Vekaleti kötüye kullanan damadın kayınvalidesinin ticari işletmesinde sadakat borcunu ihlal edip menfaat sağlama iddiasıyla açılan tazminat ve ticari alacak davası.
Özet: Ev hanımı olan davacı, ticari işletmesinin vekaleten idaresini üstlenen damadı olan davalıya karşı, vekalet görevini kötüye kullanma ve sadakat yükümlülüğünü ihlal iddiasıyla tazminat davası açmış; davacı, damadının aracını satıp kendine cip alması, azil sonrası aynı sektörde rakip iş yeri açarak müşterilerini ve çalışanlarını devretmesi ve SGK primlerinin yatırılmaması gibi eylemleriyle zarara uğratıldığını öne sürerken, davalı ise asıl yönetimin davacıda olduğunu, kendisinin yalnızca çalışan olduğunu ve yeni iş yerinin davacının onayıyla kurulduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
DAVA
: Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
TALEP
: Davacı vekili dava dilekçesi ile e müvekkilinin "...... Gıda Tarım" isimli ticari işletme sahibi olduğunu, ancak müvekkilinin gerçekte ev hanımı olan ticari faaliyetten anlamadığını, bu işletme kurulurken gerekli sermayeyi tedarik edip işletmenin idaresini tamamen davalıya bıraktığını, kendisine Bakırköy ..... Noterliğinin █████/2012 tarihli ..... ve █████/2015 tarihli, 5102 sayılı vekaletnameleri verdiğini, bu vekaletnamede bile işletmenin tek imzaya yetkili müdürünün davalı olduğunu, davalının müvekkilinin kızı ile aralarının bozulmuş ve boşanma davalarının devam ettiği sırada müvekkiline ait ..... plakalı aracı satarak kendisine ..... plakalı Jipi aldığını, müvekkilinin Bakırköy .... Noterliğinin █████/2017 tarih ..... ve .... yevmiye numaralı azilname ile vekalet akdinin sona erdiğini, davalının müvekkili ile vekalet ilişkisi devam ederken müvekkiline ait iş yerinin hemen yanında aynı sokakta aynı iş kolunda iş yeri açtığını, müvekkilinin tüm müşterilerini, sözleşmelerini ve işçilerin tamamını aldığını, işçiler tarafından Bakırköy ..... İş Mahkemesinde işçi alacakları için dava açtığını, işçilerin maaşlarının bordroda düşük gösterilmesi sebebiyle SGK primleri yatırılmadığından dolayı açılan bu dava nedeniyle davalının vekalet görevini kötüye kullandığını, müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, ayrıca müvekkili ile aralarında işçi işveren ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkili adına kayıtlı post cihazını boş çek yapraklarını iade etmediğini, stoktaki malı iade etmediğini, müvekkiline ait para ile kendine yeni iş yeri açtığını, davalının vekalet ilişkisini kötüye kullanması ve sadakat borcunu yerine getirmediğinden dolayı 1 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkilinin kayınvalidesi olan davacı ve kayınvalidesinin babası .....'nın teklifi üzerine "......" adlı firmada SGK'lı olarak çalışmaya başladığını, şirketin idaresinin davacıya ait olduğunu, çeklerin tamamının davacı tarafından imzalandığını, işçilerin maaş ödemelerinin ...'un hesabından yapıldığını, davacının kızı ile evli olan davalının boşanma sürecinde müvekkilinin işten çıkartıldığını, çalışan işçilerin ücretlerini ödemeden iş yerini kapattığını, müvekkilinin yaş sebze meyve işi ile ilgili ...... - ... adına açılan yeni firmanın davacının bilgisi ve onayı dahilinde açıldığını, davacının iş yerini kapatması sonucunda işçilerin müvekkilinin iş yerinde çalışmasının doğal bir durum olduğunu, belirsiz alacak davası açılması mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TANIK BEYANLARI
:
