Bylock, tanık dinlenmesi ve mahrem yapılanma araştırmalarındaki eksiklikler nedeniyle silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin Yargıtay tarafından bozulması kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanığın Bylock kullanıcısı olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak teknik verilerle tespiti, örgüt içindeki irtibatlarının araştırılması ve belirleyici nitelikteki tanık beyanlarının sanığın huzurunda dinlenerek savunma hakkının tam olarak sağlanması ile sanığın örgütteki konumuyla ilgili güncel veri inceleme raporlarının eksiksiz araştırılması gerekliliğine rağmen yetersiz inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiği gerekçesiyle bozulmuş olup, tüm bu delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden takdir edilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 21. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1- ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi ile; ekleyen, eklenen ve aynı grupta yer alan kişilerin, sanık ile irtibatlı olup olmadığı, bu kişiler hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin tanık olarak ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların hükümden sonra dosyaya sanıkla ilgili beyanları gelen .. ile birlikte doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması ve sanığın örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması lüzumu,3- Sanığın emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen veri inceleme raporunda örgüt içerisinde "A5" derecesi ile kodlandığı da göz önünde bulundurulduğunda, emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin düzenlenen güncel veri inceleme raporu olup olmadığı ilgili birimlerden araştırılarak, sanığın güncel veri imceleme raporu tespit edildiği takdirde, ilgili raporda zümre başkanı, öğretmen ve vekil belirtildiği takdirde bu kişilerin açık kimlik bilgilerinin tespit edilerek bu kişilerin tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması ile UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasından ve ilgili birimlere müzekkere yazılarak sanık hakkında beyan, bilgi ve belge olup olmadığının tespit edilerek var ise beyan sahiplerinin de usulüne uygun olarak tanık olarak dinlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.