İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde, yüklenicinin kaba inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikmiş hakediş ve temerrüt faizi alacağı itirazının iptali davası.
Özet: Davacı yüklenici şirket, davalı işverenler ile imzaladığı konut kaba inşaat sözleşmeleri kapsamında hak ediş ödemelerinin geç yapılmasından kaynaklanan 268.155,59 TL temerrüt faizi/vade farkı alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep ederken, davalılar ise sözleşmelerde vade farkı oranının belirlenmediğini, faize faiz istenemeyeceğini ve bir projenin devri sonrasında sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmaktadır.

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ... Asliye Ticaret Mahkemesine ait ... Esas sayılı dosya mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.ESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████ASIL DAVA
:İtirazın İptaliASIL DAVA TARİHİ
:█████/2012BİRLEŞEN DAVA
:İtirazın İptaliBİRLEŞEN DAVA TARİHİ
:█████/2012KARAR TARİHİ
:█████/2025ASIL DAVA
: Davacı vekili mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesi ile , müvekkili şirket ile davalılar arasında ... 2A, 2B projelerine ilişkin "... Konutları Kaba İnşaat İşleri" sözleşmelerinin imzalandığını, davalıların bu sözleşmeler ile "... ... Adi Ortaklığı " kurarak işveren sıfatını aldıklarını, müvekkilinin de bu sözleşme ile projenin kaba inşaat işlerini yapmayı üstlenerek, yüklenici sıfatıyla yükümlülüklerini yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, ayrıca taraflar arasında █████/2010 tarihinde "İşverenlik Devir ve Temlik Sözleşmesi" yapılarak projenin bitim tarihinin █████/2011 tarihine uzatıldığını ve ... 2B projesine ilişkin yükümlülüklerin sözleşme hükümleri çerçevesinde ... ... Adi Ortaklığı'ndan ... İnşaat San. Ve Tic. AŞ ye devredildiğini, müvekkilinin sözleşmeler gereği her türlü edimini yerine getirmesine rağmen işveren sıfatında olan davalı tarafın hak ediş ödemelerini yapmakta müvekkilini mağdur ettiğini, buna ilişkin ihtarnamelerin davalı tarafa tebliğ edilerek davalı tarafın temerrüde düşürüldüğünü, taraflar arasında imzalanan 2A , 2B konutlarına ilişkin sözleşmenin ödemelere ilişkin 11. 1. Maddesinde "Hak edişler, işin yapımına paralel olarak ayda bir defa ara hak ediş tanzim edilecektir ,ödemeler hak edişin işveren tarafından 10 gün içinde onayını müteakiben yüklenici tarafından kesilecek fatura karşılığı yüklenicinin ... Bankası ... Şubesindeki ... nolu hesabına yatırılacaktır, hak ediş ödemeleri aşağıda madde 11.4 de belirtilen Barter oranı düşüldükten sonra ve yüklenici tarafından kesilen fatura tarihinden sonra, 1/3 ü 30 gün içinde nakit, 1/3 ü ortalaması 60 gün vadeli müşteri senedi, kalan 1/3 ü için ortalaması 90 gün vadeli müşteri senedi verilerek hak ediş ödemesi tamamlanacaktır. " denildiğini, sözleşmenin 11.4 ncü maddesinde "Barter, yüklenici sözleşme bedelinin 1.228000,00 TL tutarındaki kısmı için Barter yapacak olup, bu barter bedeli hak edişten %25 oranında düşülecektir ..." denildiğini, bu maddelere göre hak ediş sonrası ödemelerin ne şekilde yapılacağının belirtilmiş olmasına karşın davalıların ödemeleri yapmakta sürekli olarak temerrüde düştüklerini, müvekkilince hazırlanan hak ediş ve ödeme tablosunda da görüleceği üzere (bu tablo icra dosyasındadır) , geç ödeme sebebiyle müvekkilinin 268.155,59TL temerrüd faizi / vade farkı alacağı doğduğunu, söz konusu alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını , borçlu tarafın itiraz edecek takibi durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmişlerdir.CEVAP
