Müteselsil kefilin banka alacağı icra takibine itirazının iptali davasında, borcun kefilin imzaladığı eski sözleşmeden mi yoksa yeni sözleşmeden mi kaynaklandığı uyuşmazlığı.
Özet: Davacı banka, dava dışı bir şirketin kredi borçlarını ödememesi üzerine müteselsil kefil olan davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı, takibe konu alacağın, kendisinin şirketteki hisselerini devretmesinin ardından, şirketin yeni sahibi tarafından banka ile imzalanan yeni ve farklı bir kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, bu sözleşmede imzasının bulunmadığını, dolayısıyla borçtan sorumlu olmadığını ve hakkındaki takibin kötü niyetli ve taşkın hacizli olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... Şirketi arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme uyarınca ilgili müşteriye ticari krediler tesis edilerek kullandırıldığını, akdedilen bu Kredi Genel Sözleşmesini davalınında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmenin yüklediği ödeme taahhütleri yerine getirilmeyince kredi hesaplarına muacceliyet verildiğini ve davalıya ... 35.Noterliği`nin ... tarih ve .. yevmiye nolu ihtarnamesi nin keşide edildiğini, davalı-borçlu hakkında ihtarname ve anılı kararın varlığına rağmen borcun ödenmemesi üzerine müvekkilinin alacaklarının tahsilini teminen █████/2023 tarihinde ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlanıldığını, ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesi`nin ... Değişik İş sayılı dosyasından alınan █████/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının da söz konusu takip dosyasından uygulandığını, davalı borçlu vekili tarafından takip konusu borca, faize, faiz oranına ve her türlü fer'ilere itiraz edildiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, itiraz ve durdurma kararının █████/2023 tarihinde gerçekleştiğini, davalının borcun faizine, ferilerine, vekalet ücreti ve icra masraflarına itirazının da yerinde olmadığını beyanla; davalının İtirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde, asıl borçlunun ... Şirketi olduğu, diğer borçlular ... ile ...'ın müteselsil kefil olarak sorumlu tutulduğu ileri sürülmüştür. Takibe dayanak gösterilen ... tarihli ve ... numaralı kredi sözleşmesinin ... tarafından imzalandığı, ancak bu sözleşme kapsamında herhangi bir nakdi kredi kullanılmadığı, yalnızca şirket adına banka hesapları açıldığı, sınırlı limitli kredi kartı ve nakit avans tanımlandığı, ayrıca çek yaprakları temin edilerek ödemelerinin yapıldığı anlaşılmıştır. ...’ın, sözleşmenin imzalanmasından sonra 15.03.2021 tarihli noter onaylı hisse devir ve temlik sözleşmesiyle şirketteki tüm hisselerini borçsuz şekilde ...’ya devrettiği, bu devir işleminin ticaret siciline tescil ve ilan edildiği tespit edilmiştir. Şirketin yeni sahibi ve müdürü olan ... tarafından, alacaklı banka ile... tarihli ve ... numaralı yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında şirkete yeni kredi limitleri tahsis edilerek nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı ve icra takibine konu alacağın bu yeni sözleşmeden kaynaklandığı belirlenmiştir. ...’ın, anılan tarihte şirketle herhangi bir ortaklık veya yöneticilik ilişkisinin bulunmadığı gibi, söz konusu kredi sözleşmesinde borçlu ya da kefil sıfatıyla imzasının da olmadığı, bu nedenle borçtan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Nitekim, farklı tarihlerde imzalanan kredi sözleşmelerinin birbirinin devamı niteliğinde olmadığı ve imzası bulunmayan kişinin kefil sorumluluğunun doğmayacağına ilişkin yargı içtihatlarının da bu yönde olduğu vurgulanmıştır. Buna rağmen, ... aleyhine icra takibi başlatıldığı, ihtiyati haciz kararıyla borç miktarını aşacak şekilde tüm malvarlığı, banka hesapları ve maaşı üzerine haciz konulduğu, bu durumun taşkın haciz niteliği taşıdığı anlaşılmıştır. İİK m. 266 kapsamında açılan dava sonucunda ... 12. İcra Hukuk Mahkemesi’nce, yeterli teminat sağlanması halinde ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiği, ancak davacı bankanın borç miktarının çok üzerinde değere sahip taşınmaz üzerine rehin tesisini kabul etmediği ve bu tutumun davalı açısından mağduriyet yarattığı tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ...’ın icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığı, takibin hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak başlatıldığı, bu nedenle davanın reddi ile icra takibinin iptalinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı davalı kefil aleyhine alacaklı olunduğu iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin davada, takip konusu alacağın davalının imzasının bulunduğu krediden kaynaklanıp kaynaklanmadığından, borcun sübut ve miktarından ibaret olduğu görüldü.