Tanık ... Beyanında; Ben davacı ...'un yazlıktan komşusuyum, tarafları bu nedenle tanırım, davacı ... ev hanımı olup herhangi bir ticari iş ile ilgilenmemektedir, bana sormuş olduğunuz ...... Gıda Tarım isimli iş yerinin 500.000 TL altın karşılığında .....'ın eşinin babası olan kişi tarafından ..... 'a açıldığını söylediler, iş yerine ben bir defa gittim, o zaman orada ....... var idi, ..... Hanıma ait ayrı bir oda bulunmamaktaydı, bildiğim kadarıyla işlerin tamamını ..... yürütmekteydi, boşanma aşamasından sonra yeni bir iş yerini açtığını duydum, hatta ...... Gıda Tarımdaki işçilerin bir kısmının yeni iş yerinde çalışmaya başladığını yazlıktaki komşulardan ve ..... Hanımdan duydum, boşanma aşamasında birkaç tane davacıya çek imzalattırdığını duydum, ..... Hanım kendisine ait .... marka arabasını satıp .....'a ..... marka jip almıştır, bu alım satım işlemini vekaleten mi yahut aslen mi yapıldığını bilmiyorum, bildiğim kadarıyla ..... marka araba da evet ait bir arabaydı, ....'ın şirketten ayrıca maaş alıp almadığını bilmiyorum dedi. Boşanma aşamasından sonra davacıya ait ...... Gıda Tarımın işletmesinin devam edip etmediğini bilmiyorum, işçilerin kendi istekleriyle mi yahut davacı tarafından mı çıkarıldığı konusunda bilgi sahibi değilim, ..... boşanma aşamasında veya sonrasında başkaca bir iş yerinde çalışıp çalışmadığını bilmiyorum dedi.
Tanık ... Beyanında; Davacı benim uzaktan akrabam olur, davacı bu işin yalnızca resmi tarafı idi, zaten çalışılan yer hal olup gece dahi iş olabilen bir yerdir, ve bu halde çalışanların % 90'ı erkektir, davacı ev hanımı olup böyle bir işte çalışması zaten mümkün değildi, buranın açılması da damadı iş kurmak amacı ileydi , bu nedenle açıldı ve .......'ın kabul etmemesi üzerine resmi olarak davacı gösterildi, satın almanın tamamını ve işletmeli davalı yürütmekteydi, burada işçi olarak değil yönetici olarak çalışıyor idi, bana sorduğunuz .... markanın satımı ile başka bir araba aldıklarını biliyorum, ancak bu arabaların resmiyette kimin üzerine ve nasıl alındığını bilmiyorum, zaten ..... çok sık araba değiştirmekteydi, boşanma aşamasından yaklaşık 15 gün - 1 ay önce davalının başka bir işletme kurduğunu ve yan dükkanında bu işletmeyi işletmeye başladığını öğrendik, boşanma ile birlikte davacının da bu işletmeyi işletmesi mümkün değil idi, davalının kurmuş olduğu işletmeye davacının işletmesindeki tüm işçiler aynı şekilde geçerek çalışmaya başladı, ancak bu başlamanın davacının işçileri çıkarması ile mi yahut davalının onları çalıştırmak istemesiyle mi gerçekleşip gerçekleşmediğini bilmiyorum, iş yeri kapanmak zorunda kaldıktan sonra ciddi bir miktar borç ödemek zorunda kaldılar, tahminimce 500.000 Dolar civarında işin başından sonuna kadar geçen sürede borç ödemek zorunda kaldılar, Davalı yeni kurmuş olduğu işletme ile davacının işletmesindeki müşterilerin tamamıyla da iş yapmaya başladı, tahminimce muhasebe kayıtlarından ortaya çıkacaktır, benim halde o dönemde iş yerim bulunmaktaydı, bu nedenle de davacıya ait olan işletme ile bilgi sahibiyim, halde iki tür iş yapan işletme bulunmaktadır, birincisi benim gibi satıcılar, ikincisi de ....'ın yaptığı gibi mal almaya gelen alıcılardır, bu nedenle biz neredeyse o dönemde ..... ile her gün karşılaşmaktaydık, ben ...'un hale gelerek herhangi bir mal alımına şahit olmadım, ...... Gıda ismi aslında ..... Hanımın babasının daha önceki işletmesinin ismidir, ..... ismini ...... Gıda olarak ticari işletme adı olarak kullanmaktaydılar, ancak daha sonra bu iş yeri kapandı, o işletme benim yaptığım gibi satış işi yapmaktaydı, tasfiye edildi, sonrasında ..... için açılan ve alım işi yapılan bu işletmeye de bu isim verildi, ..... amca ile ..... abla birlikte oturmaktaydı, geçimlerini de ..... Amcanın serveti ile karşılamaktaydılar, ..... Beyin boşanmadan önceki işlettiği ...... gıda ile boşanma sonrası açtığı ..... Tarım isimli işletmedeki iş yaptığı kişilerin aynı olup olmadığı yönünde bilgi sahibi değilim, ancak bu muhasebe kayıtları ile ortaya çıkabilecek husustur dedi.
