Yargıtay 3. Ceza Dairesi, FETÖ/PDY üyeliği suçunda ByLock kullanımına ilişkin yetersiz teknik inceleme nedeniyle mahkumiyet hükmünü bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinde, sanıkların ByLock iletişim sistemi kullanıcısı oldukları iddiası dikkate alındığında, suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olan ByLock kullanımının teknik verilerle kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti amacıyla ayrıntılı raporların getirtilmemesi, ByLock roster kayıtlarında adı geçen şahısların araştırılıp dinlenmemesi ve UYAP sisteminde sanıklar hakkında başkaca delil bulunup bulunmadığının güncel olarak araştırılmaması gibi eksik incelemelerle karar verildiği tespit edildiğinden, hükümlerin bozulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kastamonu Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Sanıkların ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduklarının belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, ███████-956 esas ve ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların, ByLock uygulamasını kullandıklarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, bu suçtan sanık olup olmadıklarının, dosya sanıkları ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması ve var ise dosyalarının celp edilip incelenmesi ile tanık olarak duruşmaya çağrılıp dinlenilmeleri sağlanması yine UYAP sisteminde bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanıklar hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının tekrar güncel olarak araştırılması, elde edilecek tüm delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafilerine okunarak diyeceklerini sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.