DELİLLER;
... 35. Noterliğine müzekkere yazılarak ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ şerhi celp edilmiştir.
... 8. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Değişik İş sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı bankanın 04.07.2023 takip tarihi itibariyle tüm davalıdan talep ettiği alacak yönünden yapılan incelemede, anılan tarih itibarıyla davacı alacaklının toplam alacak tutarının 366.883,98 TL olarak hesaplandığı, talep edilen ve hesaplanan alacak tutarlarının karşılaştırılmasında; asıl alacak kaleminde takipte hesaplanan 324.611,49 TL’ye karşılık talep edilebilecek tutarın 319.984,33 TL olduğu ve fazla istendiği, işlenmiş akdi faiz yönünden 21.192,93 TL yerine 20.027,52 TL’nin talep edilebileceği ve bu kalemde de fazla talep bulunduğu, temerrüt faizi bakımından 18.136,63 TL’nin talebe bağlı olarak istenebileceği, BSMV kaleminde 1.108,19 TL’nin talebe bağlı olduğu, ihtar masrafı yönünden ise 1.834,74 TL’nin talebe bağlı olarak istenebileceği tespit edilmiştir. Buna göre yapılan hesaplama ve karşılaştırmalar neticesinde, 04.07.2023 takip tarihi itibarıyla davacı bankanın davalı borçludan talep edebileceği alacak tutarının; 319.984,33 TL asıl alacak, 20.027,52 TL işlenmiş akdi faiz, 18.136,63 TL temerrüt faizi, 1.108,19 TL BSMV ve 1.834,74 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 361.091,41 TL olduğu hesaplanmıştır. Sonuç olarak beş ayrı krediden davacı bankanın; 04.07.2023 takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar, 20 adet nakde dönen çek hesabı borcu için toplam 118.152,23 TL asıl alacak üzerinden banka talebi doğrultusunda %90,29 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte, borçlu cari hesabı için toplam 111.120,71 TL asıl alacak üzerinden banka talebi doğrultusunda %92,99 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte, kredi kartı hesabı borcu için toplam 30.348,36 TL asıl alacak üzerinden tespitler doğrultusunda TCMB’nin değişen oranlarında %90,26,52 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte, ticari ek hesap borcu için toplam 10.063,75 TL asıl alacak üzerinden tespitler doğrultusunda TCMB’nin değişen oranlarında %96,26,52 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte, Vinov KMH hesabı borcu için ise toplam 50.299,28 TL asıl alacak üzerinden tespitler doğrultusunda TCMB’nin değişen oranlarında %90,26,52 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte talepte bulunabileceği kanaatine varılmıştır. Ayrıca dava dışı asıl borçlu...Tic. Ltd. Şti.’nin teslim etmemiş olduğu 23 adet çek nedeniyle bankaya 135.600,00 TL borçlandığı, gerek Yargıtay kararları gerekse taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 12/3 maddesi ile kefalet hükmünü düzenleyen 4. maddesi uyarınca davalı ...’ın bu gayrinakdi borçtan da sorumlu olduğu, bu nedenle 23 adet çek toplamı olan 135.600,00 TL tutarındaki garanti bedelinin bankada faiz getirmeyen bir hesapta bloke edilmesi gerektiği, çeklerle ilgili meblağların banka tarafından ödenmesi halinde ise bankanın ödediği tutarları ödeme tarihinden itibaren anapara ve temerrüt faiziyle birlikte davalılardan talep etme hakkının doğacağı" sonuç ve kanaatine
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "detayları yukarıda verilen inceleme ve hesaplamalar sonucunda, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 25.01.2021 tarihinde 900.000,00 TL’lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı kefilin de bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı ve doğan borçtan 900.000,00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu, yine davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 05.11.2021 tarihinde 900.000,00 TL’lik başka bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, ancak davalı kefilin bu sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemeniz aracılığıyla talep edilen hesap kayıtlarından; kredi kartının başlangıç tarihinin 14.04.2021 olduğu ve bu tarihin davalının imzaladığı 25.01.2021 tarihli sözleşmeden sonra, ancak imzasının bulunmadığı 05.11.2021 tarihli sözleşmeden önceye denk geldiği, KMH hesabının başlangıç tarihinin 25.02.2021 olduğu ve bu hesabın da aynı şekilde 25.01.2021 tarihli sözleşmeden sonra, 05.11.2021 tarihli sözleşmeden önce açıldığı, ... kredisinin davalının imzasının bulunmadığı 05.11.2021 tarihli sözleşmeden sonra 04.11.2022 tarihinde kullandırıldığı, BCH kredisinin yine davalının imzasının bulunmadığı 05.11.2021 tarihli sözleşmeden sonra 19.10.2022 tarihinde kullandırıldığı, çek sorumluluk bedeli kredisine ilişkin olarak ise dava dışı asıl borçluya teslim edilen çek teslim belgesinin fotokopisinin sunulmadığı belirlenmiş olup nihai kararın sayın mahkemeye ait olduğu değerlendirilmiştir. 25.01.2021 tarihli sözleşmede imzası bulunan davalı kefilin şirket yetkilisi olduğu, ön bilgilendirmeden sonra 6455 sayılı Kanun’un 77. maddesi ile TBK’nın 584. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eş rızasının aranmadığı, davalının 900.000,00 TL’lik genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, hukuken geçerli bir kefaletin bulunup bulunmadığı hususunun ise hukuki nitelikte olup mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı bankanın kredi alacağına ilişkin olarak, davalının ... 21. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasına yaptığı itiraz nedeniyle, sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde, 04.07.2023 takip tarihi itibarıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 324.611,49 TL asıl alacak, 39.329,56 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.079,50 TL BSMV ve 1.834,74 TL masraf olmak üzere toplam 366.855,29 TL alacaklı olduğu; 110.601,34 TL BCH + 123.600,00 TL + 234.201,34 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29,90 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV’sinin davalıdan istenebileceği; (30.247,58 TL KMH + 50.112,24 TL ... + 10.030,33 TL KMH) toplam 90.410,15 TL asıl alacağa ise takip tarihinden itibaren yıllık %26,52 ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ile bu faizin %5 BSMV’sinin davalıdan talep edilebileceği; ayrıca davalı kefilden kefalet hükmü 4. maddesine istinaden 135.600,00 TL çek depo talebinde bulunulabileceği mütalaa olunmuştur. Takiple dava arasında tahsilat sağlandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.11.2018 tarih, ...E., ...K. sayılı içtihadında ödemelerin alacaktan mahsubuna ilişkin esasların açıklandığı, takipten sonra ancak davadan önce yapılan ödemeler yönünden dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığına dair içtihatlar doğrultusunda, takip tarihi itibarıyla tespit edilen alacak tutarına takip tarihinden sonra ödeme tarihine kadar işleyen faiz, icra vekâlet ücreti ve icra masrafları eklenerek bulunacak toplam alacaktan TBK’nın 100. maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle fer’î alacaklardan düşülmesi suretiyle davacının itirazın iptali davası açmakta ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğunun belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda dava tarihi itibarıyla 324.611,49 TL asıl alacak, 42.870,13 TL işlemiş faiz ve 2.143,51 TL BSMV olmak üzere toplam 369.625,13 TL alacaklı olunduğu tespit edilmiş; dava tarihinden sonra 18.09.2023 tarihinde 7.488,26 TL, 16.10.2023 tarihinde 8.008,61 TL ve 16.11.2023 tarihinde 7.603,81 TL tahsilat yapıldığı, bu tahsilatların infaz aşamasında dikkate alınıp alınmayacağının ise sayın mahkemenin takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "detayları yukarıda verilen inceleme ve hesaplamalar sonucunda, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 25.01.2021 tarihinde 900.000,00 TL’lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalı kefilin de işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından doğan borçtan 900.000,00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu, yine davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında 05.11.2021 tarihinde 900.000,00 TL’lik Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı (ek:2), ancak davalı kefilin bu sözleşmede kefalet imzasının bulunmadığı, dosyaya mahkemeniz aracılığı ile talep edilen hesaplardan kredi kartının başlangıç tarihinin 14.04.2021 olduğu, dolayısıyla davalının imzaladığı 25.01.2021 tarihli 900.000,00 TL’lik sözleşmeden sonra, imzasının bulunmadığı 05.11.2021 tarihli 900.000,00 TL’lik sözleşmeden önceye denk geldiği, KMH hesabının başlangıç tarihinin 25.02.2021 olduğu ve yine davalının imzaladığı 25.01.2021 tarihli sözleşmeden sonra, imzasının bulunmadığı 05.11.2021 tarihli sözleşmeden önce açıldığı, ... kredisinin davalının imzasının bulunmadığı 05.11.2021 tarihli sözleşmeden sonra 04.11.2022 tarihinde kullandırıldığı, BCH kredisinin davalının imzasının bulunmadığı 05.11.2021 tarihli sözleşmeden sonra 19.10.2022 tarihinde kullandırıldığı, çek sorumluluk bedeli kredisinde dava dışı asıl borçluya teslim edilen çek teslim belgesi ile çek seri numaralarının fotokopilerinin sunulmadığı tespit edilmiş olup nihai kararın sayın mahkemenize ait olduğu değerlendirilmiştir. 25.01.2021 tarihli sözleşmede imzası bulunan davalı kefilin şirket yetkisi olduğu, ön bilgilendirmeden sonra 6455 sayılı Kanun’un 77. maddesi ile TBK’nın 584. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletlerde eş rızasının aranmadığı, davalının 900.000,00 TL’lik genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı hususunun sabit olduğu, hukuken geçerli kefaletin bulunup bulunmadığı meselesinin hukuki nitelikte olup mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davada talep edilen alacak kalemleri yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde; asıl alacak için talep edilen 324.611,49 TL’nin hesaplanan ve talep edilebilecek tutarla aynı olduğu, işlemiş akdi faiz yönünden 21.192,93 TL’nin uygun bulunduğu, %5 BSMV kaleminde 1.108,19 TL talep edilmişken 1.079,50 TL’nin talep edilebileceği ve 28,69 TL fazla talep bulunduğu, işlemiş temerrüt faizi yönünden 18.136,63 TL’nin talep edilebileceği, masraf kaleminin 1.834,74 TL olduğu, bu suretle toplamda 366.855,29 TL talep edilebilecek alacak bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı bankanın kredi alacağına ilişkin olarak, davalının ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına yaptığı itiraz nedeniyle, sayın mahkemenizce de kabul edilmesi halinde, 04.07.2023 takip tarihi itibarıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 324.611,49 TL asıl alacak, 39.329,56 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.079,50 TL BSMV ve 1.834,74 TL masraf olmak üzere toplam 366.855,29 TL alacaklı olduğu, 110.601,34 TL + 123.600,00 TL + 234.201,34 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29,90 oranında temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSMV’sinin davalıdan istenebileceği, (30.247,58 TL KMH + 50.112,24 TL Vinov + 10.030,33 TL KMH) toplam 90.410,15 TL asıl alacağa ise takip tarihinden itibaren yıllık %26,52 oranında ve TCMB tarafından deklare edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ile bu faizin %5 BSMV’sinin talep edilebileceği, takip ile dava arasında tahsilat sağlandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 22.11.2018 tarih, ... E., ... K. sayılı içtihadı ile İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi’nin ... E. –...K. sayılı kararları doğrultusunda, takipten sonra