İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, bankanın kredi sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasında davalının tüketici olduğuna karar vererek görevsizlik hükmü kurdu.
Özet: Bankanın, davalı şirketin ödenmeyen kredi borcu nedeniyle başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptali talepli davasında mahkeme, yargılama sonucunda davalı şirketin ticari amaç gütmeyen bir tüketici konumunda olduğunu ve söz konusu borcun tüketici kredisi niteliği taşıdığını belirterek, uyuşmazlığın kendi görev alanına girmediğini, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu tespit etmiştir; bu nedenle, davanın usulden görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş olup, dosyanın kanuni süre içerisinde talep edilmesi halinde görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesi hüküm altına alınmıştır.

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın ... Şubesi ile davalı şirket arasında imzalanan Kredi Sözleşmesine istinaden işbu bireysel müşteriye kredi açıldığını ve kullandırıldığını, sözleşmedeki şartları yerine getirmeyen borçlunun sözleşmesi, sözleşmenin davacıya verdiği yetkiye istinaden feshedilerek borçluya ve davalılara Müvekkili Banka tarafından 02.09.2024 ve 03.09.2025 tarihli ilgili borçların ödenmesi için ihtarnamelerin keşide edildiğini ve borçlunun borcunu ödemesinin istenildiğini, bu ihtarnamelere rağmen verilen süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsilini temin amacıyla ... Banka Alacakları İcra Dairesi Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapılarak 20.09.2024 tarihi itibariyle 640.862,69-TL olan borcun ödenmesinin istenildiğini, davalı yasal olmayan sebeplerle haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının tamamen haksız ve takibi durdurmak amacıyla kötü niyetle yapılmış bir itiraz olduğunu, davalının itirazının tamamen haksız ve takibi durdurmak amacıyla kötü niyetle yapılmış bir itiraz olduğunu, fazlaya dair haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takibe, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz sonucu takibi durduran borçluların %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun'un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir."Tanım başlıklı 3.maddesi "(1) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi." düzenlemeleri bulunmaktadır. Bir hukuki işlemin tüketici işlemi sayılabilmesi için yukarıda belirtilen tanımlara uygun olması gerekir.Açıklanan hususlar gözetildiğinde somut olayda, davalının tacir olmadığı, tüketici konumunda olduğu, davacı bankanın yasal tanıma uygun hizmet sağlayıcı konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki belgeler ve davacı vekilinin beyanları gözetildiğinde davalının tüketici kredisi kullandığı anlaşılmıştır.Görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği, HMK'nın 114. maddesi uyarınca görev hususunun dava şartı niteliğinde olduğu nazara alınarak Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin Tüketici Mahkemesi olduğu anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE; HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden görevsizlik sebebiyle REDDİNE;2-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK 20 madde gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra taleple bulunulması halinde mahkememizce davacının açılmamış sayılacağına dair karar verileceğinin ihtarına,4-HMK 331 maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katipe-imzalıdır.Hakime-imzalıdır.