Tanık ... Beyanında; Ben halde çalışmaktayım, alım işi yapıyorum, davalı ... da ...... Gıda Tarım isimli işletmeyi işletmekteydi, ...'u ben iş yerinde hiç görmedim, kendisi ev hanımıdır, bütün işleri ....... yönetmektedir, ....... burada işçi değil Yönetici pozisyonundadır, bildiğim kadarıyla bu iş yeri ....... için açılmıştır, alım satımları iş yerine işçi alımlarını tamamını ....... yapmaktadır, boşanma davasından sonra aynı yerde başka bir işletme açmıştır, aynı konuda bir iş yeridir, aynı müşterilerle ve aynı işçilerle çalışmaktadır, boşanmadan sonra ...... Gıda Tarım kapanmıştır, bildiğim kadarıyla işçiler de .......'ın açmış olduğu yeni işletmeye başlatılmasıyla beraber orada çalışmaya başlamışlardır, bana sormuş olduğunuz stoktaki malların iade edilmediği ve yüklü borç bırakıldığı yönünde duyum aldım, ancak görgüye dayalı bir bilgim yoktur dedi.
Davalı vekilinin talebi ile soruldu
: ...... Gıda Tarım ismi halde bilinmekteydi, ancak davalı bu ismi kullanmıştır, bu isimdeki ...'un babasının işletmesi komisyonculuk üzerineyken .......'ın yaptığı işletme tedarik üzerinedir dedi.
Tanık ... Beyanında; Ben halde mal alımı satım işiyle uğraşmaktayım, ... adına ....... bizden mal alıyor idi, alınan mallara ilişkin faturaları biz ... adına kesiyor idik, bize gelen ödeme şekli çek ile ödemedir, bu çekleri de bize ....... getiriyordu ancak çekleri keşide eden ... idi, ben ...'u halde hiç görmedim, ... resmiyetteki şirketin sahibidir, ancak işleri ....... yürütmektedir, buradan ayrıca çalıştığı için bir ücret alıp almadığını yahut kâr payından bir miktar alıp almadığını bilmiyorum, Kumburgaz'da alınan yazlık bu dönemde alınmış olup ... adına alınmıştır, ancak şirketin kârı ile mi şahsi parası ile mi alınıp alınmadığını bilmiyorum, .......'ın bizden alımları belli bir süre durdu, daha sonra ...... adındaki bir işletme adı ile yeniden alım yapmaya başladı, biz o dönemde ne olduğunu sorunca kendisinden yetkinin alındığını söyledi, bildiğim kadarıyla ..... çalışan işçilerden bir kısmı daha önce ...... Gıda Tarımda çalışmaktaydı, ancak bu işçilerin ..... çalışmaya başlama süreçleri hakkında bilgi sahibi değilim dedi.
Davalı vekilinin talebi ile soruldu
: ...... ismini ben daha önceden de duyuyordum, bize bir tane çek gelirdi, ondan da ...a aittir, vekaleten ibaresinin olup olmadığını hatırlamıyorum beyanında bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizden verilen █████/2019 tarih ve ..... Esas .... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı doğrultusunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek iş bu esas numarasını almıştır.
