7. Ceza Dairesi, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunda Gümrük İdaresinin davaya katılma ve temyiz yetkisi olmadığını belirtirken, suçun olağanüstü zamanaşımı süresi dolduğundan düşme kararını onadı.
Özet: 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan davada, ilk derece mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle verdiği düşme kararı temyiz incelemesine tabi tutulmuştur; suçtan doğrudan zarar görmediği anlaşılan Gümrük İdaresinin temyiz talebi usulden reddedilirken, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları ise, suçun işlendiği tarihten itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle yaşanan duraksamaya rağmen dolduğu tespit edilerek esastan reddedilmiş, böylece ilk derece mahkemesinin zamanaşımı nedeniyle düşme kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefetHÜKÜM
: Zamanaşımı nedeniyle düşme, eşya müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî onamaSuç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılıKanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II-O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden;Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, 67/4. maddesi gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 14.06.2017 tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin durduğu, kasıtlı suçun işlendiği 17.10.2017 tarihinden itibaren ise zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği gözetildiğinde denetim süresinin başladığı tarihle kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında geçen süre de dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e bendi ve 67/4. maddesi gereği suçun işlendiği 10.10.2012 tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle düşme kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.