Metro inşaatı nedeniyle taşınmazın kira geliri kaybı ve erişim engeli iddialarıyla açılan davada, yüklenicinin sorumluluğu ve mülkiyet hakkının kısıtlanması üzerine verilen kararın temyizi.
Özet: Davacılar, metro inşaatı sırasında taşınmazlarının önüne konulan engeller nedeniyle kira kaybına uğradıklarını iddia ederek yüklenici şirketten tazminat talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, yüklenicinin kusurlu eylemi olmadığını, işi süresinde tamamladığını, çalışmanın taşınmaza zarar vermediğini, hatta değerini artırıcı nitelikte olduğunu belirterek ve davacıların kira kaybını ispatlayamadığını değerlendirerek davayı reddetmiş, davacılar ise bu kararı mülkiyet hakkının kısıtlanması ve kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldi, karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 2 ada 26 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde davalı İBB tarafından ihale edilen ve diğer davalı Şirket tarafından yüklenici olarak yapımı üstlenilen metro çalışması olduğunu, bu çalışma nedeniyle davacı taşınmazının önüne konulan saç paravan ve engellerin binaya giriş çıkışlara ciddi şekilde mani olduğunu, taşınmazın kiraya verilememiş olmasından kaynaklı kira kaybı oluştuğunu, buna ilişkin tespit yaptırdıklarını belirterek kira kaybının şimdilik 5.000,00 TL’sinin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı Belediye hakkındaki dava tefrik edilmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; şirketlerinin keyfi veya hatalı herhangi bir işlemi olmadığı gibi kira kaybına sebebiyet verecek sorumluluklarının da bulunmadığını, proje sahasına 19.01.2017 tarihinde girip 24.08.2017 tarihinde işi süresinden de önce tamamladıklarını, davacı taşınmazında inşaattan önce de kiralık ilanı olduğunu ancak kiraya verilemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davalı Şirketin dava konusu yer ile ilgili olarak keyfi hareket etmediği veya davacıların kira kaybına sebebiyet verecek şekilde kusurlu ve kasıtlı herhangi bir iş ve işlemi ile eyleminin bulunmadığı, bu hususta davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği, sorumluluğun ihale makamı olan belediyeye ait olduğu, davalı şirketin sözleşme şartlarına riayet ederek işin yürütülmesi için zorunlu hususlar dışında davacılara karşı kusurlu bir eyleminin de bulunmadığı ve davalı şirketin sözleşme kapsamındaki kesin projeyi yüklenici sıfatı ile tam ve eksiksiz olarak uygulayıp projeler doğrultusunda hareket ederek yapım işini sözleşmeye uygun olarak ifa ettiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "işin süresinde tamamlandığı, davacıların taşınmazlarını 17.10.2017 tarihinde tekrar kiraya verdiği, D.iş dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre metro çalışması nedeniyle davacılara ait parsele tecavüz olmadığı, çalışmanın parseldeki binaya zararının bulunmadığı, bina giriş ve çıkışlarına engel bir durumun bulunmadığı, ....Metro İstasyonu metro durağının taşınmazın önünde yer aldığı, dolayısıyla davacıların önceki kiracılarının sözleşme süreleri bittiği için taşınmazı tahliye ettiği, davacıların metro çalışması biter bitmez taşınmazlarını kiraya verdikleri, metro durağının taşınmazın hemen önünde bulunduğu, davalı Şirketin süresinde inşai çalışmayı bitirdiği, buna göre yapılan metro inşası faaliyetinin davacılara ait taşınmazın değerini arttırıcı bir işlem olduğu, davacıların çalışma sırasında taşınmazlarını kiraya veremediklerine yönelik bir ispatlarının da olmadığı, davacıların kira kaybı alacakları için dava açtıkları, taşınmazlarına verilen bir zarar olmadığı için maddi tazminat taleplerinin bulunmadığı, mahkemenin harçlandırılan bedel üzerinden AAÜT‘e göre verdiği vekâlet ücretinin hatalı olmadığı" gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde
:a. Dava sürecini özetleyerek, davalı tarafından davacı taşınmazı önüne yapılan paravanların mülkiyet hakkını taşınmazın semerelerinden yararlanma yönünde kısıtladığını, fiili olarak sınırları ihlal edilmese de paravanlar nedeniyle semereden faydalanmasının engellendiğini, paravan inşaasının giriş çıkışı kapatmadığına ilişkin davalı savunması bulunmadığını,b. Davalının kusursuz sorumluluğu olduğunu, iş sahibi İBB ile birlikte müteselsil sorumlu olduklarını, kusur ve hakkaniyetin denkleştirilmesi gereğince AYM’nin █████████ başvuru numaralı (Recep Tarhan - Arife Tarhan Başvurusu) kararında da belirtildiği gibi davalı Şirketin de Belediye gibi sorumlu olduğunu,c. Davalı Şirketin sözleşme şartlarına riayet ederek yapım işini ifa ettiğinin kabul edildiğini, ancak Mahkemece bu hususun yani projeye uygun olarak işin yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını, genel kabul ile hüküm kurulduğunu,d. Bölge Adliye Mahkemesi kararında, işlemin yapımında kamu yararının öncelendiği ve davacı taşınmazının değer kazandığı belirtilmişse de fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca bu kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, AYM’nin yukarıda belirtilen kararında bu hususun da belirtildiğini,e. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4 hükmü uyarınca maddi tazminat davası reddedildiğinden hükmedilmesi gereken vekâlet ücreti maktu iken nisbi olarak karar verildiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, komşuluk hukukuna aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı şirketçe konulduğu söylenen paravan ile engellerin davacı tarafın taşınmazını kiraya vermesini engellediğine dair illiyet bağının ispatlanamadığı dikkate alındığında davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince; taşınmazın kiraya verilememesinden kaynaklı zararın tazmini talepli davanın tamamen reddine karar verildiği ve karar tarihinde yürürlükte bulanan AAÜT’nin 13/4 hükmü gözetilerek davalı Şirket yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.3. Ne var ki bu hatanın gideril6rarının ORTADAN KALDIRILMASINA,Davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4. bendi hükümden çıkarılarak yerine "Davalı yargılamada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 hükmü gözetilerek takdir olunan 4.080,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olarak 40.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.