: Davalı şirket vekilleri ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile ... ... Adi Ortaklığı arasında █████/2009 tarihli sözleşme ile ... 2A, █████/2010 tarihli sözleşme ile ... 2B konutları kaba inşaat işleri sözleşmesi imzalandığını, daha sonra adi ortaklık ile ... İnş. .. AŞ arasında █████/2010 tarihinde devir ve temlik sözleşmesi imzalanmak suretiyle , adi ortaklık tarafından ,... 2 B konutlarına ilişkin █████/2010 tarihli sözleşmenin ...... AŞ ye devir ve temlik edildiğini, bu temlik işlemine davacı tarafça muvafakat edildiğini, iş bedelinin bir kısmının nakit , bir kısmının ise barter usulu ödenmesinin kararlaştırıldığını (davalılardan ... .. AŞ vekili cevap dilekçesinde barter usulü nedeniyle davacıya verilecek dairelerin açık bilgilerini sıraladığı görülmüştür.) davacı şirketin vade farkı talebinin hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, sözleşmelerde vade farkı oranının belirlenmediğini, faize faiz istendiğini, 2B Konutları ile ilgili sözleşmenin devir ve temlik tarihi olan █████/2010 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak ...... AŞ nin sorumlu olmayacağını, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmişlerdir.BİRLEŞEN DAVA
: Davacı vekilinin birleşen davada vermiş olduğu dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalılar arasında ... 2A, 2B projelerine ilişkin "... Konutları Kaba İnşaat İşleri" sözleşmelerinin imzalandığını, davalıların bu sözleşmeler ile "... ... Adi Ortaklığı " kurarak işveren sıfatını aldıklarını, müvekkilinin de bu sözleşme ile projenin kaba inşaat işlerini yapmayı üstlenerek, yüklenici sıfatıyla yükümlülüklerini yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, ayrıca taraflar arasında █████████ tarihinde "İşverenlik Devir ve Temlik Sözleşmesi" yapılarak projenin bitim tarihinin █████/2011 tarihine uzatıldığını ve ... 2B projesine ilişkin yükümlülüklerin sözleşme hükümleri çerçevesinde ... ... Adi Ortaklığı'ndan ... İnşaat San. Ve Tic. AŞ ye devredildiğini, hak ediş ödemelerinin nasıl yapılacağını sözleşmenin 11.1 ve 11.4 maddelerinde açıklandığını, 11.4 .maddesinde bir kısım alacaklarının barter yoluyla ödeneceğinin hükme bağlandığını, buna göre yüklenicinin sözleşme bedelinin 1.228.000,00TL tutarındaki kısmı için barter yapacak olup, bu barter bedelinin %25 oranında hak edişten düşüleceğini, yine barter şeklinde satılarak teslim edilecek her bir daire için taraflar arasında imzalanan konut satım sözleşmelerinin 5. Maddesinin a bendinde konut ... Tarihinde alıcıya teslim edilir, f bendinde konutun ... Tarihinde teslim edilmemesi halinde satıcı geçen beher tam gün için 500 USD gecikme cezası ödemekle yükümlüdür , hükümlerinin yer aldığını, konut satım sözleşmelerinin 5/f maddesi gereği, teslim edilmeyen daireler için her ay 500 USD olmak üzere ek 6 daki tabloda belirtilen gecikme cezalarının doğduğunu, toplam 101.700,00USD gecikme cezasının doğduğunu, davalılar hakkında icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın itiraz edecek takibi durduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmişlerdir.BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP
: Davalı şirket vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesinde; asıl davaya karşı verdikleri cevapların bir kısmını aynen tekrarlayarak davacı tarafından tesliminde gecikildiği iddia edilen konutların, konut satım sözleşmelerinde ön görülen teslim tarihleri ile davacı tarafça taraflar arasındaki yüklenici sözleşmelerinden doğan edim ve taahhütlerinin yerine getirilip getirilmediğini, dolayısıyla konut satım sözleşmelerinden doğan konutları devir ve teslim alma hakkını iktisap edip etmediğinin tespit edilmesi gerektiğini, 2B konutları ile ilgili olarak, teslim tarihinin █████/2010 dan █████/2011 alınması nedeniyle , barter yöntemiyle devredilen 13 konutun 9 aylık gecikmelerinden müvekkillerinin sorumlu tutulamayacaklarını, sözleşmenin 5/f bendinin 2.cümlesi ile 8 maddesi uyarınca gecikiline sürelerin inşaat süresine ilave edilmesinin zorunlu olduğunu, hava şartları nedeniyle mücbir nedenden dolayı teslimin geciktiğini, bu durumun sözleşmenin 8. Maddesine göre mücbir sebep sayılacağını, ayrıca 2008-2012 dönemindeki dünya çapında yaşanan krizin de geç teslime neden olduğunu, konut satım sözleşmelerinin 5 ve 8. Maddelerine göre mücbir sebep nedeniyle davacının davasının haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.DELİLLER VE GEREKÇE
: Hem asıl dava, hem de birleşen dava itirazın iptaline ilişkindir.DELİLLER
