7. Ceza Dairesinin, 1567 sayılı Kanuna aykırı yurda getirilmeyen ihracat bedelleri nedeniyle verilen idari para cezasına karşı itirazın reddi kararına yönelik kanun yararına bozma istemi.
Özet: 1567 sayılı Kanuna aykırı şekilde ihracat bedelini süresinde yurda getirmeyen kabahatli hakkında uygulanan idari para cezası ve buna yönelik itirazların reddi kararlarının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Adalet Bakanlığı’nın talebi üzerine kanun yararına bozma isteminde bulunulmuş olup, bu istemde, ihracat bedellerinin yurda getirilmesine ilişkin mevzuatta tanınan ek süreler ve mücbir sebep hallerinin değerlendirilmeden doğrudan %5 oranında idari para cezası tayin edilmesinin, ilgili kanun ve tebliğ hükümlerine aykırılık teşkil ettiği savunulmaktadır.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI
: █████████ D.İşKabahatli hakkında, 1567 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 16.270,03 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Iğdır Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.06.2022 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Doğubayazıt Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.07.2022 tarihli ve █████████ D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2024 tarihli ve KYB - ██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Her ne kadar kabahatli ... hakkında █████/2018 tarihli ve 180422 00... 6 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapmış olduğu ihracata ait 324.780,50 Türk lirası tutarındaki bedeli 180 gün içinde yurda getirmediğinden bahisle 1567 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 16.270,025 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun reddine karar verilmiş ise de;İlgili mevzuat incelendiğinde;1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış olduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki,Anılan Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki,Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin █████/2018 tarihli ve ... nolu Tebliğin 3. maddesinde yer alan, "Türkiye'de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçımın ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez...." şeklindeki,Anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan, "(1) Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile il gili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. (2) Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. (3) İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir ..." ve Anılan Tebliğ'in "Mücbir sebep halleri" başlıklı 9. maddesinde yer alan,“(1) Mücbir sebep kabul edilebilecek haller;a) İthalatçı veya ihracatçı firmanın infisahı, iflası, konkordato ilan etmesi veya faaliyetlerini daimi olarak tatil etmesi, firma hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmesi, şahıs firmalarında firma sahibinin ölümü,b) Grev, lokavt ve avarya hali,c) İhracatçı veya ithalatçı memleket resmi makamlarının karar ve işlemleri ya da muhabir bankaların muameleleri dolayısıyla hesapların kapatılmasının imkânsız hale gelmesi,ç) Tabii afet, harp ve abluka hali,d) Malların kaybı, hasara uğraması veya imha edilmesi,e) İhtilaf nedeniyle dava açılması veya tahkime başvurulması,Mücbir sebep hallerinin tevsiki;(a) ve (e) halinin yetkili mercilerden, (b) ve (ç) halinin, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya mahalli odaca tasdik edilmiş olmak kaydıyla alıcı veya ithalatçı firmadan (harp ve abluka hali hariç), (c) halinin resmi makamlarımızdan, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya muhabir bankalardan, (d) halinin ise sigorta şirketlerinden, uluslararası gözetim şirketlerinden veya ilgili ülke resmi makamlarından alınmış belgelerle tevsik edilmesi şarttır.(2) Mücbir sebep halleri ile ilgili olarak yurtdışından temin edilecek belgelerin dış temsilciliklerimizce veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdik Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre onaylanmış olması gerekir.” şeklindeki düzenlemeler birlikte nazara alındığında, Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerinde ihracat gerçekleştiren şirketlere yükümlülükler verildiği, bu kapsamda ihracat işlemlerinde ihracatçıların ihracat bedellerini fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirmesi ve bunu takip eden kurum nezdinde ihracat hesabının kapatılmasının sağlamasının gerektiği,İhracat bedellerinin fiili ihraç tarihinden itibaren 180 gün içinde yurda getirilmemesi eyleminin 1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde, anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan yükümlülük ihlalinin ise anılan Kanun'un 3/1. maddesinde idari yaptırım altına alındığı,Somut olayda, kabahatli vekili tarafından dosyaya ibraz edilen .... A.Ş. tarafından düzenlenen █████/2018 tarihli, M-2018-03-20-15.05.15.705923 seri numaralı ve █████/2018 tarihli, M-2018-03-29-16.15.40.646320 seri numaralı dekontlarda, idari yaptırım kararına konu edilen 324.780,50 Türk lirası bedelli ve 180422 00... 