Dava, ticari vekil olduğu iddia edilen davalının vekalet görevini kötüye kullanmasından kaynaklı olarak ortaya çıkan ve davalı ticari vekilin özen ve sadakat borcuna aykırı hareketleri neticesi oluşan zarar kalemlerinin tazminine ilişkin maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Dosyaya sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda huzurdaki davada uyuşmazlık konusunun, vekaletnamenin kötüye kullanılıp kullanılmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ...... plakalı aracın 20.09.2017 tarihinde 50.000 TL değerle satıldığı ancak satış bedelinin hesaplara intikal ettirilmediği ve 8.000,80 TL Satış kaynaklı kaydi zararının bulunduğu, ...... Tarım Ürünleri İşletmesinin ..... Bankası ..... Şubesinde açılmış ..... numaralı vadesiz hesabından çekilen paraların işletme kasasına giriş kaydı yapılmayan dekontların toplam tutarının 210.004,45 TL olduğu, 28.04.2014 tarihli ...... ve ..... vadeli hesaplara yatırılan ve 13.06.2014 tarihinde çekilen tutarların işletmenin muhasebesine kayıtlı olmadığı, kaydedilmeyen tutarın toplam 141.588,63 TL olduğu, Neticeten Neticeten yapılan tüm incelemeler çerçevesinde İşletme hesaplarından ....... tarafından çekilen 210.000,00 TL, İşletme Vadeli hesaplarında nemalandırıldıktan sonra hesaplardan çekilen 141.588,63TL ve araç satışı kaynaklı 8.000,80TL olmak üzere toplam (210.000,004141.588,634-8.000,80)359.589,43 TL işletmenin zarara uğradığının tespit edildiği, Yapılan incelemelerde ...'nun genel vekaletine dosya mündericatında rastlanmamış, ancak 10.11.2017 Tarihli azilname ile ... tarafından 19.11.2012 tarih .... Yevmiye Sayılı Bakırköy .... Noterliğinden verilen vekaletnameden azledildiği görülmüştür. Diğer taraftan ...'nun işletmenin SGK hizmet listesinde yer aldığı, ███████-2017-08 dönemleri arasında ... İşletmesinde 5223,54 Meslek Kodu (Perakende Satış Elemanı) olarak çalıştığı tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli ek raporda; Yüce Mahkemece tevdi edilen görev kapsamında ek rapor bakımından
davalının 23.09.2024 tarihli dilekçesinde belirtilen ilgili itirazlar çerçevesinde hazırlanmıştır.
Mahkemenin Görevi Bakımından
:
Davacı ...’nun elinde bulunan ve 10.11.2017 tarihine kadar geçerli olan ve ticari işlemeleri
yapmak üzere verilen vekâletnamenin niteliği gereği ticari vekil sayıldığından Bölge Adliye Mahkemesi;
TTK 'nın 4.1.c maddesi uyarınca, ticari vekâlet ilişkisinden doğan uyuşmazlıkla mutlak ticari dava
olduğuna, taraflar arasında işçi işveren değil vekâlet ilişkisi bulunduğundan İlk derece Mahkemesince
oluşan kanaat yerinde olup ilk derece Mahkemesinin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine,
kararın dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan
istinaf başvurusunun esastan reddine 09.02.2021 tarihinde kesin olarak karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararlar bakımında kesinlikten anlaşılması gereken, bu kararın ilk
derece mahkemesini bağlaması, ilk derece mahkemesinin kararın gereğini yerine getirmek zorunda
olması, bu konuda temyiz yoluna gidilememesidir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin kararından
itibaren görev bakımından bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Vekâletin ve İş Akdinin Niteliği Açısından:
Mutlak ticari davalar bakımından, tarafların tacir olup olmaması veya yapılan işin ticari iş olup
olmadığının bir önemi yoktur. Tarafları arasındaki vekâlet ilişkisine ilişkin olarak kök raporda tespit
edilen hususlar şunlardır; ...’nun genel vekâletine dosya mündericatında rastlanmamış, ancak
10.11.2017 Tarihli azilname ile ... tarafından 19.11.2012 tarih .... Yevmiye Sayılı Bakırköy
..... Noterliğinden verilen vekâletnameden azledildiği görülmüştür. Diğer taraftan ...’nun
işletmenin SGK hizmet listesinde yer aldığı, ███████-2017-08 dönemleri arasında ...
