Bursada kamulaştırılan arazinin sulu tarım niteliği, bedel tespiti yöntemi ve faiz uygulamasına ilişkin istinaf reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacı idarenin kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesi taşınmazın kamulaştırma bedelini belirleyerek idare adına tesciline karar vermiştir. Davacı idare, taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesi, su kaynaklarının yeterince araştırılmaması, kuru tarım yapıldığı iddiası ve faize hükmedilmesi gibi gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın sulu arazi niteliğinin, değer biçme yönteminin, kapitalizasyon faiz oranının ve bilirkişi raporunun uygun olduğunu, faiz uygulanmasında hata bulunmadığını tespit ederek davacı idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Davacı idare bu kararı temyiz etmiş, Yargıtay incelemesinde bölge adliye mahkemesi kararlarının bozulma şartları ve arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin uygunluğu değerlendirilmektedir.
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ... Mobilya ve ... İşleri... Sanayi Bölgesi davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 25... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ... Mobilya ve ... İşleri... Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu itibarıyla değerli olduğunu, kıymet takdir raporunda tespit edilen bedelinin düşük kaldığını beyan ederek kamulaştırma bedelinin Mahkeme tarafından tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Mobilya ve ... İşleri... Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın sulu tarım arazisi olarak değerlendirilmesinin tamamen subjektif değerlendirmelere dayandığını, su kuyularının niteliklerinin yerinde tespitinin yapılmadığını, Çiftçi Kayıt Sistemi kayıtlarının ve ... Genel Müdürlüğü su kuyusu tescil belgelerinin istenilmediğini, dava konusu taşınmazlarda sadece kuru tarım ürünleri yetiştirildiğini, dava konusu taşınmazda sulama yapılmadığı ve üzerinde hiçbir sulama tesisatının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede toplamda belirlenen beş kuyunun bulunduğunu, bu kuyuların üzerinde bulunduğu taşınmazı dahi sulamaya yeterli miktarda suyunun bulunmadığını, bu su kaynaklarının sulamada kullanılabilmesinin mümkün olmadığını, Mahkemenin faize hükmetmesinin hatalı olduğunu, faize hükmedilmesi ilişkin kanundaki fıkranın iptal edildiğini ve kanunda halen faiz işletilmesine yönelik bir düzenlemenin bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın keşif tutanağı ve bilirkişi raporu ile tespit edilen nitelikleri dikkate alındığında taşınmazın sulu arazi olarak kabulünün yerinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi oranının uygun olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen münavebe ürünleri ve verilerinin bölgenin münavebe yapısı ve resmî tarım verileri ile uyumlu olduğu, davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonraki günden itibaren yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!