ByLock kullanımına ilişkin eksik araştırma ve yeni delillerin değerlendirilmemesi nedeniyle silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinin bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararında, Bylock kullanımına dair teknik verilerin eksik araştırılması, sanığın Bylocku başkasının yüklediği beyanına rağmen ilgili kişinin raporunun incelenmemesi, UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sorgulama yapılmaması ve hükümden sonra ortaya çıkan EMAR ile BAR raporlarının sanık müdafiine sunularak diyeceklerinin sorulmaması gibi önemli eksiklikler bulunduğundan, dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmek üzere bozulmuştur.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bingöl 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63/1. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Tebliğnamedeki "Tanık Bayram B.'un soruşturma aşamasındaki anlatımları yargılama açısından önemli olduğu değerlendirilmekle, duruşmada tanık sıfatıyla dinlenmesi ve CMK’nın 217. maddesi uyarınca beyanları sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulmasına" ilişkin bozma talepli görüşe olaya ilişkin ...'un eşi ...'un mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlenmesi ve ...'un tanık olarak dinlenmesinin dosyaya bir yenilik katmayacağına ilişkin mahkemenin uygulama ve gerekçesi yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki ilgili hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.1- Sanığın ByLock iletişim sistemi kullanıcısı olduğunun belirtilmesi karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, ███████-956 esas ve ████████ sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin .......silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle, ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının yeniden sorularak getirtilmesi, Sanığın soruşturma aşamasında telefonuna ... .... tarafından ByLock uygulamasının indirildiğini beyan etmiş olması karşısında, anılan kişiye ait ByLock tespit ve değerlendirme raporunun dosyaya kazandırılarak incelenmesi ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinde sanıkla ilgili bilgi, beyan veya ifade bulunup bulunmadığı hususunda sorgulama yapılarak varsa söz konusu kişilerin aşama beyanlarının aslının veya onaylı suretlerinin ve getirtilerek sonucuna göre de sanığının hukuki durumunun tayini gerekirken sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,2- Hükümden sonra dosyaya UYAP sistemi üzerinden 28.03.2025 tarihinde gelen emniyet mahrem analiz raporu (EMAR) ile emniyet mahrem birliktelik analiz raporunun (BAR) ve elde edilecek tüm delillerin, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması,Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2-a maddesi uyarınca Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.