Danıştay, tıbbi hata sonucu çocuk ölümünde kesin nedensellik bulunmadığı gerekçesiyle reddedilen maddi tazminat kararına itirazı inceliyor.
Özet: Bu hukuki süreç, yüksek ateş şikayetiyle hastaneye götürülen çocuklarının tıbbi müdahalelerdeki eksiklik nedeniyle vefat etmesi üzerine maddi ve manevi tazminat talep eden davacıların başlattığı davada, ilk derece mahkemesinin idarenin hizmet kusurunu kabul ederek tazminata hükmetmesine karşın, bölge idare mahkemesinin acil hekiminin tıbbi eksikliklerini ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışını onaylamasına rağmen, çocuğun hastalığının hızlı seyri nedeniyle bu kusur ile ölüm arasında kesin bir nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerini reddetmesi ve kararın taraflarca temyiz edilmesiyle ilgilidir.
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR)
: 1- ...
2- ...
VEKİLİ
: Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
DİĞER MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA)
:...
İSTEMLERİN_KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve müdahil ... tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacılar tarafından, müşterek çocukları ...'ın yüksek ateş şikayetiyle götürüldüğü ... Sağlık Ocağı (... nolu Aile Sağlığı Merkezi), Ödemiş Devlet Hastanesinde gerekli tetkik ve tıbbi müdahalelerin yapılmaması nedeniyle çocuklarının ölümüne neden olunduğundan bahisle uğranıldığı iddia olunan zarara karşılık ... için 5.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 169.611,83 TL) maddi ve 50.000,00 TL manevi, ... için 5.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 72.608,31 TL) maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun incelenmesinden davacıların müşterek çocuklarının ölümünde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, olay nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalı idare tarafından tazmini gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; aynı olay nedeniyle ilgili hekim hakkında yürütülen ceza soruşturması sırasında alınan █████/2017 tarihli ve bu rapora yönelik itirazlar üzerine ceza yargılaması sırasında alınan █████/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporları birlikte incelendiğinde; ilgili acil hekiminin salt tıbbi belgelerde sistemik muayene yaptığının kayıtlarının bulunmaması, bu kapsamda tanıya dönük eksik uygulamalar yapması, ateşin kaynağını araştırmaması ve çocuk ve göz uzmanlarından konsültasyon istememesi nedeniyle tıp kurallarına uygun davranmadığı değerlendirilerek kusurlandırıldığı, ancak çocuğun hastalığının klinik seyri ve hızı karşısında söz konusu hekim hatasının bulunmaması, tıp kurallarına uygun biçimde çocuğun ilk acil başvurusunda gerekli konsültasyonların alınıp, yatırılması ve tedavisine başlanması durumunda da yaşamasının kesin olmadığı, bu durumu ile hizmet kusuru ile maddi zararın nedeni ölüm arasında kesin, mutlak bu sonucu doğuracak elverişlilikte bir nedensellik bulunmadığı, ölüm ile kusur arasındaki nedenselliğin sadece bir "olasılık" olarak değerlendirildiğinin görüldüğü, bu durumda; olayda hekimin tıbbi olarak eksik davrandığı, konsültasyon istemeyerek "özen borcuna" aykırı hareket ettiği ve davalı idarece hizmetin kusurlu işletildiğinin kabulü gerekmekle birlikte; bu kapsam ve nitelikteki hizmet kusurunun, davacıların maddi zararının nedeni çocuklarının maddi desteğinden yoksun kalmaları sonucunu doğuran ölüme neden olacak elverişlilikte olup olmadığının olaya özgülenerek değerlendirilmesi bakımından; her iki Adli Tıp Kurumu raporunda da çocuğunun ölümüne neden olan "fulminal seyirli septisemi"nin hızı ve hastalığın seyri göz önünde bulundurulduğunda, acil hekiminin hatalı ve eksik uygulaması olmasaydı, hastanın █████/2017 saat 00:36'da başvurusunda gerekli konsültasyonlar alınıp, yatırılmış, takip ve tedavisine başlanmış olması durumunda, ölümden kurtulacağının kesin olmadığının belirtildiği görüldüğünden; çocuğun ölümü ile davalı idarenin ajanı hekimin özen yükümlülüğüne aykırı tıbbi uygulama hataları arasında kesin bir nedensellik bulunmadığı, bu nedenle hizmet kusuru ile nedenselliği bulunmayan davacıların ölümden kaynaklanan maddi zararları bakımından, davalı idarenin tazmin borcunu doğuran hukuksal sorumluluk koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile Mahkeme kararının maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI
: Davacılar tarafından, hekimin tıbbi belgelere göre sistematik muayene yaptığına dair kayıtların bulunmadığı, ateş etyolojisini araştırmadan çocuk hastalıkları ve göz hastalıkları konsültasyonları istemeden ateş düşürücü uygulamasının ardından taburcu etmesi nedeniyle kusurunun varlığının aşikar olduğu, maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği; davalı idare tarafından, zararın nedeni ile ölüm arasında illiyet bağının oluşmadığı, idarelerinin hizmet kusurunun bulunmadığı, dolayısıyla tazmin koşullarının somut olay bakımından oluşmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, harçtan muaf oldukları ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI
: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ
:...
