Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi sonrası eylemlerin zincirleme suç olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırılığına ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesi kararı.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma talebiyle incelenen bir mahkumiyet kararında, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen cezada, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce gerçekleşen farklı tarihlerdeki uyuşturucu kullanma eylemlerinin Yargıtay içtihadına aykırı olarak zincirleme suç kapsamında değerlendirilerek gereğinden fazla ceza tayin edildiği tespit edilmiş; zira erteleme kararından önceki bu tür eylemlerin tek suç olarak kabul edilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E. █████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSUKARAR
: MahkumiyetKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıİstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1., 43/1. ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 15.03.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 11.11.2019 tarihli eylemi sebebiyle yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03.01.2020 tarihli ve ███████████ soruşturma, ████████ sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, şüphelinin 16.12.2019, 23.01.2020 tarihlerinde yeniden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanunu'nun 191/1, 43/1. ve 62/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;Yargıtay 20. Ceza Dairesinin █████████ Esas, █████████ sayılı karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlal; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, inceleme konusu sanığın 11.11.20 19... .12.2019 tarihli eylemlerinin 03.01.2020 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önce olduğu cihetle tek suç olduğu ve zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilemeyeceği, sanığın 23.01.2020 tarihli eyleminin ihlal mahiyetinde olduğu sanığın iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen incelemeye konu dosyadaki 05.01.2021 tarihli eyleminin tek başına zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği cihetle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılarak fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEA. Şüpheli hakkında, 11.11.2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2020 tarihli ve ███████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın 16.12.2019, 23.01.20 20... .01.2021 tarihli eylemlerine ilişkin yapılan soruşturma dosyalarının erteleme kararı verilen ███████████ Soruşturma sayılı dosya ile birleşmesine karar verildiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2021 tarih ve ███████████ Soruşturma, ██████████ Esas, ██████████ sayılı iddianamesi ile 16.12.20 19... .01.2020 tarihli eylemleri zincirleme suç, 05.01.2021 tarihli eylemi kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali olarak nitelendirilerek İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,B. Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca "3 yıl 7 ay 22 gün" hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 15.03.2022 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır.C. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşme tarihine kadar aynı fail tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç ve 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava dosyası içeriğinde sanığın 11.11.2019 tarihli eylemine ilişkin 03.01.2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme kararının tebliği ile 19.03.2020 tarihinde kesinleştiği, sanığın 16.12.20 19... .01.2020 tarihli eylemlerinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştiği, 05.01.2021 tarihli eyleminin ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk eylem olup ihlal niteliğinde olduğu, bu haliyle inceleme konusu 11.11.2019, 16.12.20 19... .01.2020 tarihli eylemlerin tek suç kabul edilebileceği ve 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesince belirtilen orantılılık ilkesi gereği teşdiden hüküm kurulabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2021 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun'un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.