İşletmesinde 5223,54 Meslek Kodu (Perakende Satış Elemanı) olarak çalıştığı tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık davalının ticari vekil sıfatıyla vekâlet sözleşmesini kötüye kullanmak suretiyle
vermiş olduğu zarara ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu’nun 552. maddesi uyarınca perakende satış
elemanlarının da ticari vekil sıfatını haiz olabileceği düzenlenmiştir. Vekâlet sözleşmesi açısından ise
TBK.510/II’ye göre ise vekil vekâletin ifası nedeniyle uğradığı zararın vekâlet veren tarafından tazmin
edilmesini isteyebilecektir. Ancak vekâlet veren kusuru olmadığını ispat ederek zararı tazmin borcundan
kurtulabilir (TBK.510/II). Görüldüğü üzere kanun vekâlet verenin ispatından söz etmiştir dolayısıyla vekil
kusuru değil vekâlet veren kusursuzluğunu ispat edecektir. Vekâlet verenin tazmin borcu zararın ortaya
çıktığı günden itibaren muaccel olur ve zararın doğduğu günden itibaren faiz yürütülmelidir. Vekâlet
sözleşmesinden kaynaklanan alacaklara ilişkin olarak tespitler kök raporda yapılmış olup, tekrar buna
ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Kıdem ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin olarak ise itiraz dilekçesindeki talebe yönelik yapılan
incelemede,; 2021 yılına kadar 1 ile 41 arası 39 tane işten çıkış kodu bulunmaktaydı. Bunlardan birisi de
29 numaralı koddur. 29 numaralı kod; ¨İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı
davranışı nedeni ile fesih" anlamına gelmekte olduğundan belirtilen tarihte bu kod üzerinden sözleşmenin
feshedildiği anlaşılmıştır. Söz konusu iş ilişkisinin, taraflar arasında devamının beklenemeyeceği
durumlarda, işçi ve işverenin sözleşmeyi feshedebilme imkânı bulunmaktadır. Taraflar arasındaki iş
ilişkisinin devamının beklenemez durumda olup olmadığı hususu, iyi niyet ve dürüstlük kuralları
çerçevesinde belirlenir. Sözleşmelerin sona erdirilmesi hususunda keyfiliğin önüne geçilebilmesi
maksadıyla, sözleşmeyi sona erdirmek isteyen taraf lehine, haklı bir nedenin ortaya çıkmış olması
gerekmektedir. Haklı nedenin ne olabileceği, Türk Borçlar Kanunu madde 435/2’de “Sözleşmeyi
fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve
koşullar, haklı sebep sayılır” şeklinde ifade edilmiştir. İşveren tarafından yapılan fesihlerde fesih, ahlak
ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri sebebine dayanmaktaysa, burada feshin haklı nedene
dayandığı kabul edilir ve işveren kıdem ve ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğünden kurtulacaktır, şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya sunulan █████/2025 tarihli ek raporda; kök ve ek raporlar ışığında, davalı ...'nun ticari vekil sıfatı ile hareket ettiği dönemde, şirket kaynaklarını yetkisiz ve belgesiz kullanmak suretiyle davacı şirketi zarara uğrattığı değerlendirilmiştir. Davacının işletmesinin mali kayıtlarında tespit edilen usulsüzlükler ve eksiklikler nedeniyle, davalının sorumluluğu netleşmiş; 359.589,43 TL'lik zarar ortaya konmuştur. Öte yandan, davacı aleyhine açılmış olan toplam 93.235,29 TL tutarındaki işçi alacakları kaynaklı icra takiplerinin, davalının işletmeyi yönettiği dönemle örtüştüğü ve işçilik yükümlülüklerinin eksik/ihmalkâr şekilde yerine getirilmesi nedeniyle doğduğu kanaati oluşmuştur. Sonuç olarak; davalı ...'nun hem haksız rekabet teşkil eden fiilleri, hem de özen borcuna aykırı mali yönetim uygulamaları sebebiyle davacıyı zarara uğrattığı; bu zararların somut belge, kayıt ve icra dosyalarıyla desteklendiği değerlendirilmiştir. Ancak Haksız rekabet iddiası: Davalının davacı ile vekâlet ilişkisi devam ederken, aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, davacının çalışanlarının davalı tarafından istihdam edildiği ve aynı sokakta benzer bir işletme açtığı ticaret sicili kayıtları ile ve tanık beyanlarıyla belirlenmiştir. Ancak, müşteri/ciro/kâr kaybına ilişkin zarar iddiasının 2017 sonrası finansal verilerle somutlaştırılması gerektiği tespiti yapılmıştır.
