İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, maden ve beton kimyasalları satışından kaynaklanan 46.247,73 Euro cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, maden ve beton kimyasalları satışından doğan 46.247,73 Euro cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken; davalı ise zamanaşımı, davanın süresinde açılmaması ve yetki itirazlarının yanı sıra, ticari ilişkinin cari hesap niteliğinde olması sebebiyle alacak miktarının tekil faturalar üzerinden değil, tüm alacak ve borç kalemlerinin mahsubuyla belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil --------- şirketi, maden kimyasalları, beton katkı kimyasallarının üretim, satış ve pazarlaması alanlarında faaliyet göstermekte olduğunu, bu kapsamda da davalı -------- şirketine muhtelif tarihlerde maden kimyasalları ve beton katkı kimyasalları satış ve teslimini yaptığını, bu bağlamda da taraflar arasında cari hesap ilişkisi mevcut olup, ilgili faturalar Euro olarak yabancı para cinsinden düzenlendiğini, davalı kendisine teslim edilen mallar ve faturalar bakımından çeşitli tarihlerde cari hesaba istinaden ödemeler yaptığını, davalının müvekkil şirkete 46.247,73 Euro borcu bulunduğunu, ancak Mayıs 2025 başından itibaren davalı yan cari hesap bakiyesini kapatmadığı gibi herhangi bir ödemede yapmadığını, davalı yan ile müteakip defa yapılan görüşmelerden netice alınanaması üzerine-------- İcra Dairesinin -------- E dosyası icra takibi başlatıldığını, davalı yana teslim edilen malların faturaları euro döviz cinsinden olup, icra takibi yabancı para cinsi üzerinden başlatıldığını, müvekkilin davalıdan asıl alacak tutarı 46.247,73 Euro olup, icra takibi bu tutar üzerinden başlatıldığını, ancak davalı yan icra takibine, borca ve yetkiye haksız şekilde 10.07.2025 tarihinde itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazı haksız olduğunu, alacağın likit olması sebebi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle, açılan dava ve talep edilen alacak kalemleri için zamanaşımı itirazlarının mevcut olduğunu, ayrıca, açılan itirazın iptali davası da süresinde açılmadığını, süresinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, davacı taraf, dava dilekçesinde faturalardan bahsetmiş ve alacağına ona dayandırdığını, aleyhe kabul anlamına gelmemekle birlikte, iki taraf arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi burada müvekkil davalı şirket ile takip alacaklısı davacı arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişki sözkonusu olacağını, bu doğrultuda, davacı ile müvekkil davalı şirket arasında ticari ilişkin tekil olaylar/ilişkiler üzerinden değil, belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, bir diğer deyişle, belli dönem içerisinde kısım kısım mal/hizmet alımı ve aynı şekilde kısım kısım ödemeler yapılacak, dönem sonunda alacak/borç kalemler hesaplanır, bu doğrultuda bakiye kısım üzerinden ticari ilişkinin yürütülmesi gerekeceğini, yani davacının yaptığı gibi belirli faturaların alacak kalemleri içerisinden çekilerek takibe konu edilmesi mevcut ticari ilişkinin olağan akışına aykırı olduğunu, burada yapılması gereken dönem sonunda tüm alacak/borç kalemlerinin hesaplanıp mahsup edildikten sonra kalan bakiye miktar üzerinden hareket ettiğini, müvekkil davalı şirket tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapılmışsa söz konusu ödemelere ilişkin kayıtlar ticari defterlerde bulunmakta olup, ticari defter ve kayıtların bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi neticesinde bu hususlar ortaya konulacağını, bu nedenle, anılan ödemelerin cari hesaptan düşülüp düşülmediği, faturaların hangi tarihte ve kim imzasına teslim edildiği, faturaların içeriği ve fatura karşılığı yapıldığı iddia edilen mal veya hizmet tespitine ilişkin bilgi bulunmadığı ve bu doğrultuda net bir cari hesap bakiyesi ortaya konulamadığından takibe konu borca itiraz zarureti hasıl olduğunu, nitekim davacı takip alacaklısının itirazımızın, haksız olduğu ve hukuki dayanağı olmadığına dair iddiaları müvekkil davalı şirketi kötüniyetliymiş gibi göstererek icra inkar tazminatına hükmedilmesini sağlama amacı taşıyan, somut dayanağı olmayan iddialardan ibaret olduğunu, bu doğrultuda takip alacaklısı davacının sanki müvekkilimiz kasten borca itiraz etmiş gibi bir intiba uyandırmaya çalışarak talep ettiği icra inkâr tazminatının açıkça haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Eldeki dava itirazın iptaline ilişkindir.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidirİtirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmasıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davası açılamaz. Bu husus dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesinin 3. fıkrasında; "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.Yine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin 3. fıkrasında alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarının ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin ve faizinin, takip talebinde ve ödeme emrinde belirtilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Buna göre; alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını takip talebinde göstermek zorunda olup, buna bağlı olarak bu zorunluluğun ödeme emrinde de yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu noksanlık kamu düzeni ile ilgili olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır .--------- sayılı kararı ile takibin iptaline karar verildiği, mezkur kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
HMK 331 maddesi hükmü uyarınca davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde Hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hüküm eder.Somut olayda ilk derece ilk derece mahkemesince karar verildikten sonra eldeki davaya konu icra takibinin iptaline ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Yukarıda anlatılan açıklamalar doğrultusunda tarafların haklılık durumu değerlendirildiğinde usulüne uygun açılmış icra takibi olmadığından usulden reddedilmesi gerekli davada davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 205,13-TL karar harcının daha önceden ödenen toplam 25.828,35-TL harç düşüldükten sonra fazladan alınan 25.623,22-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan; Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 45,00-TL'nin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1 maddesine göre 22.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde--------- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 4.600,00-TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!