İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari satımdan kaynaklanan bakiye fatura alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasını incelemektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıya ticari mal satışı sonrası kalan alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasının gerekçeli değerlendirme kısmını içermektedir; belgede, 11.10.2022 tarihli faturadan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili, davalının ödeme yapmaması sonucu temerrüde düşmesi, arabuluculuğun sonuçsuz kalması ve icra takibine haksız itiraz edildiği belirtilerek, itirazın iptali davasının hukuki şartlarının somut olayda sağlandığı ve deliller ışığında davanın esasının değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Dava
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 11.10.2022 tarihli faturadan da anlaşılacağı üzere 43.027,52-TL tutarında mal satışı gerçekleştirilmiş olup, borçlunun 27.140-TL'yi ödemesi sonrası bakiye fatura alacağı ödemesini yapmadığını, TTK 1530/4 maddesi uyarınca borçlunun 30 günün sonunda 15.11.2022 tarihine kadar borcu ödemeyen davalının mütemerrit olduğunu, 11.10.2022 tarihli faturadan sonra 17.10.2022 tarihinde faturaya istinaden davalının yaptığı 27.140-TL'lik kısmi ödemeden de anlaşılacağı üzere davalı tarafa kamera sistemleri satımı gerçekleştirildiğini ve söz konusu malların borçluya teslim edilmiş olup buna karşın herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının teslim sırasında veya yasal süresi içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, ... 8.İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, itirazın iptaline, 9620 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır.Toplanan Deliller
:... 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları,... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davacı asilin en son bulunan ticaret sicil kayıtları,... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2022 yılı 09-10 dönemine ait KDV beyannameleri ile BA/BS formları,... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacının 2022 yılına ait gelir vergi beyannamesi, KDV beyannameleri ve BA/BS formları,Bilirkişi... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır.Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
:Dava, davacı tarafından █████/2022 tarihli ve ... sayılı faturadan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine yürütülen ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için:1-İlamsız takip yapılmış olması,2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması,4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.Somut olayda, ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 18.10.2023 tarihinde, 15.887,52-TL asıl alacak ve 2.192,48-TL işlemiş faiz toplamı olan 18.080,00-TL alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "11.10.2022 tarih, ... no.lu Faturadan Kaynaklanan Ödenmeyen Bakiye Alacağımızın Tahsili İstemi" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 25.10.2023 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 30.10.2023 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 25.11.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 222/1 fıkrası uyarınca mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222/3 fıkrası uyarınca, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi ile, davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri üzerinde, BA/BS formları üzerinde ve tüm dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen █████/2022 tarihli ve ... sayılı faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturanın davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu malların teslim edildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan █████/2023 günü itibariyle davacının davalı şirketten faturaya dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, dava dilekçesinde de belirtilen kısmi ödeme sonrası bakiye alacak bulunup bulunmadığı gibi hususlarda bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, davacının yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defterlerinin açılış-kapanış onaylarının usulüne uygun olduğu, e-defter beratlarının süresinde GİB'e yüklendiği, bu nedenle TTK m.64-65, m.82 ve HMK m.222 anlamında sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalının 2022 yılına ilişkin e-defter beratlarının mevcut olduğu, ancak çekişmeli faturanın davalı defterlerinde kayıtlarına alınmadığı, buna rağmen davalının BA bildiriminde karşıt alış beyanında bulunduğu, bu durumda davalının defterleri ile vergi beyanı arasında uyumsuzluk bulunduğu, davacı defterlerinde 11.10.2022 tarihli 43.027,52-TL tutarlı faturanın alacak kaydı olarak göründüğü, 17.10.2022 tarihinde 27.140,00-TL “kısmi tahsilat/mahsup” yer aldığı, bakiye alacağın 15.887,52-TL olarak devam ettiği, davalı defterlerinde 12.04.2022 tarihli 11.800,00-TL işler ve 26.140,00-TL tutarlı bir banka/mahsup kaydı göründüğü, çekişmeli faturanın yer almadığı, davalının, bu ödemeyi “sözleşme ödemesi" açıklamasıyla bankadan yaptığı, tarafların BA/BS beyanlarında 2022/Ekim döneminde 63.580,00-TL tutarlı karşılıklı bildirimler bulunduğu, bu durumun ticari ilişkinin ve faturaların mevcudiyetini desteklediği, esas uyuşmazlığın, çekişmeli faturanın davalı defterlerine hiç kaydedilmemiş olmasından kaynaklandığı, ancak davalı tarafın BA beyannamesiyle faturayı zımnen kabul ettiği ve faturayı defterine almaması durumunun defter-beyan çelişkisi doğurduğu, bakiye hesabın mutabakatının bu nedenle bozulduğu, takip talebi 18.080,00-TL olup; defter, BA/BS ve banka kayıtları birlikte değerlendirildiğinde ispatlanan bakiye alacağın 15.887,52-TL olduğu, takip öncesi temerrüdü ispatlayan kesin nitelikte ihtar bulunmadığından faiz isteminin reddi gerektiği kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamında sunulan deliller ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sunulan delillere göre rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir.Taraf iddia ve savunmalarına, ticari defter ve belgelere ve tanzim edilen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın ticari defterlerinin lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafından dava ve icra takibi konusu edilen fatura ticari defterlerinde yer almasa da BA formlarında bildirildiği, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 23.03.2017 tarihli ...Esas ... Karar sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili vergi dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi halinde dahi davacı yararına oluşan bu karinenin ortadan kalkmayacağı, bu karinenin aksini ispat külfetinin ise davalıya ait olduğu, davalı tarafından aksini ispata yarar delil sunulmadığı, öyleyse bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacının davalı taraftan takip tarihi itibariyle 15.887,52-TL alacaklı olduğu, ancak davalının takip tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğüne dair delil sunulmadığından ve muacceliyet ile farklı kavramları ifade ettiğinden faiz isteminin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ...Esas,...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas,... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olduğundan ve faturaya dayanıp belirli olduğundan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: İzah olunan gerekçelerle,Davanın KISMEN KABULÜ ile,1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 15.887,52-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (15.887,52-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 3.177,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (15.887,52-TL) üzerinden alınması gereken 1.085,28-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 657,68-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 188,00-TL posta ve tebligat masrafı ve 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.188,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 7.195,08-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 992,92-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 15.887,52-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın red oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 2.192,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin,a)Davanın kabul oranına isabet eden 3.163,44-TL'sinin davalıdan,b)Davanın red oranına isabet eden 436,56-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına,10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine,Dair, e-duruşma ile katılan davacı vekilinin ve e-duruşma ile katılan davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır