Alacaklı Şirketin, Ticaret Sicilinden Silinen Borçlu Şirketin İhyasını Talep Ederek Alacağını Tahsil Etmeye Çalıştığı ve Sicil Müdürlüğünün Sorumsuzluk Savunması.
Özet: Alacağını tahsil etmek ve tasfiye sürecinde alacağının gözetilmediği iddiasıyla terkin edilen bir şirkete karşı açtığı itirazın iptali davasını sürdürebilmek için, mahkeme kararıyla şirketin ihyasını talep eden davacıya karşılık, Ticaret Sicil Müdürlüğü sadece tescil görevini yerine getirdiğini, sorumluluğun tasfiye memurlarına ait olduğunu ve yargılama giderlerinden muaf tutulması gerektiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Ticaret A.Ş. ile ihyası talep edilen tasfiye halindeki... A.Ş. arasında 01.12.2014 geçerlilik tarihli Açık Satış Sözleşmesi imzalandığını, tarafların bu sözleşme gereği karşılıklı borç ve yükümlülükler altına girdiğini, ancak anılan şirketin 23.12.2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayımlanan ilan gereği ...-0 sicil numarasıyla ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, buna rağmen müvekkilinin bu şirkete karşı alacağının bulunduğunu ve borcun henüz ödenmediğini, tasfiye edilmiş gözüken şirket aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, mahkemenin 30.06.2025 tarihli ara kararıyla davalı şirketin sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini ve bu nedenle müvekkiline, şirket hakkında ihya davası açması için kesin süre verildiğini, bu ara karar gereği ihya talebinin zorunlu hale geldiğini, şirketin terkin edilmesiyle alacağın takibinin imkânsızlaştığını, tasfiye sürecinde müvekkil alacağı gözetilmeden işlem yapıldığını, bu nedenle terkin işleminin hukuken sonuç doğuramayacağını belirttiğini, tüm bu sebeplerle şirketin TTK hükümleri gereğince yeniden ihyasına karar verilmesinin zorunlu olduğunu, aksi takdirde müvekkilin alacağını tahsil etme imkânının tamamen ortadan kalkacağını, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden canlandırılması gerektiğini, bu nedenle... A.Ş.’nin ticaret sicilindeki kaydının yeniden açılarak ihyasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müdürlüğün yalnızca TTK m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 kapsamında kendisine verilen tescil görevini yerine getirdiğini, tescil işlemlerinde yargı mercii gibi hareket etme yetkisi bulunmadığını ve yalnızca kanunun aradığı şartların mevcut olup olmadığını denetlediğini, şartlar oluştuğunda tescil işlemini gerçekleştirdiğini, aksi durumda ise talebi reddettiğini, bu nedenle davacının iddia ettiği şekilde bir kusur veya hukuka aykırılık isnadının mümkün olmadığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tamamen tasfiye memurlarında olduğunu ve memurların eksik veya hatalı işlem yapmış olmalarının Sicil Müdürlüğü’ne yüklenemeyeceğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla yükümlü olduklarını ve kanun gereği muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçları teminat altına almakla sorumlu olduklarını, bu işlemler yapılmadan terkin gerçekleşmişse dahi bunun sorumluluğunun memurlara ait olduğunu, bu nedenle ihya davasının açılmış olmasının Sicil Müdürlüğü için herhangi bir hukuki sorumluluk doğurmadığını belirttiklerini, mahkemece ek tasfiyeye karar verilmesi halinde TTK m.547/2 gereğince şirketin yeniden tescil edilmesi ve yeni tasfiye memurlarının atanmasının zorunlu olduğunu, önceki memurların görevlerinin terkinle sona erdiğini ve mahkemece atanacak yeni memurlardan en az birinin Türk vatandaşı olup Türkiye’de yerleşik olmak zorunda bulunduğunu, bunun kanunun açık şartı olduğunu vurguladıklarını, ayrıca Sicil Müdürlüğü’nün davanın açılmasına sebep olmadığını ve yalnızca “yasal hasım” sıfatıyla davada yer aldığını, bu nedenle kendisine yargılama giderleri veya vekâlet ücreti yüklenemeyeceğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin çok sayıda kararında Sicil Müdürlüklerinin sadece şekli tescil işlemlerinden sorumlu tutulabileceğinin ve ihya davalarında yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağının ifade edildiğini, İstanbul BAM’ın da aynı yönde kararları bulunduğunu, tüm bu gerekçelerle davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.DELİLLERDavacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Sözleşme, İcra Dosyası, Dava Dosyası, Müvekkil şirket kayıtları, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları, Vergi Kayıtları, Ticari Defter ve Belgeler, Tanık Beyanları, Bilirkişi İncelemesi, İsticvab, yemin, keşif ve Sair Hukuki Her Türlü delile dayanmışlardır..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden celp edilerek incelenmesinde; Davacının ..., Davalının ..., davanın İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) olduğu, mahkemenin 30.06.2025 tarihli ara kararıyla davacı vekiline şirket hakkında ihya davası açması için kesin süre verildiği ve dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre; Tasfiye Halinde ...'nin İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı " ..." adresinde faaliyet gösterdiği, şirket yetkilisi ...'nın şirketi temsile münferiden yetkili olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği █████/2024 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydı terkin edildiği anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; dava dışı Tasfiye Halinde... A.Ş. Nin ticaret sicil kaydının yeniden ihyasına ilişkindir.Şirketin ticaret sicilinden silinmesi işlemi kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşır. İncelenen dosyalar kapsamına göre; sicilden tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ... aleyhine açılmış derdest dava bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ihya davası açmakta hukuki menfaati olup, tüzel kişiliğin ihyasının talep edilmesi olanaklı bulunduğundan; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'nun ...-0 sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ...'nin sicil kaydının yeniden ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'nın atanmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden ihyasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-)Davanın KABULÜNE,TASFİYE HALİNDE... A.Ş (TSN
: ...-0)'nin sicil kaydının .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması ve bu uyuşmazlık kapsamında ortaya çıkacak hukuki ihtilafların görülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere yeniden İHYASINA,2-)... (TCKN
: ...)'in tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisine ücret takdirine yer olmadığına,3-)İlgili kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına,4-)Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,5-)... yasal hasım olup davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,6-)Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı ve 481,50-TL davetiye / teskere gideri olmak üzere toplam 1.799,80-TL'nin davalı tasfiye memuru ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,7-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,8-)Tarafların gider avansından artan bakiyenin karar kesinleştiğinde ve talep halinde tarafa/vekiline iadesine,Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırÜye ...¸e-imzalıdırKatip ...¸e-imzalıdır