Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, ilk derece ve istinaf kararlarının bilirkişi raporu çelişkileri ile el atma alanı ve bedelindeki farklılıklar üzerinden temyiz incelemesi.
Özet: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talepli davada, ilk derece mahkemesinin kararını tarafların istinaf başvuruları üzerine kaldırarak, yapılan keşif ve güncel bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazın 70.00 m²lik kısmına fiilen el atıldığını tespit etmiş ve davacıların ıslah dilekçesiyle belirlediği 2.610.550 TL bedel üzerinden davanın kabulüne hükmetmiştir; bu karar davalı idarece temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacılar vekilin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., Mahallesi 13 17... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; 1986 yılında maliklerin teklifine istinaden mer'i plan hükümlerine göre yola terklerinin rızaen yapıldığını, bundan sonra da herhangi bir yol genişletmesi yapılmadığını, dolayısı ile rızaen terkleri yapılan kısımların kamulaştırılmasından söz edilemeyeceği gibi kamulaştırmasız el atma fiilinin de mevcut olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece 23.03.2022 tarihli bedel artırım dilekçesi dikkate alınarak karar verildiğini, fakat davalarını 29.06.2022 tarihli dilekçeri ile ek bilirkişi raporu doğrultusunda 2.610.550 TL olarak ıslah ettiklerini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; parselin meri plan hükümlerine göre yola terk edeceği başkaca bir kısmı bulunmadığını, dolayısı ile bilirkişi raporlarında belirtildiği şekilde ne hukuki ne de fiili bir el atma olmadığını, imar planı ile belirlenen ve maliklerce terki yapılan yol ölçütlerinden daha fazla bir kısma el atıldığı yönünde yapılan ölçüm ve değerlendirmelerin teknik olarak da hatalı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın 65,05+4,95=70,00 m²lik kısmına el atıldığının belirtildiğini, bu rapordaki çelişkiler giderilmemiş olmasına rağmen karar eki olarak kabul edildiğini, ancak hüküm fıkrasında el atmanın A harfli 65,05 m²lik kısımda olduğu derc edilmiş ve fakat 70,00 m²lik el atma için belirlenen bedelden fazlası olan 2.426.831,00TL'lik bedele hükmedildiğini, bunun sayısal artışına dair veya bilirkişi raporunda belirtilen 2.185.398,00TL'nin neden kabul görmediği hususunda herhangi bir gerekçe de bulunmadığını, Mahkeme kararında el atılan kısım 65,05m² olarak belirtilmiş iken 70 m² için hesaplanan bedelin kabulünün hatalı olduğunu, davacının ıslahı ile oluşan talebinin 2.610.550 TL olduğunu, harcın bu bedel üzerinden ikmal edilmesine rağmen reddedilen miktar yönünden hüküm kurulmadığını ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu fen bilirkişisinin 15.06.2022 tarihli ek raporuna göre rapor ile ekli krokide (A) 65.05 m² + (B) 4,95 m² olmak üzere toplam 70.00 m²lik kısımda taşınmaza fiilen el atıldığı belirtildiğinden bu kısım için tapu iptal ve terkin kararı verilmesi ve bu el atmaya göre düzenlenen hesap bilirkişi heyetinin 14.06.2022 tarihli ek raporu ile davacı vekilinin 29.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi uyarınca toplam 2.610.550 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken her iki heyetin kök raporlarına göre yazılı şekilde hüküm tesisi uygun olmayıp, bu konudaki taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmüş ayrıca kamu düzeni yönünden yapılan incelemeye göre de kararın hüküm kısmının 5 No.lu bendinde davacı tarafça yatırılan ıslah harcının yargılama giderleri içinde tahsiline hükmedildiği hâlde aynı bölümün 4 No.lu bendinde bu harcın alınması gereken harçtan mahsup edilmemesi suretiyle infazda tereddüte neden olacak çelişkili şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arşiv incelemesinde, 19.12.1986 tarihinde yola terkin işleminin yapıldığını, parselin meri plan hükümlerine göre yola terk edeceği başkaca bir kısmı bulunmadığını, dolayısı ile bilirkişi raporlarında belirtildiği şekilde ne hukuki ne de fiili bir el atma olmadığını, imar planı ile belirlenen ve maliklerce terki yapılan yol ölçütlerinden daha fazla bir kısma el atıldığı yönünde yapılan ölçüm ve değerlendirmelerin teknik olarak da hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.3. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, aynı bölgeden Dairemize intikal eden ve denetimden geçen dosyalar dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Zeminde fiilen yol ve kaldırım olarak el atılan toplam 70 m²lik kısım ile 1986 yılında yola terkin edilen 40 m²lik kısmın farklı kısımlar olduğu ve mükerrerlik olmadığı, fen bilirkişi rapou ile sabit olduğundan davalı idare vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden aşağıda yazılı kalan temyiz harcının alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.