█████/2025 tarihli bilirkişi ek raporda; davacının 28.03.2018 Dava tarihi itibarı ile haksız rekabet nedeniyle uğradığı muhtemel zarar 71.062,56 TL olarak hesaplanmış olup, önceki raporlarımızdaki tespit ve kanaatlerimiz muhafaza edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı sonucu yapılan incelemede; taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının davacı ve davalı arasında vekalet ilişkisi sebebiyle davacıya ait iş yerinde davalının vekil olarak yaptığı işlemlerin vekalet akdini kötüye kullanma niteliğinde olup olmadığı, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi sona ermeden davacının aynı iş kolunda iş yeri açmasının rekabet yasağı kapsamında olup olmadığı ile işçi alacakları kaynaklı davalının vekilin özen borcuna aykırı davranışı nedeniyle davacının uğramış olduğu zarardan sorumlu olup olmadığına ilişkin olup birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında uyuşmazlık konularının ise taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı, haksız fesih nedeniyle davacının hizmet akdinden kaynaklanan tazminatı talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydıyla vekalet görevinin kötüye kullanılması sureti ile ve 2012-2017 yılları arası ticari faaliyetten elde edilip de ödenmeyen ticari kazanç, iade edilmeyen çek yaprakları ve pos cihazı sureti ile uğranılan zarar, stokta bulunması muhtemel olup da davalının kendi işyerine götürdüğü mal kabilinden şimdilik 1,00 TL'nin; rekabet yasağına aykırılık sebebi ile uğranılan ticari zarar kabilinden şimdilik 1,00 TL'nin; işçi davaları sebebi ile davalı vekilin özen borcuna aykırı davranışından dolayı uğranılan zarar için şimdilik 1,00 TL'nin ve tüm bu haksız davranışlar sebebi ile uğranılan manevi zararın tazmini bakımından 50.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, davalı taraf ise ..... adlı firmada SGK'lı olarak çalışmaya başladığını, şirketin idaresinin davacıya ait olduğunu, çeklerin tamamının davacı tarafından imzalandığını, işçilerin maaş ödemelerinin ...'un hesabından yapıldığını, davacının kızı ile evli olan davalının boşanma sürecinde işten çıkartıldığını, davalının yaş sebze meyve işi ile ilgili ..... -... adına açılan yeni firmanın davacının bilgisi ve onayı dahilinde açıldığını, davacının iş yerini kapatması sonucunda işçilerin davalının iş yerinde çalışmasının doğal bir durum olduğunu bu nedenle davanın reddini talep etmiştir.
Davacının Bakırköy ..... Noterliği'nin 19.11.2012 tarihli ..... sayılı ve Bakırköy ..... Noterliği'nin 12.03.2015 tarihli .... sayılı vekaletnameleri ile davalıyı vekil tayin ettiği daha sonra Bakırköy ..... Noterliği'nin 10.11.2017 tarihli .... yev. Numaralı ve yine Bakırköy ..... Noterliği'nin 10.11.2017 tarihli ..... yev. Numaralı azilnameleri ile davalıyı vekillikten azlettiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, davacının ev hanımı olup işletme kurulurken gerekli sermayeyi tedarik ederek işletmenin idaresini tamamen damadı olan davalıya bıraktığını ve kendisine vekaletname vererek ticari bir vekalet akdi kurulduğunu beyan etmektedir. Davalı taraf da, işletmenin tamamen davacı ...'un emir ve talimatları ile onun adına ... tarafından yönetilmeye başlandığını beyan etmiştir. Bu kapsamda SGK kayıtlarında davalı sigortalı çalışan olarak görülmekte ise de bu hususun davalının iddia olunan ticari vekil sıfatına bir etkisi bulunmamaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 547/1 maddesinde, ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.” şeklinde tanımlanmıştır. Bunun yanında ticari vekilin tanımı, ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi verilmeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir, şeklinde tanımlanmıştır.
