Üçüncü kişi tarafından hacizlerin düşmesi talepli şikayet davasında, 7343 sayılı Kanun sonrası İİK 106. madde gereği satış gideri yatırma süresi dolmadan hacizlerin düşmediği ve usuli kazanılmış hakkın istisnası.
Özet: İcra hukuk mahkemesinin, üçüncü şahsın taşınmaz üzerindeki hacizlerin düştüğü iddiasıyla kaldırılmasına yönelik şikayetini kabul eden kararının hatalı olduğu belirlenmiştir; zira 7343 sayılı Kanunun getirdiği geçici madde hükümleri uyarınca satış giderlerinin yatırılması için alacaklıya tanınan bir yıllık ek sürenin, şikayet tarihi itibarıyla henüz dolmaması nedeniyle hacizler hukuken düşmemiş olup, mahkemenin önceki bozma kararına rağmen bu yeni yasal durumu dikkate alarak şikayetin reddine karar vermesi gerekirken kabul yönünde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
12. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı 3. kişi şikayetinde, hacizle yüklü olarak aldığı taşınmazın kaydındaki hacizlerin İİK'nın 106. ve 110. maddeleri gereğince düştüğü için fekkini talep ettiği, talebinin icra müdürlüğünce reddedildiği, müdürlüğün ret kararının iptali ile hacizlerin fekkini şikayet yolu ile icra mahkemesinden talep ettiği, icra mahkemesi ilk kararında şikayetin reddine karar verdiği, bu karara ilişkin istinafın esastan reddi kararının temyizi üzerine dairemizce "İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra, Bölge Adliye Mahkemesi inceleme aşamasında tarifede belirtilen sürelerin dolduğu, satış avansı adı altında tarifeye uygun bir paranın icra dosyasına yatmadığı, böylelikle taşınmaz üzerindeki haczin düştüğü, 3. kişinin şikayetinin, haczin düştüğü kabul edilerek değerlendirilmesi gerekirken haczin düşmediği kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalıdır" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulduğu, icra mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılamada şikayetin kabulü ile müdürlük kararının kaldırılarak İİK'nın 106. ve 110. maddeleri gereği düşen hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, iş bu kararın davalı/alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı/alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Borçlu Cengiz Atalay adına kayıtlı taşınmaz kaydına icra dosyasından 11.01.2017 tarihinde haciz konulduğu, 13.11.2017 tarihinde borçluya ait taşınmazların satışının talep edildiği, 23.11.2017 tarihinde 100,00 TL satış avansının yatırıldığı, borçlu adına kayıtlı ve hacizli bu taşınmazın 24.01.2017 tarihinde üçüncü kişi şikayet eden ...'e hacizle yüklü olarak satıldığı, şikayet eden 3. kişinin iş bu temyize konu şikayetini 07.06.2022 tarihinde yaptığı, 18.10.2022 tarihinde de dosya borcu ödenerek, tapu müdürlüğüne hacizlerin fekki için müzekkere yazıldığı,
30.11.2021 tarihinde yayımlanan 7343 Sayılı Kanun ile İİK madde 1 06... ’da değişikliklerin yapıldığı, buna göre değişiklik sonrası ilgili 106/3. maddesinde “Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur.” hükmünün yer aldığı, 7343 Sayılı Kanunun 33. maddesiyle İcra İflas Kanununa geçici madde 18’in eklendiği, geçici madde 18/2 gereğince 106. ve 110. maddelerde yapılacak değişikliklerin 111/b maddesinin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlanacağı, bu yönetmeliğin de 08.03.2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, geçici madde 18/3'de
“106 ncı madde uyarınca çıkarılacak tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten önce satış talep edilmiş olmasına rağmen kıymet takdiri ile muhafaza ve satış giderlerinin tamamının yatırılmadığı hallerde bu tarifenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tarifede belirlenen giderlerin yatırılması zorunludur. Bu süre içinde giderler peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır.” hükmünün yer aldığı, tarifenin de 08.03.2022 tarihinde yürürlüğe girdiği, buna göre tarifenin yürürlüğe girmesinden önce satış talep edilmiş ve satış giderlerinin tamamı yatırılmamışsa, tarifede yer alan ücretin 08.03.2023 tarihine kadar yatırılması gerektiği,
Şikayet eden 3. kişinin şikayet tarihi itibari ile davalı alacaklının satış giderini yatırması için tarifede belirlenen sürenin henüz dolmadığı, ayrıca tarifede belirlenen süre dolmadan ve İlk Derece Mahkemesi ilk kararından sonra dosya borcu ödenerek hacizlerin fekki için müzekkere yazıldığı, bu durumda şikayet tarihi itibari ile hacizler düşmediğinden şikayetin bu nedenle reddi gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararında farklı gerekçe ile ret kararı temyize konu kararında ise şikayetin kabulü kararı hatalı olmuştur.
Bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine ... ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilmektedir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Benzer şekilde, uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir(HGK'nın 21.01.2004 gün ve ███████-44 E., 19 K.; 03.02.2010 gün ve 2010/4-40 E., ███████ K. sayılı kararları).
Bu sayılanların dışında, ayrıca görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm itirazı, harç ve maddi hataya dayanan bozma kararlarına uyulmasında olduğu gibi kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez(Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü–C. V, 6, b İstanbul 2001, s. 4738 vd).
Öte yandan, maddi hata (hukuki yanılma), maddi veya hukuki bir olayın olup olmadığında veya koşul veya niteliklerinde yanılmayı ifade eder(Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Doruk Yayınları, 1. Baskı, 1976, s. 208).
Burada belirtilen maddi hata kavramından amaç; hukuksal değerlendirme ve denetim dışında, tamamen maddi olgulara yönelik ilk bakışta hata olduğu açık ve belirgin olup, her nasılsa inceleme sırasında gözden kaçmış ve bu tür bir yanlışlığın sürdürülmesinin kamu düzeni ve vicdanı yönünden savunulmasının mümkün bulunmadığı, yargılamanın sonucunu büyük ölçüde etkileyen ve çoğu kez tersine çeviren ve düzeltilmesinin zorunlu olduğu açık hatalardır.
“Maddi hataya dayanan bozma kararına uyulması da usulü müktesep hak teşkil etmez” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.03.1972 gün ve E:1968/1-277, K:176; 01.03.1995 gün ve E:1995/7-641, K:117; 23.01.2002 gün ve E:2001/1-1010, K:2002/1; 12.07.2006 gün ve E:2006/4-519, K:527; 04.11.2009 gün ve E:███████-370, K:████████ sayılı kararları, Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, İstanbul 2001, Cilt 5, sayfa 4771 vd.). Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için, bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında
sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir(Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2017 tarih ve 2017/2-1607 Esas-████████ Karar sayılı kararı).
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde; Dairemizin 14.10.2024 tarih, █████████ E.-█████████ K. Sayılı kararında "....tarifenin yürürlüğe girmesinden önce satış talep edilmiş ve satış giderlerinin tamamı yatırılmamışsa, tarifede yer alan ücretin 08.03.2023 tarihine kadar yatırılması gerektiği anlaşılmış olup, dosyanın incelenmesinde İlk Derece Mahkemesi karar tarihinden sonra, Bölge Adliye Mahkemesi inceleme aşamasında az yukarıda belirtilen sürelerin dolduğu, satış avansı adı altında tarifeye uygun bir paranın icra dosyasına yatmadığı, böylelikle taşınmaz üzerindeki haczin düştüğü anlaşılmıştır. 3. kişinin şikayetinin, haczin düştüğü kabul edilerek değerlendirilmesi gerekirken haczin düşmediği kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalıdır...." şeklindeki değerlendirme ve gerekçe ile bozma kararı; İlk Derece Mahkemesinin bozma kararına uyma kararı sonrası "Bölge Adliye Mahkemesi inceleme aşamasında az yukarıda belirtilen sürelerin dolduğu, satış avansı adı altında tarifeye uygun bir paranın icra dosyasına yatmadığı, böylelikle taşınmaz üzerindeki haczin düştüğü"nü değerlendirerek belirtilen şekilde karar vermesi, şikayet tarihi itibari ile satış gideri yatırmak için tarifede belirlenen süre henüz dolmadığından ve bu süre dolmadan dosya borcu ödenerek hacizlerin fekkine ilişkin müzekkere yazıldığından, bozma kararı açık maddi hata nevinden olup, bozma lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak teşkil etmez.
Tüm bu nedenlerle ve gelinen aşama itibari ile İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek ve şikayet tarihi itibari ile tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmetmek gerekirken belirtilen şekilde karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ
:
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinin 03.07.2025 tarih, ████████ E.-████████ K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nın 364/2. ve HMK'nın 373/4. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!