İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen hisse devir sözleşmesinin feshi davasında davacı, %70 şirket hissesinin kötü yönetim nedeniyle iadesini talep ederken, davalı, iddiaları reddederek sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini savundu.
Özet: Davacı tarafından, sahibi olduğu bir şirketin %70 hissesinin, davalının şirketi kâra geçirip banka borçlarını ödeme taahhüdüyle 2019da bedelsiz devredildiği ancak davalının sözleşmeleri ihlal etmesi, şirketi satış riskiyle ve temerrüt faizi yüküyle karşı karşıya bırakması gerekçesiyle hisse devir sözleşmesinin feshi ve devredilen hisselerin davacıya iadesi talep edilmişse de, davacının ara karara rağmen üç aylık süre içinde eksik peşin harcı yatırmaması nedeniyle dava dosyası işlemden kaldırılmıştır.

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Hisse Devir Sözleşmesinin Feshi, Devri ve Tescili İstemliDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2025█████/2024 tarihli duruşmada işlemden kaldırılmasına karar verilen dava dosyasında, ara kararı uyarınca davacı tarafa yapılan ihtara rağmen üç aylık süre içinde eksik peşin harcın yatırılmadığı görülmekle dava dosyası üzerinde yapılan sonunda,DAVA
:Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, sahibi olduğu dava-dışı ...Gıda ... Şirketinin % 70 hissesine tekabül eden 2.100.000 TL değerinde 84.000 adet payını, 23 Ağustos 2019 tarihli hisse devir sözleşmesi ile hiçbir bedel almaksızın davalıya devrettiğini, pay devri ile birlikte şirket yönetiminin de davalıya devredildiğini, hisse devir işlemini tamamlamak üzere, hisseleri devredilen... Gıda A.Ş.Yönetim Kurulunun davalının da katılımı ile 27.09. 2019 tarihinde toplanarak şirket ortaklık yapısını yeniden düzenlediğini ve satıcı şirket ortaklığından çıkarıldığını, 23 08.2019 tarihli hisse devir sözleşmesi, 27.09.2029 tarihli hisse devir sözleşmesine ek sözleşmesi, 12.09.2014 tarihli pay rehni sözleşmesi ile 17.08.2018 tarihli intifa hakkı tesis sözleşmesine ek katılma beyanı, 27.09.2019 tarihli borç tasfiye protokolü ve hisse rehin sözleşmesinin, davalı tarafından ihlal edildiğini, davanın, şirketi satış riski ile karşı karşıya bıraktığını, temerrüt sebebiyle borç üzerine ağır bir faiz yükü binmesine neden olduğunu, hisse devir sözleşmesi ile şirketin % 70 hissesinin ve beraberinde şirket yönetiminin davalıya devrindeki amacın, taahhüt ettiği üzere işletmenin rantabl bir şekilde yönetilerek şirketin kara geçirilmesi ve banka borçlarının ödenmesini sağlamak olduğunu, gelinen durumda bu amaca ulaşmak bir yana şirket tüm hisselerinin, taşınır taşınmaz malları ile birlikte alacaklı banka tarafından satılma riski ile karşı karşıya bırakıldığını, hisse devir sözleşmesinin 8.maddesindeki hakkın barışçıl olarak kullanılmak istendiğini, davalının bu hakkı kullandırmadığını, bu nedenle dava açılmasının zorunlu hale geldiğini, bildirmiş, davalı tarafından yapılan dava konusu sözleşme ihlallerinin fesih nedeni olduğunun tespiti ile taraflar arasında imzalanan 23 Ağustos 2019 tarihli hisse devir sözleşmesinin feshine, hisse devir sözleşmesi ile ve zilyetliğin havalesi sureti ile devredilen ...Gıda San ve Tic.A.Ş.nin % 70 hissesinin aynı usulle davacıya devrine, devrin şirket karar defterine işletilmesine ve hisse yapısının bu karar doğrultusunda düzenlenmesine, kararın tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın, zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olup, davacı tarafça bu şartın davadan önce yerine getirilmemesi nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde dile getirilen iddiaların doğru olmadığını, kredi borcu yükümlüsünün davacı olup, müvekkilinin olmayan bir borç nedeni ile temerrüde düşmesinin de hukuken sözkonusu olamayacağını, davalı ... kötü yönetmesi nedeniyle davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğu gibi çok sayıda dosyada farklı nitelikte dava açıldığını, tüm bu sürecin sonunda şirkette yüksek tutarlarda kamu, tedarikçi ve işçi borçları biriktiğini, şirketin tüm alacaklılarının başlattığı yüksek meblağlı icra takiplerine ve davalara maruz kalmaya başladığını, müvekkilinin sözleşmeyi zorunlu olarak yaptığını ve birçok hakkından feragat ederken, hiç olağan olmayan surette büyük bir risk aldığını, büyük tutarlı bir kefalet sorumluluğuna girdiğini, % 70 hissesini sattıktan sonra % 30 hisseyi de satacağını düşünürken büyük sıkıntılar yaşayan bir şirketi ayağa kaldırma çabasına giriştiğini, müvekkilinin % 70 hisse bedelinin ödenmesi yolundaki sorumluluğunun sadece sözleşmenin 3. maddesindeki yöntem ile sınırlı olup, 3. ve 6. maddeler dışında bir bedel ödeme sorumluluğunun bulunmadığını, şirketi kâra geçirme taahhüdünün de olmadığını, tüm olumsuzluklara rağmen müvekkilinin, şirketin faaliyetlerini ve işletmeyi olanakların ve yasal düzenlemelerin elverdiği ölçüde verimli tutmayı başardığını, davacının her surette sadakatsiz, özensiz, kötü niyetli yaklaşımlar içinde olduğunu, davacının, müvekkilinin hisse devir sözleşmesini ihlal ettiği ve temerrüde düştüğü yolundaki iddiasının ve şirketin % 70 hissesinin kendisine iade edilmesi talebinin yasal ve sözleşmesel bir mesnedi bulunmadığını, müvekkilinin hisseleri iade yükümlülüğünün ancak ve ancak davacının sözleşme ile elde etmiş veya fayda sağlamış olduğu tüm alacak ve hakları müvekkiline iade etmeyi öncelikle teklif etmesi ve bunları bloke etmesi gerektiğini, davacının bu iadeyi teklif etmeksizin hisselerin iadesi talebinin yerinde olmadığını, sözleşmede kararlaştırılan dört koşuldan bir tanesinin dahi gerçekleşmediğini, bu nedenle hisselerin davacıya iadesinin hisse devir sözleşmesinin 8.maddesi hükmüne dayanarak kesinlikle mümkün olmadığını bildirmiş, davanın usul ve esastan reddinekarar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında düzenlenen █████/2019 tarihli hisse devir sözleşmesinin feshi ile davacı tarafından davalıya devredilen şirket hisselerinin aynı şartlarda davacı şirkete devir, teslim, tescil ve ilanı istemine ilişkindir.Dava dilekçesinde, davaya konu hisse devir sözleşmesinin feshi ile şirket hisselerinin davalı adına olan tescil kaydının iptali ve davacı adına tescilinin talep edilmesi nedeniyle Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca harca esas değer, davaya konu şirket hisselerinin dava tarihindeki gerçek değeridir. Dava dilekçesinde harca esas değer, hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan değer olarak gösterilmiş olup, Harçlar Kanunun 30 ve 32. maddeleri hükümleri uyarınca alınan bilirkişi raporu ile belirlenen gerçek değer üzerinden eksik peşin harcın tamamlanması usul ve yasa gereğidir. Bilirkişi ek raporu ile davaya konu şirket hisselerinin gerçek değeri 34.141.806,78 TL olarak belirlenmiş, buna göre █████/2024 tarihli duruşmada davacıya bu değer üzerinden eksik peşin harcın yatırılması konusunda Harçlar Kanunun 30 ve 32. maddeleri hükümleri gereği bir sonraki duruşmaya kadar ihtarlı kesin süre verilmiş, davacı tarafça █████/2024 tarihli duruşmaya kadar eksik peşin harcın yatırılmaması üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildikten sonra davacı vekiline işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık süre içinde eksik peşin harcın yatırılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiş, üç aylık süre sona ermesine rağmen davacı tarafça eksik peşin harç yatırılmamış, Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinin yollaması ile HMK'nun 150(5) maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:1-Harçlar Kanununun 30. maddesinin yollaması ile HMK'nun 150(5). maddesi uyarınca DAVANIN, AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın peşin alınan 35.862,75 TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 35.247,35 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,3-Ön inceleme duruşmasının yapılmasından sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği dikkate alınarak; davalı yararına AAÜT'nin 7(1) maddesi uyarınca taktir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin, davacı şirketten alınarak davalı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,6-Taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2025Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imzaKatip ...e-imza