: İcra dosyaları, 2A ve 2B kaba İnşaat Sözleşmeleri, █████/2010 tarihli İşverenlik Devir ve temlik sözleşmesi, .... İcra dairesinin 2012/... E nolu dosyasına sunulan Konut Satım sözleşmeleri, diğer icra dosyası ekinde sunulan Vade farkı/temerrüt faizi hesabını gösteren tablo, taraflara ait ticari defter ve belgeler, keşif, bilirkişi incelemesi.Asıl davanın dayanağı olan .... İcra Dairesine ait ... E sayılı takip dosyası alınıp incelendiğinde; davacı tarafından adi ortaklığı oluşturan davalı şirketler hakkında 268.155,59TL asıl alacağın tahsili için takip başlatıldığı, dayanak olarak birikmiş vade farkı / faiz alacağı ibaresinin kullanıldığı,davalı şirketlerce ayrı ayrı itiraz edilerek takibin durdurulduğu görülmüştür.Birleşen davanın dayanağı olan .... İcra Dairesine ait 2012/... E sayılı takip dosyası alınıp incelendiğinde; davacı tarafından adi ortaklığı oluşturan davalı şirketler hakkında 101.700USD asıl alacak , geri kalanı işlemiş faiz olmak üzere , toplam 107.679,41 USD gecikme cezasından oluşan alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalı şirketlerce ayrı ayrı itiraz edilerek takibin durdurulduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde █████/2020 tarih ... karar numarası ile ;"Mahkememizce yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Mahkememiz kararı Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ████████ Karar nolu ilamıyla bozulmuştur.Yargıtay bozma ilamında "Asıl davada, dava dilekçesinde "davacı tarafından yapılan işlere ilişkin olarak düzenlenen hakedişlerde davalılar tarafından süresinde ödenmediği ve vade farkı/temerrüt faizi alacağı doğduğu" belirtilmiş, yine icra takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinde de borcun dayanağı (sebebi) "hakedişlerin geç ödenmesi nedeniyle birikmiş/doğmuş vade farkı/gecikme faizi alacağımızdır" şeklinde gösterilmiştir. Ancak davacı vekili 28.01.2015 tarihli açıklama dilekçesinde vade farkı ile ilgili talep ve dava haklarını saklı tutarak takip ve davadaki talebinin temerrüt faizine ilişkin olduğunu beyan ettiğinden incelemenin buna göre yapılması zorunludur. Yanlar arasında imzalanan 05.04.2009 ve 04.01.2010 tarihli sözleşmelerin 11.1 maddesinde; işin yapımına paralel olarak ayda bir defa ara hakediş tanzim edileceği, ödemelerin hakedişin işveren tarafından 10 gün içinde onayını müteakiben yüklenici tarafından kesilecek fatura karşılığı yüklenicinin banka hesabına yapılacağı, hakediş ödemelerinin madde 11.4'de belirtilen barter oranı düşüldükten ve yüklenici tarafından kesilen fatura tarihinden sonra 1/3'ünün 30 gün içinde nakit, 1/3'ünün ortalaması 60 gün vadeli müşteri senedi, kalan 1/3'ü için ortalaması 90 gün vadeli müşteri senedi verilerek tamamlanacağı kararlartırılmıştır. Sözleşmelerin 11.1 maddesinde yapılan düzenleme alacağın muacceliyeti ile ilgili olup hakedişin yapılacağı tarih belirtilmediğinden kesin vade niteliğinde değildir. Kesin vadeden sözedebilmek için tarihin açıkça belirlenmiş veya belirlenebilir olması gerekir. Sözleşmelerdeki düzenleme kesin vade niteliğinde olmadığından temerrüt olgusunun değerlendirilmesi, sözleşme tarihlerinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101. maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesinin aranması gerekir. Bu halde de, davacı yüklenici, ödenmeyen hakediş alacakları ile ilgili davalılara keşide ettiği 04.10.2010 ve 12.07.2011 tarihli ihtarnamelerdeki alacak miktarları ile sınırlı olarak ve ihtarnamelerin tebliğ tarihine davalılara tanınan ödeme süresi eklenerek saptanacak olan temerrüt tarihinden ödeme tarihlerine kadar ihtarnamelerde yazılı alacak miktarlarını geçmemek üzere ödenmeyen hakediş alacağı tutarı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizini talep edebilir. Davacı, asıl davanın dayanağı olan icra dosyasında takip talebine ekli olarak sunduğu ve takip talebinde belirttiği alacağın hesap şeklini gösteren tabloda faiz oranını aylık "1.1" olarak hesapladığından, saptanacak temerrüt tarihinden itibaren değişen oranlardaki avans, faizi belirlenip (12 ay X 1.1=13.2) yıllık faiz oranını aşmamak koşuluyla ödenmeyen alacaklara faizin uygulanması ve