Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan koruma tedbirleri tazminat davasında, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi ile hükmedilen miktarın azlığına ilişkin temyiz başvurularının incelenmesi.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi maddi tazminat talebini reddedip manevi tazminatın kısmen kabulüne karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise her iki tarafın istinaf başvurularını maddi tazminat yönünden usulden, manevi tazminat yönünden esastan reddetmiş olup, davalı vekilinin temyiz istemi hükmedilen tazminat miktarının kanuni kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle usulden reddedilirken, davacı vekilinin temyiz isteminin usul yönünden incelenmesi devam etmektedir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2021/ 222 E., 2021/ 233 K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: İstinaf başvurularının maddi tazminat yönünden usulden reddi,manevi tazminat yönünden esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıDavalı vekilinin temyiz istemi yönünden; davalı vekilinin temyiz isteminin katılma yolu ile yapılmadığı tespit edilmekle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin maddi tazminatın kesin olarak usulden reddine ilişkin verdiği karara karşı davacı vekilince yapılan itiraza dair 26.04.2021 tarihli itirazın reddi kararı ve sonraki işlemler yok hükmünde kabul edilerek yapılan incelemede, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle fazlaya dair haklarını saklı tutarak 1.000 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.200,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminat yönünden usulden reddine, manevi tazminat yönünden esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz istemi; tazminat miktarının az olduğuna, kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğuna, maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi gerektiğine ve saire ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Rize Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████████ Soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 13.02.2020- 14.04.2020 tarihleri arasında 61 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, KYOK kararının 25.06.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı- tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz görrdüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, kamu görevlisi olan davacının tutuklu kaldığı dönemde maaşını kesintili olarak almaya devam ettiği, vekalet ücretinin ve diğer taleplerinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilerek maddi tazminat isteminin reddine manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurularının maddi tazminat yönünden usulden reddi, manevi tazminat yönünden esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARA. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi YönündenDavalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630 TL olması, hükmedilen toplam tazminat miktarı olan 7.200 TL'nin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi YönündenYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;Davanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu halde kesinlik sınırının hükmedilen tazminat miktarının tamamına göre değerlendirilerek hükmün tamamı hakkında inceleme yapılması gerekirken, istinaf incelemesi sırasında maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesinlik sınırı bakımından değerlendirilmesi ile maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341/2. ve 5271 sayılı Kanunun 279/1- (b) bendi uyarınca usulden reddine karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.