3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, sanığın gönüllü teslim olup örgütsel faaliyetlere dair samimi bilgiler vermesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadığı gerekçesiyle bozdu.
Özet: Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, sanığın soruşturma aşamasından itibaren örgütle tanışma, faaliyetlerine katılma ve mahrem yapıdaki örgütsel görevleri hakkında detaylı bilgiler vererek suçun aydınlatılmasına katkıda bulunması ve samimi bir pişmanlık sergilemesi karşısında, Türk Ceza Kanununun 221/4-1 maddesindeki gönüllü teslim olma ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunması sebebiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 24. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM
: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1-2, 53, 58/9ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilenmahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkûmiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;Savunmasında ilk aşamadan itibaren 2011 yılında örgüt ile tanışıp sohbet ve etkinliklerine katıldığını, 2012 yılında ..'ya tayin ile geldikten sonra 2013 yılında manevi zorluklar yaşaması üzerine yeniden örgüt ile iletişime geçtiğini, kendisine Yargıtay zabıt katiplerinin sorumluluğunun verildiğini, ByLock programının kim tarafından yüklenildiğini anlatan sanığın örgütle irtibatına dair bilgiler verdiği, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirmesi karşısında, sanığın 27.01.2017 tarihli tutanağa göre kendiliğinden geldiğinin bildirildiği, 27.01.2017 tarihli vermiş olduğu ifadesinde etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiğinin ve yargılama aşamasında da ifadelerini tekrar ettiğinin anlaşılması karşısında; söz konusu olayda gönüllü teslim olma şartlarının oluştuğunun kabul edilmesinin gerektiği, bu anlamda örgütle tanışma, sohbetlere katılma, mahrem yapıdaki örgütsel faaliyetleri ile ilgili örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunan, samimi şekilde pişmanlık duyan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221/4-1. cümle uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.