6 sayılı Gümrük Beyannamesi ile yapılan ihracata dair bedelin toplam 295.778,00 Türk liralık kısmının █████/20 18... /███████ tarihlerinde yurda getirildiği, .... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından kabahatli şirkete █████/2020 tarihinde ihracata ait mal bedellerini yurda getirip getirilmediğinin belgelenmesi, bedeller yurda getirildi ise İhracat Bedeli Kabul Belgesi (İBKB)/ Döviz Alım Belgelerinin (DAB) asıllarının veya bir örneğinin hesabın kapatılmasını teminen gönderilmesi hususunda 90 gün süreli ihbarname gönderildiği, kabahatli şirket tarafından ise ihracat hesabının kapatılmadığının anlaşıldığı,Bu haliyle,1- Kabahatli şirket tarafından ihracat bedelinin fiili ihraç (█████/2018) tarihinden itibaren 180 günlük süre içinde █████/20 18... /███████ tarihlerinde yurda getirildiği, ancak İlgili Vergi Dairesi Müdürlüğünce hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilmesine rağmen belirtilen süre içinde hesabın kapatılmadığı gibi anılan Tebliğin 9. maddesinde belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmediğinin anlaşılması karşısında, ihracata ait mal bedellerinin yurda getirilmesi nedeniyle kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı uygulanamayacağı, ancak kabahatli ihracatçı tarafından vergi dairesince verilen 90 günlük ihtarname süresine rağmen ilgili evrakın süresinde ibraz edilmediği cihetle, kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi yerine 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı düzenlenmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,2-Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğ (ihracat bedelleri hakkında)(tebliğ no: 2018-█████)'nin 3. maddesinde "Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez. Söz konusu bedellerin en az %80’inin bir bankaya satılması zorunludur." şeklindeki,"Terkin" başlıklı 10. maddesinde "Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla;a) 100.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, mücbir sebeplerin varlığı dikkate alınmaksızın beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın,b) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebep halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır.(2) Her bir gümrük beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,Kabahatli firmanın 324.780,50 Türk lirası tutarlı gümrük beyannamesinin %5'i esas alınarak 16.239,025 Türk lirası idari para cezası ile 31,00 Türk lirası tebligat gideri olmak üzere toplam 16.270,25 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; kabahatli şirket tarafından toplam ihracat bedeli olan 324.780,50 Türk lirasının %10 oranındaki terkin sınırının dışında kalan 292.302,045 Türk lirası tutarındaki bedelin yurda getirilmesi gerektiği, anılan ihracat kabul belgesinde sabit olduğu üzere kabahatlinin ihracat bedelinin 295.778,00 Türk liralık kısmını süresi içinde yurda getirdiği nazara alındığında, her ne kadar yatırılan miktarda 265,23 Türk lirası eksiklik bulunsa da, bu miktarın 2018-█████ sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı kararın 10'uncu ve İhracat Genelgesinin 28. maddesi uyarınca terkin sınırı içinde kaldığının anlaşılması karşısında, kabahatlinin yapmış olduğu ihracatın bedelini, yasal süre içerisinde yurda getirdiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1567 sayılı Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler ... cezalandırılırlar. ..." şeklindeki düzenleme uyarınca kabahatten dolayı sorumluluğun ihracatı yapana ait olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 124/1. maddesindeki "Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir." şeklindeki ve 125. maddesinde yer alan "(1) Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir.(2) Ticaret şirketleri, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Bu husustaki kanuni istisnalar saklıdır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde tüzel kişiliği haiz limited şirketlerin hak ve fiil ehliyetlerinin bulunduğu, bu çerçevede somut dosya incelendiğinde muteriz ...'e uygulanan idari para cezasına konu ihracatın esasen ... Uluslararası Nak. Gıda Petr. İnş. Oto. Tar. Hay. Tem. Hizm. ve San. Ür. Tic. Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirdiği, buna karşılık Iğdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şirket ortağı ve temsilcisi olduğu anlaşılan muteriz ... hakkında idari yaptırım uygulandığı, ihracatı gerçekleştiren ticaret şirketinin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu ve kabahatten sorumluluğun da tüzel kişiliğe ait olduğu cihetle, şirketin gerçekleştirdiği ihracat nedeniyle oluşan kabahat nedeniyle şirketin ortağı ya da temsilcisi hakkında idari para cezası uygulanamayacağı hususunda da kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.III. KARARGerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, oy birliğiyle, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.