Dosya kapsamında alınan denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda işletme hesaplarından davalı ... tarafından çekilen 210.000,00 TL, İşletme Vadeli hesaplarında nemalandırıldıktan sonra hesaplardan çekilen 141.588,63 TL
ve araç satışı kaynaklı 8.000,80 TL olmak üzere toplam (210.000,00+141.588,63+8.000,80=) 359.589,43
TL işletmenin zarara uğradığının tespit edildiği,
10.11.2017 tarihli azilname ile ... tarafından 19.11.2012 tarih ..... Yevmiye Sayılı Bakırköy
..... Noterliğinden verilen vekaletnameden azledildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesi, dinlenen tanık beyanları, icra dosyaları, Bakırköy ..... Noterliği'nin 19.11.2012 tarihli .... sayılı ve Bakırköy ..... Noterliği'nin 12.03.2015 tarihli 5102 sayılı vekaletnameleri ve Bakırköy ..... Noterliği'nin 10.11.2017 tarihli ..... yev. Numaralı ve yine Bakırköy ...... Noterliği'nin 10.11.2017 tarihli ..... yev. Numaralı azilnameleri ile dosyadaki tüm bilgi ve belgeler göz önüne alındığında davalı ...'nun hem haksız rekabet teşkil eden fiilleri, hem de özen borcuna aykırı mali yönetim uygulamaları sebebiyle davacıyı zarara uğrattığı, davalının ticari vekil sıfatıyla çalışmakta
olduğu anlaşıldığından davalının davacının işletmesinin mali kayıtlarında tespit edilen usulsüzlükler ve eksiklikler doğrultusunda ticari vekil sıfatıyla vekalet sözleşmesi uyarınca işletme faaliyetleri nedeniyle vermiş olduğu bilirkişi raporları ile tespit edilen 359.589,43 TL zararın dava tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı aleyhine açılmış olan toplam 93.235,29 TL tutarındaki işçi alacakları kaynaklı icra takiplerinin, davalının işletmeyi yönettiği dönemle uyumlu olduğu ve davalının yükümlülüklerini eksik şekilde yerine getirilmesi nedeniyle doğduğu anlaşıldığından işçi alacakları kaynaklı davalının, vekilin özen borcuna aykırı davranışı nedeniyle, icra dosyaları incelendiğinde her ne kadar bilirkişi raporunda takip çıkış miktarı göz önüne alınarak hesaplama yapılmış ise de 31.10.2022 tarihli dosya kapak hesapları incelendiğinde bedelin 135.988,40 TL olduğu anlaşıldığından, 135.988,40 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, haksız rekabet yönünden yapılan incelemede ise davalının davacı ile vekâlet ilişkisi devam ederken, aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, davacının çalışanlarının davalı tarafından istihdam edildiği ve aynı sokakta benzer bir işletme açtığı, bu nedenle davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmış olup bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 28.03.2018 tarihi itibarı ile haksız rekabet nedeniyle uğradığı muhtemel zararın 71.062,56 TL olduğu anlaşılmakla davacının haksız rekabet nedeniyle uğramış olduğu zarara ilişkin 71.062,56 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise yasal koşullar oluştuğu anlaşıldığından takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası yönünden yapılan incelemede taraflar arasında ticari vekil sıfatıyla vekalet ilişkisi bulunduğu, işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı, Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki iş ilişkilerine tâbi olarak
çalışanların kıdem tazminatı alacağına hak kazanamayacağı anlaşılmakla Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A) Mahkememizin .... Esas ve birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyaları yönünden;
1- DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının ticari vekil sıfatıyla vekalet sözleşmesi uyarınca işletme faaliyetleri nedeniyle vermiş olduğu 359.589,43 TL zararın dava tarihi olan █████/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-İşçi alacakları kaynaklı davalının vekilin özen borcuna aykırı davranışı nedeniyle 135.988,40 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının haksız rekabet nedeniyle uğramış olduğu zarara ilişkin 71.062,56 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
6-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 40.756,51-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 11.024,98-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 29.731,53-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 95.462,46-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 28,937,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 853,93-TL Peşin/nisbi Harcı, 10.171,05-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 11.060,88TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
10-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.619,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.619,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.261,32-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
11- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE,
B) Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyası yönünden DAVANIN REDDİNE,
1-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap edilen 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5- HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Aiş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!