faiz alacağının hesaplanması gerekir. Yine asıl davada talep edilen temerrüt faizi alacağı olduğundan, hakedilen temerrüt faizi alacağına 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 104/III. maddesi (6098 sayılı TBK'nın 121/son maddesi) uyarınca temerrüt faizi (faize faiz) uygulanamayacağı da gözetilmelidir. Bu durumda ödenmeyen hakediş alacakları için davacı temerrüt faizi istemekte haklı olduğundan yukarıda açıklanan hukuksal ilkeler dikkate alınarak davacının hakettiği faiz alacağı tutarının hesaplanması bakımından mahkemece hükme esas alınan raporu veren bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmelidir. Sözleşmelerin 11.1 maddesindeki düzenlemelerin kesin vade olarak kabulü ile yukarıda açıklanan hukuksal esaslar da dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bunun yanında mahkemece %40 oranında icra inkâr tazminatının da davalılardan tahsiline karar verilmiştir. İİK'nın 67/II. maddesi uyarınca borçlunun icra inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için, alacağın likit başka bir deyişle belirlenebilir olması ve borçlunun itirazında haksız olması gerekir. Oysa ki asıl davada alacağın varlığı ile miktarı yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup likit değildir. Bu durumda davalılar itirazlarında haksız olmadığından koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır. Birleşen dava ile ilgili olarak; Davalılar tarafından davacıya iş bedeli karşılığı barter olarak ödenmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlerin süresinde teslim edilmemesi halinde daire başı aylık 500 Dolar olarak konut satım sözleşmelerinin 5/f maddesinde kararlaştırılan cezai şart sözleşme tarihleri itibariyle olaya uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 158/II. (6098 sayılı TBK'nın 179/II.) hükmünde ifade edilen "ifaya ekli cezai şart"niteliğindedir. Bu cezanın talep edilebilmesi için bağımsız bölümlerin teslim alınırken anılan cezayı isteme hakkının saklı tutulması veya sözleşmede ihtarazı kayda gerek olmaksızın cezai şart istenebileceğine dair bir hüküm bulunması gerekir. Somut olayda davacının birleşen dava dilekçesine "Ek-6" olarak sunduğu tabloya göre 13 adet bağmısız bölüm dava ve icra takip tarihinden önce davacıya teslim edilmiş olup, davacı tarafça dairelerin cezai şart isteme hakkı saklı tutularak alındığı beyan edilmediği gibi cezai şart isteme hakkının saklı tutulduğunu gösteren başkaca bir delil de ibraz edilmemiştir. Bu durumda davacının cezai şart isteme hakkı düşmüş olduğundan birleşen davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.Mahkememizce yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma ilamı doğrultusunda aynı bilirkişilerden ek rapor istenilmiş ve hazırlanan ek rapor dosyaya sunulmuştur. Ek rapor incelendiğinde, asıl dava yönünden davacı şirketin temerrüt faiz alacağının 66.765,04 TL olarak hesaplandığı, bu faiz alacağının 7.693,23 TL'lik kısmının ... 2B hakedişlerinden kaynaklandığı bildirilmiştir. 2B konutları açısından devir ve temlik tarihleri olan █████/2010'dan önce adi ortaklığın sorumlu olduğunu, bu tarihten sonra da sorumluluğun devralan ......A.Ş'ye geçtiği dikkate alınarak asıl dava yönünden; bilirkişiler tarafından tespit edilen temerrüt faizi miktarı olan 66.765,04 TL'nin (davalı ... A.Ş yönünden 59.071,79 TL limitle sorumlu olmak kaydıyla ) itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, icra inkar tazminat talebinin reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava açısından ise uyulan yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine" denilerek , asıl dava yönünden "Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalıların ... İcra Müdülüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile takibin 66.765,04TL (davalı ... Aş yönünden 59.071,79TL limitle sorumlu olmak kaydı ile) asıl alacak üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, " şeklinde , birleşen dava yönünden ise " Davacının davasının reddine" karar verilmiştir.Mahkememizce verilen ve yukarıda özetlenen ikinci kararına karşı davalı ... ... Aş vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur.Yargıtay 6 H.D.'nin █████/2024 tarih █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı ile ;" Dosya kapsamından, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.03.2021 tarih ve .... sayılı ilamıyla, davalı ... A.