Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanığın etkin pişmanlık beyanları göz ardı edilerek ceza indirimi yapılmadığı gerekçesiyle Yargıtay 3. Ceza Dairesince bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum edilen sanık hakkında verilen hüküm, istinaf mahkemesince onanmasına rağmen Yargıtay tarafından, sanığın örgüt yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi, bylock kullandığını ikrar etmesi ve pişmanlık beyan etmesine rağmen Türk Ceza Kanununun 221/4-2 maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bozulmuş, dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
3. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ceza Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM
: TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4, 62/1, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine ancak;
Soruşturma aşamasından itibaren örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile birtakım örgüt mensupları hakkında bilgi veren, örgütsel toplantılara katıldığını, bylock kullandığını ikrar eden ve teşhis işleminde bulunan sanığın, fiili statüsünü kabul ve beyan ile pişmanlığını ifade ettiğinde şüphe bulunmamakla, yerel mahkeme tarafından da hükme esas alınan ifadelerinden yargılama aşamasında da açıkça dönmediği anlaşılmakla, sanık hakkında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü ile TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5/1 nci maddesi uyarınca tayin olunan cezada 1/3'ten 3/4'e kadar indirim öngören TCK'nın 221/4-2 nci maddesi uyarınca makul oranda bir indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı bulunmakla, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!