ancak davadan önce yapılan ödemeler yönünden davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle TBK’nın 100. maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle fer’i alacaklardan mahsup edilerek davacının itirazın iptali davası açmakta ne miktar bakımından hukuki yararının bulunduğunun tespit edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda dava tarihi itibarıyla 324.611,49 TL asıl alacak, 42.870,13 TL işlemiş faiz ve 2.143,51 TL BSMV olmak üzere toplam 369.625,13 TL alacaklı olunduğu, kredi kartı ve KMH yönünden yapılan ayrıca değerlendirmede dava tarihi itibarıyla 34.768,52 TL asıl alacak, 140,81 TL işlemiş faiz ve 7,04 TL BSMV olmak üzere toplam 34.916,38 TL alacak bulunduğu, dava tarihinden sonra 18.09.2023 tarihinde 7.488,26 TL, 16.10.2023 tarihinde 8.008,61 TL ve 16.11.2023 tarihinde 7.603,81 TL tahsilat yapıldığı, bu tahsilatların infaz aşamasında dikkate alınıp alınmayacağının sayın mahkemenin takdirinde olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; davalının kefil olarak yer aldığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat taleplerine ilişkindir.
Davacı taraf, dava dışı borçlu ... Şirketi ile aralarında genel kredi sözleşmeleri akdedildiğini, davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesine istinaden davacı banka tarafından, dava dışı borçlu Durakhan şirketine kredi kullandırıldığını, ihtarnameye rağmen ihtarname ile verilen mehilde de borcun ödenmediğini, davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ileri sürmekte, davalı ise takibe dayanak gösterilen 27.01.2021 tarihli ve ... numaralı kredi sözleşmesinin ... tarafından imzalandığını, ancak bu sözleşme kapsamında herhangi bir nakdi kredi kullanılmadığını, yalnızca şirket adına banka hesapları açıldığını, sınırlı limitli kredi kartı ve nakit avans tanımlandığını, ayrıca çek yaprakları temin edilerek ödemelerinin yapıldığını, ...’ın, sözleşmenin imzalanmasından sonra 15.03.2021 tarihli noter onaylı hisse devir ve temlik sözleşmesiyle şirketteki tüm hisselerini borçsuz şekilde ...’ya devrettiğini, bu devir işleminin ticaret siciline tescil ve ilan edildiğini, şirketin yeni sahibi ve müdürü olan ... tarafından, alacaklı banka ile ... tarihli ve ... numaralı yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında şirkete yeni kredi limitleri tahsis edilerek nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı ve icra takibine konu alacağın bu yeni sözleşmeden kaynaklandığını belirterek yeni sözleşmeden kaynaklı borçlardan sorumluluklarının bulunmadığını, kefil olunan borcun ödendiğini söylemektedir.
Davacı banka ile dava dışı ... Şirketi arasında █████/2021 tarihinde 900.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeyi davalı kefilin müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, yine davacı banka ile dava dışı ... Şirketi arasında █████/2021 tarihinde 900.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeyi davalı kefilin müteselsil kefil sıfatıyla imzalamamış olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında imzalanan, █████/2021 tarihli 900.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesinin eki niteliğindeki █████/2021 tarihli kefalet sözleşmesinin incelenmesinde, kefalet türünün müteselsil, kefalet tarihinin █████/2021, kefalet tutarının 900.000,00 TL, kefilin adı soyadı, tckn, unvanı, adresi, imza alanı kısımlarının doldurulmuş olduğu, bu haliyle kefalet sözleşmesinin usulüne uygun düzenlendiği görülmüştür.
Davacı banka ile dava dışı ... Şirketi arasında imzalanan, █████/2021 tarihli 900.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesinin eki niteliğindeki █████/2021 tarihli kefalet sözleşmesinin incelenmesinde ise davalının kefaletin bulunmadığı, kefil olarak yalnızca ...'nın kefaletinin bulunduğu görülmüştür.