Ş’nin iflasına karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, İflas Dairesi yazılarından tasfiyenin adi tasfiye şeklinde yapıldığı ve iflas idare memurlarının seçildiğinin bildirildiği, ancak ikinci alacaklılar toplantısı için herhangi bir gün tayin edilmediği bilgisinin verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, Mahkemece iflas idaresine müzekkere yazılarak, ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığının sorulması, ikinci alacaklılar toplantısı henüz yapılmamış ise İİK'nın 194. maddesi gereğince ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar davanın durmasına, davaya konu alacak, ikinci alacaklılar toplantısında, iflas masasına kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu kalmayan davada hüküm tesisine yer olmadığına, alacak kısmen ya da tamamen reddedilmiş ve ayrıca kayıt kabul davası açılmamış ise, asıl ve birleşen davaya kayıt kabul davası olarak devam edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. Bozma nedenine göre davalı ... A.Ş vekilinin yukarıdaki paragraf dışındaki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına" şeklinde karar verildiği görülmüştür.Davalılardan Müflis Tasfiye Halinde ... Aş iflas idare memurlarına Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü tebliğ edilmiş, diğer taraflara da tebligatlar yapılmış, tarafların Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmaması konusunda beyanları alınmış ve mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.... icra müdürlüğüne yazı yazılarak, ... iflas sayılı dosyadan yürütülen iflas tasfiyesi ile ilgili ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte yapıldığı sorulmuştur. ... icra müdürlüğü █████/2025 tarihli yazı cevabında , █████/2023 tarihinde gerçekleştirilen ikinci alacaklılar toplantısındaki bazı maddeler yönünden şikayet yoluna başvurulması nedeniyle, iptaline karar verildiğini, iptal edilen maddeler ile ilgili olarak █████/2023 tarihinde fevkalade alacaklılar toplantısının yapıldığını, fevkalade alacaklılar toplantısında alınan kararlarında, bir takım alacaklılar tarafından şikayet yoluna taşındığını, daha sonra toplantıda alınan kararların kesinleştiğini belirterek fevkalade alacaklılar toplantısına ait tutanağın ve daha önceki ikinci alacaklılar toplantısına ait evrakların UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderildiği tespit edilmiştir.Davacı vekiline , asıl dava yönünden kayıt kabul talepli dilekçeyi iflas tasfiyesinin yapıldığı dosyaya sunması için süre verilmiş, davacı vekilince iflas müdürlüğüne verilen kayıt kabul talepli dilekçe akabinde , Bakırköy icra müdürlüğünce gönderilen █████/2025 tarihli yazı cevabında, davacı tarafça sunulan kayıt kabul dilekçesi ekinde vekaletname sunulmadığı, iflas başvurma harcı ve posta masrafı yatırılmadığından, ek sıra cetvelinde sıraya alınmadığı yönünde cevap verilmiş, bu cevaba karşılık davacı vekili en son duruşmada ki beyanında , icra müdürlüğünce gönderilen dilekçe de yazılanların doğru olmadığını, zaten vekil olarak icra dosyasında kayıtlı olduklarını ve vekaletnamelerinin de bulunduğunu, sonuç itibari ile kayıt kabul talepleri red edildiğinden ve iş bu davanın kayıt kabule dönüştüğünden , İİK 195.madde hükümleri dikkate alınarak, madde deki masraflarda mahkemece gözetilerek ve hesaplanarak , müflis şirket hakkında kayıt kabul talep ettiklerini bildirmiştir.Alacaklıların Hakları Üzerine İflasın Tesirleri - Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi başlıklı İİK'nun 195.maddesinde ; " Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." denilmiştir.Mahkememizce verilen ilk karar üzerine , Yargıtay 15 H.D.'nin █████████ esas ████████ karar sayılı bozma ilamı da dikkate alınarak, söz konusu bozma ilamında "..........yine asıl davada talep edilen temerrüd faizi