DÜŞÜNCESİ
: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
1) Müdahil ...'un Temyiz İsteminin İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde, verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; müdahil tarafından ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulduğu, ancak temyiz isteminin incelenebilmesi için gerekli olan yargı harçları ve posta ücretinin eksik olduğu, söz konusu eksikliğin verilen süre içinde giderilmesi gerektiği, aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun █████/2021 tarihinde tebliğ edilen █████/2021 tarihli yazı ile müdahil vekiline bildirilmesine rağmen, verilen süre içinde eksikliğin tamamlanmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
2) Davacı ve Davalı İdarenin Temyiz İstemlerinin İncelenmesi:
A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminata ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların müşterek çocukları ...'ın █████/2017 tarihinde öğle saatlerinde yüksek ateş şikayetiyle ... nolu Aile Sağlığı Merkezine götürüldüğü, burada aile hekimince yapılan muayene sonucunda akut bronşit ve allerjik rinit teşhisi konulduğu, ilaç tedavisine başlandığı, şikayetlerinin geçmemesi üzerine █████/2017 tarihinde 00.36'da ateş ve gözde şişlik şikayetleriyle Ödemiş Devlet Hastanesi acil servisine başvurulduğu, ateşin 38,2 derece olduğu, muayenesinde orofarenks hiperemik, genel durum iyi, sağ göz hiperemik (konjektivit), ek patolojik bulgu görülmediği değerlendirmesi ile 1/3 novalgine yapıldığı, sonrasında çocuğa göz ve çocuk poliklinik kontrolü önerilerek saat 01.10'da taburcu edildiği, ertesi gün çocuğun saat 09.45'te tekrar aynı Hastanenin acil servisine getirildiği, sağ gözde şişlik, sağ kolda yaygın ekimotik alanlar görüldüğü, yapılan değerlendirmede çocukta akut ITP intrakranial kanama düşünüldüğü, beyin cerrahisinden konsültasyon istendiği, yapılan değerlendime sonucunda Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Kliniğine sevk edildiği, çocuk yoğun bakım ünitesi gereksinimi olması nedeniyle buradan da Ege Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edildiği ve çocuk yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, yapılan müdahale ve tıbbi girişimlere karşın █████/2017 tarihinde vefat ettiği, olayda hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olay ile ilgili olarak Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. İhtisas Kurulundan alınan ...tarih ve ... karar numaralı raporda; "çocuğun ölümünün fulminan seyirli septisemi (menigokoksemi) ve gelişen komplikasyonlar (DIC, intrakranial kanama) sonucu meydana gelmiş olduğu, adli dosyada kayıtlı bilgilerde çocuğun █████/2017 tarihinde gece 12:36'da Ödemiş Devlet Hastanesi'ne yüksek ateş ve gözünde şişlik şikayetiyle başvurduğu, Dr. ... tarafından muayenesinin yapıldığı, konjonktivit teşhis edildiği, çocuk ve göz doktoru polikinliğine başvurmalarını önerdiği, çocuğun sabah saat 09:45'de bilinç bulanıklığı, vücudunda yaygın ekimoz, gözünde şişlik şikayetiyle aynı hastaneye getirildiği, trombositopeni tespit edilip acilen sevk edildiği dikkate alındığında; Dr. ...'un tıbbi belgelere göre sistemik muayene yaptığının kayıtları bulunmadığı (vital bulguları, menengial irritasyon bulguları, döküntü olup olmadığı vb.) ateş etyolojisi araştırmadan çocuk hastalıkları ve göz hastalıkları konsültasyonları istemeden ateş düşürücü uygulamasının ardından taburcu ettiği cihetle kusurlu olduğu, çocuğun klinik durumu ve ölümüne neden olan hastalığın çok hızlı seyirli olması dikkate alındığında ise Dr. ...'un kusurlu eylemi olmaması (çocuk hastalıkları konsültasyonu istenilerek tanı konulup, yatış yapılarak uygun takip ve tedavisinin başarılması) durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı cihetle; hekimlerin kusurlu eylemi ile kişinin ölümü arasında kesin bir illiyet bağı kurulamayacağı" yönünde görüş bildirilmiştir.
Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığınca "taksirle ölüme neden olma" suçundan açılan kamu davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinde devam eden yargılamada alınan ... tarihli ve ... karar numaralı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 8. İhtisas Kurulu raporunda, "Dr. ...’un tıbbi belgelere göre sistemik muayene yaptığının kayıtları bulunmadığı (vital bulguları, menengial irritasyon bulguları, döküntü olup olmadığı vb.), ateş etyolojisi araştırmadan çocuk hastalıkları ve göz hastalıkları konsültasyonları istemeden ateş düşürücü uygulamasının ardından taburcu ettiği, dolayısıyla; Dr. ...’un uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, çocuğun klinik durumu ve ölümüne neden olan hastalığın çok hızlı seyirli olması dikkate alındığında; Dr. ...’un eksik eylemi olmaması (çocuk hastalıkları konsültasyonu istenilerek tanı konulup, yatış yapılarak uygun takip ve tedavisinin başlanılması) durumunda da kurtulmasının kesin olmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir.
Taksirle ölüme neden olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı davada, ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla müdahil doktorun beraatine karar verilmiş; bu karar, ...Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla kaldırılmış, müdahil doktorun görevi ihmal suçunu işlediğinin sübuta erdiği gerekçesiyle mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yukarıda bahsi geçen Adli Tıp Kurumunun ilk raporu hükme esas alınarak olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; Bölge İdare Mahkemesince anılan karara karşı davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile Mahkeme kararının maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT
:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.
Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.
Esasen, Anayasa'nın 56. maddesi de Devlete, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenlemek ve bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak onları denetleyerek yerine getirmek ile ilgili pozitif bir yükümlülük getirmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Uyuşmazlıkta; Bölge İdare Mahkemesince, çocuğun ölümü ile davalı idarenin ajanı hekimin özen yükümlülüğüne aykırı tıbbi uygulama hataları arasında kesin bir nedensellik bulunmadığı, bu nedenle hizmet kusuru ile nedenselliği bulunmayan davacıların ölümden kaynaklanan maddi zararları bakımından, davalı idarenin tazmin borcunu doğuran hukuksal sorumluluk koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmı kaldırılarak maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmişse de; dava konusu olay kapsamında düzenlenen ve yukarıda alıntısı yapılan Adli Tıp Kurumu raporlarında; Dr. ...’un tıbbi belgelere göre sistemik muayene yaptığının kayıtlarının bulunmadığı (vital bulguları, menengial irritasyon bulguları, döküntü olup olmadığı vb.), ateş etyolojisi araştırmadan çocuk hastalıkları ve göz hastalıkları konsültasyonları istemeden ateş düşürücü uygulamasının ardından taburcu ettiği, dolayısıyla; Dr. ...’un uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı belirtildiğinden ve adı geçen hekim hakkında açılan ceza davasında anılan raporlar hükme esas alınarak mahkumiyet kararı verildiğinden davacıların çocuklarının hayatını kaybetmesinde hizmet kusurunun bulunduğu açıktır.
Bu nedenle, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmakta olup davacıların maddi tazminat istemlerinin de değerlendirilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesince İdare Mahkemesi kararının davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmı kaldırılarak maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın kabulü yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kısmen kabulüne ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, Müdahil ...'un TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNULMAMIŞ SAYILMASINA,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!