Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, davacının tanınmış markalarıyla karıştırma ihtimali bulunan marka başvurusuna ilişkin YIDK kararının iptali ve tescilin hükümsüzlüğü talepli davanın istinaf incelemesini yapmıştır.
Özet: Davacı şirket, kendi tanınmış markalarıyla karıştırma ihtimali bulunan ve esas unsuru benzer bir ibareyi marka olarak tescil ettirmek isteyen davalı aleyhine, YIDKnın itirazı reddeden kararının iptalini ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğünü talep ederek, davalının kötüniyetli olduğunu ve başvurulan markanın müvekkilinin seri markaları izlenimi uyandıracağını ileri sürmüş; davalılar ise başvurulan markanın davacı şirket markalarından kavramsal, görsel ve işitsel olarak farklı olduğunu, ... ibaresinin emtia listesi kapsamında ayırt edicilik düzeyinin düşük ve tanımlayıcı nitelikte olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını ve davacının tanınmışlık koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No
: █████████ - █████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2017
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen █████/2017 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
: Davacı vekili, müvekkili şirketin ██████████, ██████████, ██████████, ██████████ sayılı ve “...”, “...”, “... ...”, “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... ...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, ██████████ kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu marka ile müvekkilinin markasının iltibas ve seri marka izlenimi yaratacak derecede benzer olduğunu, davalı markasıyla müvekkilinin markalarının özellikle ██████████ tescil numaralı “...” markasının esas unsurunun bire bir aynı olduğunu, markaların emtia listelerinin aynı olduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış markalar olduğunu, davaya konu markayı gören tüketicilerin aklına müvekkilin “...” esas unsurlu markalarının geleceğini ve tüketicilerin mezkur markayı müvekkilin seri markalarından birisi zannedeceğini veya müvekkili ile bir bağlantısı olduğu yanılgısına düşebileceğini yahut herhangi bir şekilde bağlantı kurabileceğini, toplumdaki tanınmışlık düzeyini bildiği veya bilmesi gerektiği halde kötüniyetle bir markayı tescil ettirmek isteyen kişinin en azından kendisine bundan haksız yarar sağlamak maksadıyla hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2016-M-7721 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu marka başvurusuna ilişkin YİDK kararının usul ve hukuka tamamen uygun olduğunu, somut olayda diğer davalının “... ...” ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait itiraz konusu markaların kavramsal, görsel, işitsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirinden farklı markalar olduğunu, başvuru markasında yer alan “...” ibaresi, başvuru kapsamında yer alan mallar açısından oldukça düşük düzeyde ayırt edici olduğundan, “...” ibaresinin 30. Sınıfta yer alan özellikle bisküviler, krakerler, gofretler, unlu mamuller, tatlılar, içecekler gibi mallar açısından cins, çeşit, vasıf bildirici olduğunu, sayılan malların ve çeşitlerinin niteliğini bildirdiği, iş bu markanın esas unsurunun “...” ibaresinin açık olduğunu, “...” ibaresinin fantezi-orijinal olmayan bir kelime olup zayıf marka konumunda olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığından 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinde değinilen tanınmışlık koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların aynı veya benzer olmadığını, benzerlik değerlendirmesinde markanın bütününün dikkate alınması gerektiğini, “... ...” kelimesinin yazı karakteri, kelime ve şekil unsurları bir bütün olarak tek ve anlamlı bir birleşim oluşturduğunu, markalar arasında iltibas olasılığının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun “... ...” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 30. Sınıftaki; "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez" emtiasının bulunduğu, itiraza dayanak markaların ise “...”, “...”, “... ...”, “...” ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 01 ile 45. Sınıflar arasındaki tüm mal/hizmetleri kapsadığı, çekişmeli 30. Sınıfın tamamı açısından, davaya konu marka ile davacının itiraza gerekçe olarak gösterdiği ██████████ tescil numaralı “...” markası ile ██████████ tescil numaralı “...” markasının mallarının aynı/aynı tür olduğu, davaya konu marka ile davacının itiraza gerekçe olarak gösterdiği ██████████ tescil numaralı “...” markasının malları bakımından aynı/aynı tür malların mevcut olmadığı, davaya konu marka ile davacının itiraza gerekçe olarak gösterdiği ██████████ tescil numaralı “...” markasının 30. Sınıfta yer alan “mallar bakımından aynı/aynı tür mal/hizmetlerin mevcut olduğu, davacının itiraza gerekçe olarak gösterdiği ██████████ “... ...” ibareli markanın tescil işlemleri halen devam etmekle birlikte, başvuru tarihi dava konusu markadan önceki tarihli olduğundan, mal/hizmet karşılaştırması yapıldığında, çekişmeli 30. Sınıfın tamamı açısından taraf markalarının mallarının aynı/aynı tür olduğu, başvuru standart karekterle yazılmış “... ...” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı “...”, “...”, “... ...”, “...” ibarelerinden oluştuğu, davacının “...” ve “...” markalarının, gıda emtiası açısından nitelik bildiren krema kelimesinden türetildiği, kelimelerin sonunda iyelik zamiri eklendiği, Krema kelimesinin TDK Büyük Türkçe Sözlükte; “1. Bir çeşit yumurtalı süt tatlısı, 2. Sütün yüzünden toplanan yağlı katman. 3. Kevgirden geçirilmiş sütle koyulaştırılmış çorba.” anlamına geldiği, söz konusu markada yer alan “...” kelimesinin marka yaratmada ayırt ediciliği zayıf jenerik bir ifade olduğu, doktrin ve yüksek yargı kararlarında belirtildiği üzere, düşük seviyede ayırt edici olan unsurun örtüşmesinin, normalde kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, bu tip durumlarda, örtüşmeyen bileşenin genel izlenim üzerindeki etkisine odaklanılması gerektiği, markada meydana gelen kelimeler ayrı ayrı değerlendirildiğinde “...” kelimesin Fransızca bir kelime olup, “iyi” anlamına geldiği, markanın başında bulunan “...” kelimesinin, markanın esaslı unsurunu oluşturduğu ve söz konusu marka bir bütün olarak değerlendirildiğinde itiraza gerekçe gösterilen markalar ile birbirinin devamı ya da benzeri intibaı uyandırmadığı, iltibasa konu markanın “... ...” kelimelerinden meydana geldiği, davalı markası ile davacı markalarının okunuş, meydana geldiği kelime sayısı, görsel ve işitsel olarak da farklı içeriğe sahip olup, söz konusu markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı markaları ile davalı markası arasında ortak unsurun mevcut olmadığı sadece “Krema” kelimelerinin tek olarak ele alındığında benzemekte olduğu ancak markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde görsel ve işitsel olarak birbirinin aynı veya devamı olduğu intibası uyandırmadığı, markaların 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olmadıkları, davalının kötüniyetli hareket ettiğine ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının markasının tanınmışlığı yönünde yeterli delil sunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacı adına tescilli ██████████ “...” markasının tanınmış marka olarak tescil edilmiş olduğunu ancak dava konusu marka ile benzer olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu ██████████ tescil numaralı “...”, ██████████ tescil numaralı “...” , ██████████ numaralı “... ...” markalarının müvekkilinin tescilli markaları olup, yoğun şekilde kullanıldığını, markaların iltibas ve seri marka izlenimi yaratacak derecede benzer olduğunu, davalı tarafın "..." ibareli ayrıca markaları olması ve yerleşik Yargıtay içtihatları karşısında iş bu markada korunmak istenen kısmın "..." olduğunun ortada olduğunu, davalı marka ile müvekkilinin markalarının özellikle ██████████ tescil numaralı “...” markasının esas unsurunun birebir aynı olduğunu, davaya konu müvekkilinin markasının tanınmış marka niteliğinde olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, YİDK iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının başvurusunun "... ..." ibaresinden oluştuğu, itiraza mesnet davacı markalarının ise "...", "...", ... ..." ve "..." ibarelerinden meydana geldiği, davacının itirazına mesnet markaları ile davalının başvurusu arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira davacının “...” ve “...” markalarının, gıda emtiası açısından nitelik bildiren krema kelimesinden türetildiği, söz konusu markada yer alan “...” kelimesinin marka yaratmada ayırt ediciliği zayıf jenerik bir ifade olduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının başvurusuna konu ibare ve biçimli işareti gördüğünde bunun davacının itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuruya konu markanın davacı adına tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının yüksek ihtimal dahilinde olmadığı, davalının kötüniyetli hareket ettiğine ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, davacının markasının tanınmışlığı yönünde yeterli delil olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile █████/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!