İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin, araç kiralama sözleşmesi sonrası açığa atılan imzanın kötüye kullanılarak bono haline getirilmesi iddiasıyla açılan menfi tespit davasındaki ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, araç kiralama sözleşmesi kapsamında boş imzalanan bir belgenin, bir trafik kazası sonrası kötü niyetli olarak 35.000 TLlik bir bonoya dönüştürüldüğünü ve itirazları engellemek amacıyla üçüncü bir tarafa ciro edildiğini iddia ederek, bu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini ve maaşından kesilen miktarın iadesini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Tarafların İddia ve Savunmaları
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı araç kiralayan ... arasında █████/2013 tarihli ... plaka sayılı araca ilişkin araç kiralama sözleşmesi yapıldığını ve ayrıca müvekkilinden açığa imza alındığını, bu açığa imzanın sonradan bono şeklinde düzenlenerek işleme konulduğunu, █████/2013 tarihinde 3. kişi tarafından yapılan trafik kazası nedeniyle uğranılan zararı karşılama bahanesiyle müvekkiline boş olarak imzalatılan evrakın bono haline getirildiğini, ve davalı tarafından kötü niyetli olarak 35.000 TL olarak doldurulduğunu, bu sözde bonoya itirazına engel olmak ve zorlaştırmak için muvazaalı olarak diğer davalı ...'a ciro edildiğini, diğer davalı "sözde iyi niyetli alacaklı" ... tarafından da İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla █████/2013 tarihinde müvekkili hakkında İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasıyla █████/2013 tarihinde icra takibi başlatıldığını, haciz sebebiyle █████/2014 tarihten itibaren müvekkilinin maaşından kesintisi ile toplam 7.911,83 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, müvekkilinin açığa atmış olduğu imzanın bono imzası gibi düzenlenerek açığa atılan imza kötüye kullanılmak suretiyle bonoya dönüştürülmüş olması nedeniyle takibe konu bononun iptalini, müvekkilin bu bonodan ötürü davalılara borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul Anadolu 14.icra müdürlüğünün ... E sayılı takibin iptali ile hacizlerin fekkine ve dava tarihi itibariyle icra dosyasına maaş kesintisi sebebiyle ödenen 7.911,83 TL nin faizi ile birlikte istirdadı ile davalı ...'dan alınarak müvekkile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davanın usule aykırı olduğunu, yasal dayanaktan yoksun olduğunu, zira davacının dava dilekçesinde ... plakalı aracı diğer davalı ...'dan kiraladığını beyan ettiğini, 3. Kişi tarafından yapılan trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın karşılanması sebebiyle imzalatılan evrakın bono haline getirildiğini, söz konusu bonoya dayalı olarak İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından yapılan takip için iş bu menfi tespit davasının açıldığını, davacı tarafın takip konusu bononun muvazaalı olduğunu iddia ettiği ancak bu iddiasını kesin bir delille belgelendirmediğini, diğer borçlu İrfan Erarslan hakkında da İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, aynı dosyada davacı hakkında da takip yapıldığını ve takibe itiraz ettiğini, müvekkilinin iyi niyetli bir ciranta olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre kambiyo senetleri ile ilgili uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, Bu nedenle mahkemenin öncelikle görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkeme'sine göndermesinin gerekmekte olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise esasa ilişkin itirazlarının kabul edilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını yöntemince ispatlayamadığı anlaşıldığından, davanın reddine, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu araç müvekkiline hiçbir zaman teslim edilmediğini, müvekkilinin kayın biraderi ...'in daha önce ehliyetine el konması sebebiyle araç kiralayamadığından dava konusu araca ilişkin araç kiralama sözleşmesi davalı galerici ... tarafından müvekkiline imzalatıldığını, fakat araç hiçbir zaman müvekkile verilmediğini, müvekkil hiçbir zaman aracı kullanmadığını araç doğrudan ...'e verildiğini, sözleşme ile birlikte müvekkilinin açığa alınan imzası kaza sonrasında bono şeklinde düzenlenerek icraya konulduğunu, 12.04.2013 tarihinde yapılan trafik kazası nedeniyle uğranılan zararı karşılama bahanesiyle daha önce müvekkiline boş olarak imzalatılan evrak bono haline getirildiğini ve davalı tarafından kötü niyetli olarak 35.000-TL olarak doldurulduğunu, ayrıca eksik olan diğer kısımları da tamamlanarak müvekkilin bu sözde bonoya itirazına engel olmak ve zorlaştırmak için muvazaalı olarak diğer davalı ...’a ciro edildiğini, diğer davalı (sözde) “iyi niyetli alacaklı” ... tarafından da İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla 31.11.2013 tarihinde müvekkil hakkında huzurdaki davaya konu icra takibi başlatıldığını, Davalı ...'