alacağı olduğundan, hak edilen temerrüd faizi alacağına, 818 Sayılı Borçlar Kanunun 104/3.maddesi (6098 sayılı TBK'nun 121/son maddesi) uyarınca temerrüd faizi (faize faiz) uygulanmayacağı da gözetilmelidir......." denildiğinden ayrıca Yargıtay 23 H.D'nin █████████ esas █████████ karar yine aynı Yargıtay Dairesinin █████████ esas ████████ karar sayılı ilamları da dikkate alınarak, asıl dava açısından ; asıl alacağın 66.765,04TL olduğu dikkate alınarak, asıl dosya açısından ilgili icra dosyasındaki yargılama giderleri açısından ise , 21,15TL icra takibi başvuru harcı, 3,30TL icra takibi için vekalet suret harcı, 333,82TL icra takibi için binde beş oranındaki peşin harç, 7,00TL icra takibindeki tebligat gideri masrafı, 10.680,97TL icra takibi için hesaplanan nisbi vekalet ücreti olmak üzere toplam 77.811,28TL davacı alacağının , davalı müflis tasfiye halinde ... Aş yönünden iflas tasfiyesinin yürütüldüğü, ... İcra Dairesinin ... sayılı iflas tasfiye dosyasındaki , iflas masasına kayıt ve kabulüne, diğer borçlu ... Aş yönünden ise , tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ... icra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibinin , bu borçlusu yönünden 59.071,79TL limitle sorumlu olmak kaydı ile , takibin bu borçlu yönünden , 59.071,79TL asıl alacak üzerinden devamına, davacının fazla talebinin reddine, koşulları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin de reddine , birleşen dava yönünden ise davacının davasının reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;A-Asıl Dava Yönünden,1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile, davalı Müflis Tasfiye Halinde ... .... A.Ş yönünden (bu davalının iflas etmiş olması nedeniyle) 66.765,04 TL asıl alacak, 21,15 TL icra takibi başvuru harcı, 3,30 TL icra takibi için vekalet suret harcı, 333,82 TL icra takibi için peşin harç, 7,00 TL icra takibi tebligat gideri, 10.680,97 TL icra takibi için hesaplanan nispi vekalet ücreti olmak üzere toplam 77.811,28 TL'nin Müflis Tasfiye Halinde ... .... A.Ş'nin iflas tasfiyesinin yürüdüğü .... İcra Dairesinin ... Sayılı iflas tasfiye dosyasındaki iflas masasına kayıt ve kabulüne, icra takibindeki diğer borçlu ... A.Ş yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla .... İcra Müdürlüğünün ... esas nolu icra takibinin bu borçlusu yönünden 59.071,79 TL limitle sorumlu olmak kaydıyla takibin bu borçlu yönünden 59.071,79 TL asıl alacak üzerinden devamına,Davacının fazla talebinin reddine,Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, 45.000,00TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4-Davacı tarafından yatırılan 2.641,45TL nisbi peşin harcın (davalı Müflis Tasfiye Halinde ...... Aş İflas masası yönünden 615,40TL maktu karar ve ilam harcı limiti ile sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından bozmadan önce yapılan toplan 3.052,42TL yargılama gideri ile bozmadan sonra yapılan 52,10TL tebligat gideri toplamı olan 3.104,52TL yargılama giderinin, kabul ve red oranı dikkate alınarak 772,71TL'sinin (davalı ... Aş yönünden 700,00TL yargılama gideri limiti ile sorumlu olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iadesine,7-Bu dava sebebiyle 4.035,19TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, peşin alınan (dava da 2.641,45TL + icra da 1.340,70TL=) 3.982,15TL'nin mahsubu ile kalan 53,04TL karar ve ilam harcının davalı ... Aş'den alınarak hazineye irad kaydına,B-Birleşen Dava Yönünden,1-Davacının davasının reddine,2-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden, 45.000,00TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak , davalılara verilmesine,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iadesine,5-Bu dava sebebiyle 615,40TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, peşin alınan 1.898,50TL'den mahsubu ile fazla alınan 1.283,10TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa iadesine,Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtaya Temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.█████/2025Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır