Danıştay 4. Dairesi, İETTnin kamu hizmeti için otobüs durağı olarak kullandığı hazine taşınmazındaki fuzuli işgal iddiasıyla istenen ecrimisil talebinin reddi kararını onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, bir belediye kuruluşu olan İETTnin zorunlu kamu hizmeti olan otobüs durağı işletmeciliği için kullandığı Hazine taşınmazı nedeniyle istenen ecrimisil bedelini hukuka aykırı bularak iptal eden alt derece mahkeme kararlarını onamıştır. Danıştay, 2886 sayılı Kanun kapsamında bir kamu hizmetinin ifası için Hazine arazisinin kullanılmasının, tahsis veya devir olmasa bile fuzuli işgal sayılamayacağına karar vererek, ilgili idarenin bu yöndeki temyiz başvurusunu reddetmiştir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Valiliği
(... Yakası ...Dairesi Başkanlığı)
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ... Elektrikli Tramvay ve Tünel İşletmeleri
Genel Müdürlüğü
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı tarafından, İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı Hazine taşınmazının 128 m²'sinin "hareket amirliği, otobüs durağı" yapılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle █████/2013-█████/2017 tarihleri arası dönem için 251.466,03-TL ecrimisil istenilmesine ilişkin ihbarname ile buna itirazın reddine ait ... tarih ve ... sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; ilgili kanun tarafından belediyeye yüklenen zorunlu bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi için Hazine taşınmazının kullanımının gerçekleşmesi halinde, 2886 sayılı Kanunun 75. maddesi kapsamında bir işgalden söz edilemeyeceği, ancak bu durumun idareye kamu hizmetinin yerine getirilmesinde mevzuatta öngörülen usullerin dışına çıkması olanağını tanımadığı, idarelerin kanuni yönetim ilkesinin gereği olarak görevlerini kanunun çizdiği sınırlar ve öngörüldüğü usuller çerçevesinde yerine getirmek zorunda oldukları dolayısıyla davalı idarenin mülkiyetinde olan taşınmazın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına bağlı kuruluş olan İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından otobüs durağı ve sahası olarak kullanılması nedeniyle fuzuli işgalci olarak nitelendirilmesine olanak görülmediğinden, düzenlenen dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davalı İdare tarafından, fuzulen işgal edilen Hazine taşınmazının davacıya tahsisi veya devri yapılmadığı, imar planında da davacı lehine bir plan bulunmadığı, Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulu Müdürlüğünün koruma alanı içerisinde bıraktığı taşınmazın otobüs peronu yapılması hususunda gerekli olan izninin de alınmadığı dolayısıyla işgalcinin kususru bulunmamasının işgalci ecrimisil istenmesine engel olmadığına dair 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin 5/6 ncı maddesinde de bu hususun düzenlendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
2886 sayılı Kanunun 75. maddesiyle, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil isteneceği, ecrimisil talep edilebilmesi için Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmediği gibi, fuzuli şagilin kusurlu olmasının da gerekmediği belirtilmektedir.
█████/2011 tarihli, 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 336 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin Genel Esaslar ile ilgili bölümünde yer alan 5. maddesinin 6. bendinde "Kamu kurum ve kuruluşları tarafından; kuruluş kanunlarıyla verilen ve yapmakla yükümlü oldukları kamu hizmetleri doğrultusunda Hazine taşınmazları üzerinde izinsiz olarak yapılan sosyal, kültürel, sportif ve benzeri amaçlı tesislerin ticari amaca konu edilmemesi ve tahsis veya devir talebinde bulunulması ve bu talebin yetkili idarece uygun görülmesi halinde ecrimisil takibatı yapılmaz. Tahsis veya devir işlemlerinin gerçekleşmesi durumunda, tahakkuk etmiş ecrimisiller tahsil edilmez, tahsil edilmiş olanlar ise iade edilmez." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeye göre; Hazineye ait taşınmazların kamu hizmetine yönelik olarak kullanılabileceği öngörülmekle birlikte bu durumun gerçekleşebilmesi, taşınmazın kullanımına yönelik olarak yetkili İdareden (Hazineden) tahsis veya devir talebinin bulunulması üzerine yetkili İdarece tahsis veya devir isteğinin uygun görülmesi şartına bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu taşınmazın davacı idare adına tahsisi veya devrine yönelik herhangi bir talebi ve bu yönde tesis edilmiş herhangi bir işlemin bulunmadığı, ayrıca İstanbul 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün İETT Genel Müdürlüğüne yazılan ... tarih ve ... sayılı yazısından anlaşıldığı üzere, ... tarih ve ... sayılı kararı ile belirlenen Kentsel Sit Alanı içinde kaldığından tarihi ve kültürel önem arz eden taşınmazın bulunduğu yeri içine alanda kalan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın ...tarih ve ... sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli Beyoğlu Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planında yeşil alan olarak göründüğünden otobüs peronu yapılabilmesi için kurul izni alınması gerektiği ancak bu konuda gerekli iznin verilmediği, geçen zaman içerisinde de gerekli izin alındığı yönde herhangi bir bilgi ve belgeninde dosyaya sunulmadığı görülmektedir.
İdarenin takdir yetkisinin geniş yorumlanarak mevzuatta öngörülen devir ve tahsis işlemi yapılmasına lüzum görülmeksizin Hazine taşınmazlarının kullanımının yolunun açılması durumunda, Hazine taşınmazları üzerinde yetkili idarelerin tasarruf yetkisinin engellenmek suretiyle yasal yönetim ilkesinin zedelenmesine ve hatta keyfiliğin önünün açılarak uygulamada karmaşaya yol açılabileceği açıktır.
Bu durumda; temyize konu kararın bozularak davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, onama kararı verilmesine yönelik çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!