"Cari hesap şeklinde işleyen genel kredi sözleşmelerinde borcun bir tarihte sıfırlanmış olması kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediden dolayı kefalet sorumluluğu devam eder ise de, davacının kefalet imzasının bulunmadığı sözleşmelere dayanılarak kullandırılan kredilerden dolayı davacının kefalet sorumluluğundan söz edilemez. Davacı borçlu, söz konusu ikinci kez kullanılan genel kredi sözleşmesinin kefili değildir. Davacı borçlunun, kefil olduğu 2008 tarihli sözleşme nedeniyle verilen kredi borcu kapatılmış olup, dava konusu istenilen miktar ise 2012 tarihli ikinci kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredi miktarı kadardır. Bu durumda, borçlunun ilk sözleşmede kefil olduğu, ikinci sözleşme ile kullandırılan kredi borcu için kefilliklerinin bulunmadığı ve kefil olduğu kredi sözleşmesi ile kullandırılan kredi borcunun ödendiği ve bu suretle kefalet borcunun 2008 tarihli sözleşme nedeniyle devam ettiği ancak dosyadaki takibin 2012 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının da 2012 tarihli sözleşme nedenli borcunun ve kefaletinin bulunmadığı anlaşılmıştır." (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı █████/2020 tarihli kararı)
"Davalı, söz konusu █████/2014 tarihli genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kefil sıfatıyla sorumlu tutulamaz , zira davalının bu kredi sözleşmesinde kefaletleri bulunmamaktadır. Söz konusu bu yeni kredi sözleşmesinde taraflar arasında imzalanan ilk kredi sözleşmesinin devamı niteliğinde olduğuna veya ilk kredi sözleşmesi ile bağlantı olduğuna dair bir ibare de bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı tarafça 2009 tarihli sözleşmenin çerçeve sözleşme olduğu belirtilmiş ise de, 2014 tarihli sözleşmede 2009 tarihli sözleşmeye atıf yapılmadığı, 2014 tarihli sözleşmenin bağımsız bir sözleşme olduğu ve limit artırımına dayalı yeniden yapılandırma sözleşmesi olmadığı görülmüştür.
Cari hesap şeklinde işleyen genel kredi sözleşmelerinde borcun bir tarihte sıfırlanmış olması kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve aynı sözleşmeye dayalı olarak kullandırılan krediden dolayı kefalet sorumluluğu devam eder ise de, davalının kefalet imzasının bulunmadığı sözleşmelere dayanılarak kullandırılan kredilerden dolayı davalının kefalet sorumluluğundan söz edilemez. Davalı borçlu, söz konusu ikinci kez kullanılan genel kredi sözleşmesinin kefili değildir. Davalı borçlunun, kefil olduğu 2009 tarihli sözleşme nedeniyle verilen kredi borcu kapatılmış olup, dava konusu kredinin 2014 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi olduğu, davalının da 2014 tarihli sözleşme nedenli borcunun ve kefaletinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, delil durumu, bu aşamada Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir." (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı █████/2020 tarihli kararı)
"Dosya içeriği delil ve belgelere göre; davacı banka ile dava dışı kredi lehdarı ...Tic. Ltd. Şti. arasında █████/2012 tarihli 250.000,00-TL limitli, █████/2015 tarihli 750.000,00-TL limitli 2 adet genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'ün bu sözleşmelerden yalnızca █████/2012 tarihli sözleşmede kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davacının kredi lehdarı şirkete █████/2015 tarihinde 105.000,00-TL iskonto kredisi ve █████/2015 tarihinde 30.000,00-TL spot kredi kullandırmış olduğu, kat ihtarına konu ve takip dayanağı kredilerin de bu krediler oldukları, her iki kredinin █████/2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra kullandırılmış olmaları ve bu kredilerin █████/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi limiti dahilinde kullandırıldığını ispat yükü üzerinde olan davacının, bu hususta delil sunamamış olması karşısında, mahkemece anılan kredilerin kullandırım tarihleri itibariyle █████/2015 tarihli ve davalının kefili olmadığı genel kredi sözleşmesine istinaden kullandırıldıkları yönündeki kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır" (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin ... esas,... karar sayılı █████/2025 tarihli kararı) benzer mahiyette bkz. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin .... sayılı, █████/2025 tarihli ilamı)
