T.C. İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen iç taşıma bedeli faturasına yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bir taşıma işleri komisyoncusu olan davacı şirket, e-ticaret faaliyetleri yürüten davalıya sunduğu ithalat taşıma organizasyonu ve iç taşıma hizmetleri karşılığında düzenlediği 14.999,99 TLlik faturaya süresinde itiraz edilmemesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep ederken; davalı ise söz konusu faturanın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle ticari defterlerine işlenemediğini ve süresinde itiraz etme imkanı bulamadığını, ayrıca tüm navlun ve iç taşıma bedellerini, daha önce yaşanan gecikmeler ve davacının konşimento üzerindeki hapis hakkını kullanması sonrası 100.000,00 TL ödeme yaparak zaten kapattığını iddia ederek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
TALEP
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Davacı Şirket TTK.' daki tanımıyla taşıma işleri komisyoncusu olan, genel anlamda olanla yük taşıyan arasında bir nevi aracılık yapan ve gerekli operasyonun her aşamasında yetkin kullanan bir firma olduğunu, Davalı ... ile arasındaki hizmet ilişkisi de davalının ---- yaptığı ithalatların taşıma işleri organizatörlüğünün müvekkili şirket tarafından yapılması sebebiyle doğmuş olup, İşbu hizmet ilişkisine bağlı olarak da müvekkili şirket, ithalatı yapılan ürünlerin iç taşımasını da yapmış ve davalı borçluya "İÇ TAŞIMA BEDELİ" olarak, elektronik fatura sistemi üzerinden ---- nolu, 26-09-2022 tarihli, 14.999,99 TL bedelli faturayı tanzim etmiş olduğunu, Fatura davalı borçlunun muhasebe kayıtlarına işlenmiş ve yasal süresi içinde bir itirazda bulunulmamış, Ancak davalı şirketçe bu faturaya istinaden bir ödeme gerçekleştirilmemiş olduğunu, Taraflarınca Davalının ödemediği 14.999,99 TL iç taşıma bedeli için davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas nolu dosyayla icra takibine geçilmiş, Davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuş, devamında zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş, 08.03.2023 tarihinde davalı vekilinin de katılımıyla oturum gerçekleşmiş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu belirterek, Davalı borçlunun haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamakla beraber icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili ... e-ticaret sektöründe faaliyet göstermekte olan bir iş insanı olup yurt dışından da ürün getirip ülkemizde satışını yapmakta olduğunu, Müvekkili işi gereği yine 2022 Mayıs ayında ----- sipariş etmiş olduğu ürünlerin taşımacılık hizmeti için Davalı Şirket ile görüşmeye başlamış ve tarafların ürünlerin taşımacılığı hususunda sözlü olarak anlaşmış olduklarını, Ancak daha sonra yükün taşınacağı gemi yönetimi yük ağır olduğundan malı taşıyamayacağını belirtmiş ve işbu anlaşma tarihi iptal edilerek yükün farklı tarihte ve farklı bir konteyner ile getirilmesi hususunda tarafların anlaşmış olduklarını, Bu kez de yükün getirileceği tarih aralığında ---- bir geminin yan yatması sebebi ile yükü getiren geminin ülkemize ulaşması 15 gün gecikmiş ve Müvekkilinin bu kez de mağdur duruma düşmüş, Neticede yük ülkemiz ulaştığında Müvekkilinin yükü gümrükten alabilmek için Davacı Şirket ile iletişime geçtiğinde kendisine navlun bedelini ödemeden konşimentonun teslim edilemeyeceği bilgisinin verilmiş olduğunu, Müvekkili de bu nedenle 1 hafta gecikmeyle navlun bedeli olan 100.000,00-TL'yi banka kanalı ile Davacı Şirkete ödemiş ve 15.09.2024 tarihinde konşimentoyu teslim alarak ürünlerini gümrükten çıkarmış, Borcu ödediği ve konşimentoyu teslim aldığı için Davacı Şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin sonlandığını düşünen Müvekkilinin tüm gecikmelere rağmen Davacı Şirketten bir tazminat talep etmemiş olayı geride bırakarak ticari hayatına devam etmiş olduğunu, ancak Davacı Şirket kötü niyetli olarak Müvekkili aleyhine ----- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasından 03.12.2022 tarihinde eksik ödeme iddiasına dayanarak icra takibi başlatmış, Davacı Tarafın bu kötü niyetli takibi üzerine Müvekkilinin süresi içerisinde icra takibine itiraz etmiş, Bunun üzerine Davacı Taraf zorunlu arabuluculuk şartını yerine getirmiş ve huzurdaki işbu davayı ikame etmiş olduğunu, Davacı Şirket dava dilekçesinde Müvekkili adına İÇ TAŞIMA BEDELİ olarak elektronik fatura sistemi üzerinden ----- nolu 26-09-2022 tarihli 14.999,99-TL bedelli faturayı tanzim ettiğini ve yine bu faturanın Müvekkiline iletildiğini iddia etmekteyse de bu iddialarının yerinde olmadığını, Davacı Tarafın tanzim etmiş olduğu fatura yine Davacı Şirketçe Müvekkilime usule uygun şekilde teslim edilmemiş ve Müvekkilinin bu faturaya süresi içerisinde itiraz etme imkanı bulamamış, Hatta ve hatta Müvekkilinin fatura kendisine gönderilmediğinden dolayı bu faturayı ticari defterlerine işleme imkanı dahi bulamamış durumda olduğunu, Hal böyleyken Davacı Şirketin usule uygun tebliğ edilmeyen bir faturayı tek ve kati bir delilmiş gibi iddia etmesi ve tüm haklarını bu faturaya dayandırmasının taraflarınca kabul edilebilirliğinin bulunmamakta olduğunu, Davacı şirket ilkin müvekkiline karşı kanuni hapis hakkını kullanmış ve neticede müvekkilinin navlun ve iç taşıma bedelini ödedikten sonra konşimentoyu kendisine teslim etmiş olduğunu, Konşimento kanunun belirttiği kıymetli evraklardan birisi olup ticari örf ve geleneklerde ancak borcun ödenmesi halinde teslim edilmekte, Bunun istisnası ise tarafların yazılı bir sözleşme ile aksini kararlaştırmaları hali olduğunu, İlgili mevzuat hükümleri ve süregelen ticari uygulamalardan bahsettikten sonra önemle belirtilecek hususun, taraflar arasında taşımaya ilişkin yazılı bir navlun sözleşmesi bulunmamakta ve Tarafların 100.000,00-TL üzerinden sözlü olarak anlaşmış olduklarını, Yine Davacı Şirketin sunmuş olduğu belgelerden anlaşılacağı üzere Müvekkilinin yükü limandan alabilmek için ibraz etmesi gereken konşimentoyu 1 haftaya yakın bir süre gecikmeyle aldığı anlaşılmakta, Başka bir deyişle taraflar arasında yazılı bir navlun sözleşmesi bulunmadığından Müvekkilinin yükü gümrükten alabilmek için Davacı Şirketten konşimentoyu talep etmiş, Davacı Şirket de alacağını güvence altına almak maksadıyla ancak ödeme yapıldığı takdirde konşimentonun teslim edilebileceği bilgisini Müvekkiline iletmiştir yani kanuni hapis hakkını kullanmış olduğunu, Müvekkilinin de o esnada maddi sıkıntı içerisinde olduğundan ilk etapta konşimentoyu Davacı Şirketten teslim alamamış, Neticede yaklaşık 1 hafta içerisinde anlaşılan 100.000,00-TL bedeli toparlamış ve Davacı Şirkete 14.09.2022 tarihinde banka kanalı ile ödemiş olduğunu, Bunun üzerine Davacı Şirket konşimentoyu 15.09.2022 tarihinde Müvekkiline teslim etmiş ve akabinde Müvekkilinin ürünlerini gümrükten çıkarmış olduğunu, Olaylardan anlaşılacağı üzere Davacı Şirket Müvekkiline bir bakiye tutardan bahsetmemiş, konşimentoyu teslim ederken bakiye alacak için herhangi bir yazılı sözleşme yapmamış ya da Müvekkiline herhangi bir senet imzalatmamış olduğunu, Yine daha sonra da bu bakiye alacağa ilişkin Müvekkilinle hiçbir şekilde iletişime geçmemiş, herhangi bir ihtarname göndermemiş tamamıyla kötü niyetli olarak 3 aydan fazla bir süre geçtikten sonra icra takibi başlatmış olup, Sonuç