinde kesinleşerek gelen ihbarın bulunması gerektiği, 03.03.2022 tarihli ek kararın verilme aşamasında herhangi bir ihbarın olmadığının anlaşılması karşısında düşme kararı verilmesi gerektiğinden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarih ve ████████ D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.