Danıştay, KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin FETÖ/PDY iltisakına dair ankesörlü hat kayıtlarının delil niteliğini inceleyerek temyiz başvurusunu reddetti.
Özet: Danıştay, kamu görevinden çıkarılan davacının işlemin iptali talebini reddeden alt mahkeme kararlarını onarken, terör örgütü üyeliği suçundan kesinleşmemiş ceza davası bulunsa dahi, ceza soruşturması ve kovuşturmasındaki delillerin davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesinde kullanılabileceğine hükmederek, özellikle davacının telefon hattının, örgütün "mahrem hizmet sorumluları" tarafından askeri personelle iletişimde takip edilmeyi engellemek amacıyla kullanılan, ankesörlü veya sabit hatlardan askeri personelle ardışık aramalar şeklinde gerçekleşen iletişim kayıtlarının örgütle bağlantısını gösterir somut bir delil teşkil ettiğini kabul etmiş ve bu bağlamda kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka uygun bulmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: ██████████Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
: ...Vekili
: Av. ...Karşı Taraf (Davalı)
: ... Bakanlığı / ANKARAVekili
: Av....İstemin Özeti
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, işlemin şekil, sebep ve konu unsurları yönünden sakat olduğu, somut bilgi ve belgeye dayanmadığı, idarenin takdir yetkisinin sınırlı olduğu, dava konusu işlemde bu yetkinin dışına çıkılarak muğlak değerlendirmelerde bulunulduğu, disiplin soruşturmasının savunma hakkını kısıtlar şekilde gerçekleştiği, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti
: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi
: ...Düşüncesi
: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün olmamakla birlikte, ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında elde edilen delil ve tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının değerlendirilmesi bakımından dikkate alınabileceği açıktır.Bu bağlamda, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "Sanığın kullandığı GSM numarası ve bu numaranın Ankara ve Konya ilinde arandığı sabit ve /veya ankesörlü hatlara ilişkin HTS kayıtları bilirkişi tarafından incelenmiş bilirkişi raporuna göre; Sanığın adına kayıtlı olan ve sanık tarafından kullanılan ... numaralı hattın Ankara ilinde bulunan sabit ve/veya ankesörlü hatlardan 2013 yılında 6 defa, sanığın adına kayıtlı ve sanık tarafından kullanılan ... numaralı hattın yine Ankara ilinde bulunan sabit ve/veya ankesörlü hatlardan 2014 yılında 1 defa, 2015 yılında 1 defa, 2016 yılında 1 defa arandığı, 28.07.2015 tarihinde sanık tarafından kullanılan ... numara 312 ... numaralı hattan saat 17:18:02 de aranmadan önce aynı gün aynı telefondan saat 17:14:09 da M.A. isimli askeri personelin ardışık olarak arandığı, 05.07.2013 tarihinde sanığın adına kayıtlı olan ve sanık tarafından kullanılan 0 545 ... numaralı hattın Konya ilinde bulunan 0 332 ... numaralı sabit hattan saat 22:32:00 de arandığı, aynı gün aynı telefondan saat 22:33:42 de askeri personel olan M.K.'un ardışık olarak arandığı, 16.05.2013 tarihinde sanığın adına kayıtlı olan ve sanık tarafından kullanılan 0 545 ... numaralı hattın Konya ilinde bulunan 0 332 ... numaralı sabit hattan saat 17:59:34 de arandığı, aynı gün aynı telefondan saat 18:02:08 de askeri personel olan M.K. 'in ardışık olarak arandığı, sanık ... 16.05.2013 tarihinde 0 332 ... numaralı hattan saat 17:59:34 de arandıktan sonra saat 17:59:45 de Konya'nın alan kodu olan 332 'nin arandığı, sanıkla aynı gün ardışık olarak aranan M.K. arandıktan hemen sonra da Konya'nın alan kodu 332 'nin numarasının arandığı, yine 05.07.2013 tarihinde sanık ...'nun 0 332 ... numaralı hattan saat 22:32:00 da arandığı 64 saniye görüşme gerçekleştikten sonra saat 22:33:11 de Konya'nın alan kodu 332 'nin arandığı sonrasında sanık ile ardışık olarak aranan M.K. 'un arandığı ve bununla yapılan görüşme bittikten sonra da Konya ilinin alan kodu 332 numarasının arandığı, FETÖ/PDY içinde görev alan mahrem hizmet sorumlularının herhangi bir takibe karşı irtibatlı oldukları askeri personelin tespitini önlemek amacı ile irtibatlı oldukları askeri personel ile görüştükten sonra görüşülen numaranın tespitini engellemek amacı ile alakasız ve gelişigüzel numaralar çevirdikleri, bulundukları ilin alan kodunu aradıkları ya da bankaların müşteri hizmet numaraları aradıkları ve bunu perdeleme yöntemi olarak kullandıkları sanığında Konya'da mahrem hizmet sorumlusu tarafından arandıktan sonra perdeleme yönetiminin kullanıldığı ..." tespitleri dikkate alındığında, örgütün örgütsel amaçlı haberleşme metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu anlaşılan davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.