Kazandırıcı zamanaşımı ile tapusuz taşınmazın tescili talebinde, elbirliği mülkiyetindeki tereke adına açılan davanın tüm mirasçıların muvafakati veya tereke temsilcisi aracılığıyla görülme zorunluluğu.
Özet: Davacı vekilinin, murisinin uzun yıllar zilyetliğinde bulunan tapusuz taşınmazların kendi miras payı oranında tescili talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, elbirliği mülkiyetine tabi terekeye ait tasarrufi işlemlerin tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması veya terekeye temsilci atanması gerektiği; davacının tek başına açtığı davanın usulden reddi gerektiği gerekçesiyle talebi reddetmiş, davacı vekili ise bu durumun dava şartı eksikliği olarak değerlendirilip süre verilmesi veya her mirasçının kendi başına dava açabilmesi gerektiği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gaziantep 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziantep ili ... ilçesi ... Mahallesinde 396-1249-395 parseller arasında yaklaşık 90 dönüm, 1016-177 parseller arasında yaklaşık 2 dönüm, 917-993-97-1131 parseller arasında yaklaşık 20 dönüm ve 174-178 parseller arasında yaklaşık 12 dönüm tapulama harici yeri davacının murisi ...'in 45-50 yıldır malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığı, murisin 17.09.2021 tarihinde vefat ettiği ve murise ait tüm malların mirasçılara geçtiği iddiasıyla, kazandırıcı zamanaşımına dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerine göre taşınmazların davacı adına miras payı oranında tescilini istemiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan dava açısından müvekkili Kurumun husumet ehliyeti bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada zilyetlikle tescil şartları oluşmadığını, açılan davanın reddine karar verilerek dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIGaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, davacının miras bırakanı ...'in ölüm tarihine göre TMK'nın 701. maddesi gereğince terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu, elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkının ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu, TMK'nın 6 40... . maddeleri hükümlerine göre elbirliği mülkiyetinde tasarrufi işlemlerde oy birliğinin aranacağı, tasarrufi işlemlerin tüm mirasçıların katılımıyla yapılabileceği, dava açmanında da tasarrufi bir işlem olduğu, murisin terekesine göre üçüncü kişi konumunda olan kişiler aleyhine miras payı oranında açılan tapu iptali ve tescil davasının, tereke adına açılmış bir dava bulunmadığından diğer mirasçıların muvafakatinin alınması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilerek görülmesinin mümkün olmadığı ancak muristen intikal ettiği belirtilen bir taşınmazın tamamının davacı adına tescili istemiyle dava açılmasının mümkün olduğu fakat davacının bu şekilde dava açmadığı gibi keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişiler ile davaya vaki asli müdahale taleplerinin de çekişmeli taşınmazın (taksim, hibe vs. yoluyla) davacıya intikal etmediği hususunu net bir şekilde ortaya koyulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.IV. İSTİNAFMahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın davacının murisinin terekesine ait olduğu, davacının murisinin davacıdan başka mirasçılarının bulunduğu, davacının miras payı oranında taşınmazın adına tescilini istediği, davacı taşınmazın kendi adına veya miras payı oranında tapu iptali ve tescil davasını diğer mirasçılar aleyhine açabilir ise de elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi bulunan bir terekede, terekeye ilişkin tüm tasarruf işlemlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 40... . maddeleri uyarınca tüm mirasçılar tarafından birlikte yapılması zorunlu olup tasarrufi işlem niteliğindeki davanın terekeye göre üçüncü kişi konumunda olan davalılara karşı da tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, bir mirasçının kendi adına tek başına açtığı davada sonradan diğer mirasçıların muvafakatlarının alınmasının da hüküm ifade etmeyeceği belirtilerek esastan ret kararı verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; Mahkemenin kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece terekeye temsilci atanması veya diğer mirasçılarının muvafakatlarının alınması için süre verilmesi gerekirken verilmediğini, taşınmaz üzerinde mirasçıların miras hisselerinin belirli olduğunu, boşanma veya evlilik gibi şahsa sıkı sıkıya bağlı bir durumun bulunmadığını, her mirasçının bu konuda tek başına dava açabilmesinde bir beis bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.Dava konusu bölümler, Gaziantep ili ... ilçesi ... Mahallesinde 1981 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılmıştır.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.