olarak; Davacı Şirket'in alacağa dair tek dayanağı Müvekkilinin ticari defterlerine işlemediği, hatta ve hatta haberi bile olmayan bir faturadan ibaret olup bir karineye dayanmakta, Yine Davacı Şirketin talebi tamamıyla ticari örf ve geleneklere aykırı ve arada yazılı bir sözleşmeye dayanmayan bu talebin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Müvekkil ile Davacı Şirket arasında sadece bir kez ticari ilişki kurulmuş ancak Davacı Şirket kötü niyetli olarak 2 ayrı fatura tanzim ederek 2 ayrı icra takibi başlatmış, Her iki dosyada Davacı Şirketin sunmuş olduğu belgeler aynı olup, dolayısıyla da dosyanın tarafları da aynı olduğundan, her iki dosyanın birleştirilmesine yönelik taleplerinin bulunmakta olduğunu belirterek, Müvekkilinin her türlü dava, talep, tazminat ve yasal sair hakları saklı kalmak kaydıyla; Davanın reddine, Davacı Şirket huzurdaki davaya konu icra takibini kötü niyetli olarak başlattığından asıl alacağın 9620'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilerek Davacı Şirketçe Müvekkiline ödenmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davacı Şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ ---- ESAS SAYILI DOSYASINDA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirket Türk Ticaret Kanunundaki tanımıyla taşıma işleri komisyoncusu olan, genel anlamda yükü olanla yük taşıyan arasında bir nevi aracılık yapan ve gerekli operasyonun her aşamasında yetkinliğini kullanan bir firma olduğu, Davalı firmayla arasındaki hizmet ilişkisi de davalının ----- yaptığı ithalatların taşıma işleri organizatörlüğünün müvekkil şirket tarafından yapılması sebebiyle doğduğu, İşbu hizmet ilişkisine bağlı olarak da müvekkil şirketin, davalı borçluya NAVLUN ÜCRETİ olarak elektronik fatura sistemi üzerinden ----- nolu 14-09-2022 tarihli 7200USD bedelli faturayı tanzim ettiği, Fatura davalı borçlunun muhasebe kayıtlarına işlenmiş ve yasal süresi içinde bir itirazda bulunulmadığı, Davalı şirketin bu faturaya istinaden kısmi bir ödeme gerçekleştirmiş ancak bakiye kalan 1721,54 USD lik kısmı ödemediği, Taraflarınca Davalının ödemediği 1721,54 USD Navlun bedeli için davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas nolu dosyayla icra takibine geçildiği, Davalı borçlunun itirazı üzerine takip durmuş, devamında zorunlu arabuluculuğa başvurulmuştur, █████/2023 tarihinde oturum gerçekleşmiş ancak anlaşma sağlanmadan süreç sona ermiş olduğu, neticeten huzurdaki itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğu, Takibe haksız yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyanın --- Asliye Ticaret mahkemesi'nin(sayın mahkemenizin) ----- esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine yönelik talepleri bulunduğu, Müvekkili ile Davacı Şirket arasında sadece bir kez ticari ilişki kurulmuş ancak Davacı Şirket kötü niyetli olarak 2 ayrı fatura tanzim ederek 2 ayrı icra takibi başlattığı, Her iki dosyada Davacı Şirketin sunmuş olduğu belgeler aynı olup, dolayısıyla da dosyanın tarafları da aynı olduğu, bu nedenle usul ekonomisi ve yargılamanın sağlıklı olarak yürütülmesi açısından arada fiili irtibatın da bulunduğu hususu göz önünde bulundurularak her iki dosyanın birleştirilmesine yönelik talepleri olduğu, Davanın reddine, Davacı Şirket huzurdaki davaya konu icra takibini kötü niyetli olarak başlattığından asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilerek Davacı Şirketçe Müvekkilime ödenmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davacı Şirket üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebidir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, deliller toplanmıştır.