Mahkememizce banka kayıtları getirtilmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Kredi Kartının başlangıç tarihinin 14.04.2021 olduğu, dolayısıyla davalının imzaladığı 25.01.2021 tarihli 900.000.00 TL'lik sözleşmeden sonra, imzasının bulunmadığı 05.11.2021 tarihli 900.000.00 TL lık sözleşmeden önce kullandırıldığı, KMH hesabının başlangıç tarihinin 25.02.2021 olduğu, dolayısıyla davalının imzaladığı 25.01.2021 tarihli 900.000.00 TL'lik sözleşmeden sonra, imzasının bulunmadığı 05.11.2021 tarihli 900.000.00 TL lık sözleşmeden önce kullandırıldığı, Vinov Kredisinin davalının imzasının bulunmadığı, 05.11.2021 tarihli 900.000.00 TL'lik sözleşmeden sonra 04.11.2022 tarihinde kullandırıldığı, Bch Kredisinin davalının imzasının bulunmadığı, 05.11.2021 tarihli 900.000.00 TL'lik sözleşmeden sonra 19.10.2022 tarihinde kullandırıldığı belirtilmiştir.
Buna göre mahkememizce davacının kefalet imzasının bulunmadığı █████/2021 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra kullandırılan Vinov kredisinden ve BCH kredisinden kaynaklanan borçlardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Zira davalının bu kredilerin dayandığı genel kredi sözleşmesinde kefaleti bulunmamaktadır.
Ancak davalının Kredi Kartından ve KMH hesabından kaynaklı borçlardan sorumluluğu bulunmaktadır. Bu borçlar davalının imzasının bulunduğu genel kredi/kefalet sözleşmelerinden sonra kullandırılmış olup kullandırıldığı tarihlerde henüz ikinci genel kredi sözleşmesinin imzalanmadığı anlaşılmıştır.
KREDİ KARTI VE KMH HESABINDAN KAYNAKLI BORÇLAR YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE;
Davacı banka ile dava dışı ... Şirketi arasında █████/2021 tarihinde 900.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeyi davalı kefilin müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefilin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 900.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
TCMB, kredi kartı işlemlerinde her yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemlerinde uygulanacak olan aylık azami akdi ve gecikme faiz oranlarını █████/2016 tarihli ve 29886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 'Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğe (sayı 2016/8) göre 3 aylık dönemlerle ilan etmektedir. Söz konusu azami faiz oranı sınırlamaları hem kurumsal hem bireysel kredi kartları için hem de ticari ve bireysel kredili mevduat hesabı (kmh) faiz oranları için geçerlidir. 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun yürürlüğe girdiği █████/2006 tarihinden sonra temerrütün oluşması ve işbu takibin açılmış olması sebebi ile anılan yasa kapsamında 5464 sayılı yasanın 26. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, Merkez Bankası azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklamaktadır. TCMB tebliğine göre █████/2023 tarihinden geçerli olmak üzere gecikme faizi yıllık %26,52 olarak belirlendiğinden dosyamız yönünden de bu oran kabul edilmiştir. Davacı bankanın takip talebinde %29,90 oranında temerrüt faiz talebi bu sebeple uygun görülmemiştir.
KMH hesabı yönünden de █████/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranlan ve Katılma Hesaplan Kar ve Zarar Katılma Oranlan İle Kredi İşlemlerinde faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ ‘in Kredi faiz oranları ve sağlanacak diğer menfaatler başlıklı 4. Maddesinin“ Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir. Ancak, kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları, 2/4/2006 tarihli ve 26127 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kredi Kartı işlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1) ’in 3 üncü maddesinde belirlenen akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemez hükmü gereği, TCMB tebliğine göre █████/2023 tarihinden geçerli olmak üzere gecikme faizi yıllık %26,52 olarak belirlendiğinden dosyamız yönünden de bu oran kabul edilmiştir. Davacı bankanın takip talebinde %29,90 oranında temerrüt faiz talebi bu sebeple uygun görülmemiştir.
