Silahlı Terör Örgütü Üyeliği Suçunda Tanık Dinleme, Ceza Tayini ve Delil Değerlendirme Eksiklikleri Nedeniyle Verilen Mahkumiyet Hükmünün Bozulması
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını; sanığın savunma hakkını kısıtlayacak şekilde temel tanıkların aleni duruşmada veya yasal yollarla dinlenmeyip sadece ifadelerinin okunması, cezanın orantılılık ilkesine aykırı biçimde aşırı tayin edilmesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesinin uygulanmasında eksiklik bulunması ve sanığın çocuğunu örgüte müzahir okullara göndermesinin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olması gerekçeleriyle bozmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECEMAHKEMESİ
:Diyarbakır 8. Ağır Ceza MahkemesininSAYISI
: ████████E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
:TCK'nın 314/2; TMK'nın 5; TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;I. Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimatla beyanları alınan tanıklar ... B. ve ..... Ş.'nin doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrası ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,II. Kabul ve uygulamaya göre de;A. Anayasa'nın 138. maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,B. Tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca artırım yapılırken 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanun'un 5. maddesi olarak gösterilmesi,C. Sanığın çocuğunu örgütle iltisaklı okullara göndermesinin müsnet suç yönünden örgütsel faaliyet ve delil olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.