ın hem müvekkil hem de diğer davalı hakkında icra takibi başlatma imkanı varken sadece müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, sadece müvekkili hakkında icra takibi başlatılması bononun muvazaalı olarak ...’a ciro edildiğinin, davalılar arasında gerçek bir alacak borç ilişkisinin olmadığının da açık kanıtı olduğunu, ... iyi niyetli ciranta olmadığını, davalı ... araç zararına karşılık aldığını iddia ettiği dava konusu bononun 35.000-TL miktarlı olduğunu, diğer başlatılan ilamsız icra takibinin ise 40.000-TL üzerinden başlatıldığını, diğer davalı ... Beykoz Asliye Ceza Mahkemesi'nde verdiği beyanda ise kaza sebebiyle 45.000-TL zararı olduğunu iddia ettiğini, kaza sebebiyle oluşan zararın ne kadar olduğunu gösteren hiçbir somut belge bulunmadığını, 2008 model ... marka aracın 2013 yılında meydana gelen zarar sebebiyle 35-40.000-TL zarara uğraması hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, dava konusu araca ait herhangi bir ... poliçesine rastlanamadığını, hukuken kiralık araçlara ... poliçesi yapılması zorunlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bononun geçerli olduğu ve araçta meydana gelen hasar sebebiyle müvekkilinin sorumluluğuna gidilebileceği kabul edilse bile öncelikle gerçekleştiği iddia edilen zararın ...'dan karşılanması gerektiğini, ...'nun karşılaması gereken hasarın davalılar tarafından poliçe yaptırılmayarak müvekkilden tahsil edilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davalı arasında bono verilmesini gerektirecek herhangi bir ilişki söz konusu olmadığını beyanla istinaf isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında █████/2013 tarihinde ... plakalı araca ilişkin araç kiralama sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinden açığa imza alındığını, daha sonra 35.000 TL bedelli bonoya dönüştürülüp, muvazaalı olarak diğer davalı ...’a ciro edildiğini, bu kişi tarafından da İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla █████/2013 tarihinde icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin maaşına haciz konularak █████/2014 tarihinden itibaren aylık 320 TL kesinti yapıldığını ve bugüne kadar 7.911,83 TL ödeme gerçekleştirildiğini, açığa imzanın kötüye kullanılmasıyla düzenlenen bu bononun hukuka aykırı olduğunu beyanla bononun iptaliyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, hacizlerin kaldırılmasını ve icra dosyasına ödenen 7.911,83 TL’nin faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili davacının kendi beyanıyla aracı ...’dan araç kiraladığını, trafik kazası nedeniyle imzalatılan evrakın bono haline getirildiğini belirttiğini, ancak bu iddialarını somut delillerle ispatlayamadığını, müvekkilinin iyi niyetli bir ciranta olduğunu, aynı bonoya ilişkin ... hakkında da İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla takip yürütüldüğünü, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevsizlik kararı verip dosyayı İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne göndermesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosya verilen görevsizlik kararları sonrası İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, █████████ Karar, █████/2019 tarihli kararı ile yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir. Somut olayda davacı, araç kiralama işlemi nedeniyle açığa attığı imzanın bono olarak doldurulduğunu, muvazaalı olarak ciro edilip takibe konu edildiğini ileri sürmektedir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır .Fakat, menfi tespit davasını açan davacı ( borçlu ), davalının varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK'nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer.Bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir.Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, 680.maddesinde "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğer ki, hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun" hükmü bulunmaktadır.Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Bu nedenle imzası inkar edilmeyen bonoların diğer unsurlarının sonradan doldurulmuş olması senedin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz .( Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin █████████ - ██████████ Sayılı Kararı). Senedin boş olan kısımlarının sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerekir. Teminat senedi (bedelsizlik) iddiası ise, Türk Ticaret Kanunu’nun 687. Maddesi kapsamında bir kişisel defi olduğundan keşideci tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Fakat borçlu, senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak koşuluyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir ve bu iddiaların yazılı delil ile ispatı gereklidir. İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla █████/2013 tarihinde davalı ... tarafından davacı aleyhine 35.000 TL asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 35.917,67 TL nin tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı takip dayanağı senedin ; 06.04.2013 düzenleme, 06.08.2013 vade tarihli, keşidecisi davacı ,lehtarı ... olan , 35.000,TL bedelli bono olduğu, senedin arka yüzünde lehtar ... ve davalı ... cirolarının bulunduğu görülmektedir. Dava konusu senedin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, davacının bonodaki imzasını inkar etmediği, senedin diğer unsurlarının sonradan doldurulmuş olmasının senedin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmayacağı, senedin teminat amaçlı verildiği, açığa atılan imzanın anlaşmaya aykırı doldurulduğu, senedin bedelsiz olduğu iddiası davacı tarafından yazılı delil ile ispat edilememiştir. Dava konusu senedin keşidecisinin davacı, hamilinin davalı ... olduğu, TTK 686. maddesinde de, bir poliçeyi elinde bulunduran kimsenin, son ciro beyaz ciro olsa dahi, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiş olup bu davalının yetkili hamil olduğu, hakkında senedi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair delil bulunmayan yetkili hamile yönelik lehtar ile keşideci arasındaki şahsi defilerin ileri sürülemeyeceği sonuç olarak ispatlanamayan davanın reddi yönündeki kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!