Davacı tarafça ... 35. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile; 338.782,08 TL yönünden hesabın █████/2023 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının dava dışı asıl borçluya ve davalı kefile tebliğe çıkarıldığı, asıl borçlunun sözleşmedeki adresine çıkarılan tebligatın █████/2023 tarihinde tarihinde iade edildiği, sözleşmenin kanuni ikametgah başlıklı maddesine istinaden tebliğ edilmiş sayılacağı ve dava dışı asıl borçlunun ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda █████/2023 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı kefile çıkarılan tebligatın █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 1 günlük sürenin sonunda davalı kefilin █████/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda kredi kartı ve kmh hesabından kaynaklı borçlar yönünden dava tarihi itibariyle talep edilebilecek 34.376,52 TL asıl alacak, 140,81 TL işlemiş temerrüt faizi, 7,04 TL BSMV olmak üzere toplam 34.916,38 TL hesap edilmiş olup, alınan rapor denetime elverişli ve teknik olarak yeterli görüldüğünden rapora itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davadan sonra yapılan ödemelerin (█████/2023 tarihli 7.488,26 TL, █████/2023 tarihli 8.008,61 TL, █████/2023 tarihli 7.603,81 TL) tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, davalının kötü niyet tazminat taleplerinin reddedilen miktar yönünden davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
ÇEK DEPO BEDELİ TALEBİ YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE;
Mahkememizin █████/2024 tarihli müzekkeresi ile davacı bankadan dava dışı asıl borçluya teslim edilen çeklere dair çek teslim belgesinin fotokopisinin gönderilmesi talep edilmiş ise de davacı bankanın teslim edilen çeklere dair herhangi bir bilgi ya da belge sunmadığı görülmüştür.
Bilirkişi incelemesinde de çek teslim belgesinin ve çek seri numaralarının sunulmadığı tespit edildiğinden davacı bankanın çek depo bedeli talebi hakkındaki iddiasını ispat edemediği anlaşılmakla bu kalem yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
... KREDİSİ VE BCH KREDİSİNDEN KAYNAKLI BORÇLAR YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE;
Yukarıda da açıklandığı üzere Vinov Kredisinin davalının imzasının bulunmadığı, 05.11.2021 tarihli 900.000.00 TL'lik sözleşmeden sonra 04.11.2022 tarihinde kullandırıldığı, Bch Kredisinin davalının imzasının bulunmadığı, 05.11.2021 tarihli 900.000.00 TL'lik sözleşmeden sonra 19.10.2022 tarihinde kullandırıldığı belirtilmiştir.
Buna göre mahkememizce davacının kefalet imzasının bulunmadığı █████/2021 tarihli genel kredi sözleşmesinin imzalanmasından sonra kullandırılan ... kredisinden ve BCH kredisinden kaynaklanan borçlardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Zira davalının bu kredilerin dayandığı genel kredi sözleşmesinde kefaleti bulunmamaktadır. Bu sebeplerle bu borçlardan kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiştir. Davalının kötü niyet tazminat taleplerinin reddedilen miktar yönünden davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, yasal şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı takip dosyasında davalı ...'ın yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 34.376,52 TL asıl alacak, 140,81 TL işlemiş temerrüt faizi, 7,04 TL BSMV olmak üzere toplam 34.916,38 TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %26,52 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına,
3-Davadan sonra yapılan ödemelerin (█████/2023 tarihli 7.488,26 TL, █████/2023 tarihli 8.008,61 TL, █████/2023 tarihli 7.603,81 TL) tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile infaz aşamasında dikkate alınmasına,
4-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 6.983,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 2.385,14 TL nispi karar harcının, davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 34.916,38 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 53.114,82 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 4.303,50 TL (253,50 TL tebliğler ve posta, 4.050,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 409,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 5.850,00TL (5.850,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.293,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına,
11-Arabuluculuk ücreti olan 1.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre; 1.447,73TL'sının davacıdan, 152,27 TL'sının davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!