----- İcra dairesinin ------ Esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi rapor içeriğine göre;
ESAS DAVADA;
Davacı Şirketin 14.999.-TL ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Firma aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında;
Yukarıda yer verdiğimiz tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde,
Davacı Şirketin Davalı Firmadan, Takip/Dava Tarihi itibarıyla, Ticari Defter Kayıtla, 14.999,00 TL ASIL Alacaklı durumda bulunduğu,
BİRLEŞEN DAVADA;
Davacı Şirketin 1.721,54 USD ASIL ALACAK TALEBİ üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Firma aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında;
Yukarıda yer verdiğimiz tespit ve değerlendirmelerimiz muvacehesinde,
Davacı Şirketin Davalı Firmadan, Takip/Dava Tarihi itibarıyla, Ticari Defter Kayıtları itibarıyla talebi gibi 1.721,54 USD ASIL Alacaklı durumda bulunduğu, "yönünde beyanda bulunulmuştur.
Mahkememizce re'sen seçilen SMMM ve Taşıma uzmanı bilirkişi heyetinden alınan rapor ile taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve taraflar lehine delil niteliği bulunduğu anlaşılmıştır.
Faturaların davacı tarafından davalı unvanına düzenlendiği, e-arşiv nitelikte olduğu, elektronik ortamda gönderildiği, fatura muhteviyatı navlun ve teslimat bedeli olarak BA-BS bildirimi yapıldığı, davalı faturaların tebliğinden itibaren 8 gün içinde faturaların içeriğine yönelik haklı ve somut bir itiraz dilekçesi sunmadığı anlaşılmaktadır.
Faturalar düzenleniş şekli itibariyle GİB tarafından kurulan sistem üzerinden gönderilip ,ayrıca fiziki olarak gönderilmesine gerek bulunmamaktadır. Davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında davalının e-faturaya itiraz ettiği veya iade faturasına rastlanılmamış olmakla davalının da düzenlediği sevk irsaliyeleri de dikkate alındığında davalı aldığı hizmetin bedelini ödemekle yükümlüdür. Taşıma sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerekmemektedir.
Asıl dava bakımından davalının taşımalara ilişkin kısmi ödeme de yapıldığı, dikkate alındığında davacı, davasında haklı bulunmuş ve incelemeye sunulan defter ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 14.999,00 TL cari hesaba dayalı alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Her iki taraf ait BA-BS formları mevcut olup birbirini teyit eder niteliktedir. Birleşen dosya bakımından sunulan faturalar, cari hesap ekstresi, BA-BS ve yazışmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde 1.721,54 Dolar navlun bedelinin doğduğu ve davalı tarafından ödenmediği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Dava konusu alacağın likit (belirlenebilir) olup hükme esas alınan miktar üzerinden davacı yararına ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-ASIL Davanın KABULUNE,
2---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 14.999,00 TL üzerinden asıl alacağa TTK 1530 maddesi gereğince temerrüd tarihinden itibaren işleyecek temerrüd faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 1.024,58 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile 754,73 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı, 10.578,00 TL tebligat- müzekkere-bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.886,25 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 14.499,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı taraflarca yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
BİRLEŞEN Davanın KABULUNE,
1----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 1.721,54 Dolar üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren USD Döviz cinsi mevduata verilen en yüksek mevduat faiz uygulanmasına,
2-Asıl alacak olan üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Alınması gerekli Karar ve ilâm harcı olan 3.422,06 TL harçtan peşin alınan 694,71 TL harcın mahsubu ile 2.727,35 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 694,71 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 308,25 TL ilk dava masrafı yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf maddi tazminat davasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, asıl dava bakımından kesin, birleşen dava bakımından gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!