Bankanın açtığı itirazın iptali davasında, borçluların genel kredi ve müteselsil kefalet sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin iddiaları ve fahiş faiz itirazları.
Özet: Bir bankanın, firmasına kullandırdığı krediye kefil veya müşterek borçlu olan davalılardan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talepli davada; davacı banka, vadesinde ödenmeyen kredi borcu için gönderilen ihtarnamelere rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlatılan takibe davalıların yaptığı itirazın haksız olduğunu ve takibin devamını talep ederken; davalılar ise, genel kredi sözleşmesinin haksız şartlar içerdiğini, kefalet sözleşmesinin Türk Borçlar Kanununun 583. maddesine aykırı olarak usulüne uygun düzenlenmediği için geçersiz olduğunu, fahiş faiz talepleri ile ispatlanamayan alacak iddialarını ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... Tic.Ltd.Şti. arasında █████/2023 tarih ve 100.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, davalı borçluların genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borçlarının vadesinde geri ödenmemesi nedeniyle borçlulara ... 2. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, ihtarnamede belirtilen sürede borçlular tarafından müvekkili bankaya ödeme yapılmadığını ve usulüne uygun gönderilen ihtarnameye itiraz edilmediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için davalı borçlular hakkında ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını ve borçluların tamamı tarafından takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu, █████/2024 tarihli arabuluculuk son tutanağından da anlaşılacağı üzere borçlu/davalılar ile anlaşmaya varılamadığını, asıl borçlu ... firması hakkında takip tarihinde konkordato mühlet kararı bulunması nedeniyle takibe dahil edilmediğini, borçluların itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, tahsili geciktirme amacı taşıdığını, borçluların ihtarnameye herhangi bir itirazı olmamasına rağmen icra takibine itiraz etmelerinin ayrıca hiçbir şekilde faiz talebi bulunmayan takiplerinde faiz oranına ve işlemiş/işleyecek faize itiraz etmesi kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin...E. Sayılı dosyasına borçlular tarafından sunulan itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen koşullar ile devamına, kötü niyetli davalılar aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Genel kredi sözleşmesinin 16.4.3 maddesinde, gecikme cezası oranlarının bankanın tek taraflı belirleyebileceğinin belirtildiğini, bu durumun Türk Borçlar Kanunu’nun 20. ve 27. maddeleriyle belirlenen genel işlem koşulları ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bankanın keyfi oran belirleme hakkının, açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu ve sözleşme hükümlerinin geçersiz sayılmasını gerektirdiğini, sözleşmede yer alan 17.2.1 ve 17.2.2 maddelerinde bankaya tanınan rehin, ipotek gibi teminatları kullanmadan ihtiyati haciz, icra takibi ve dava açma yetkisinin hakkın kötüye kullanılmasına yol açtığını ve borçlunun hak arama hürriyetini zayıflattığını, tüm bu hususların sözleşmenin adil ve hukuka uygun bir şekilde şekillendirilmediğini ortaya koyduğunu, davaya konu borcun dayanağını oluşturan kefalet ilişkisinin hukuken geçerli bir şekilde kurulmadığını, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiğini, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihini sözleşmede belirtilmesi gerektiğini ve bu bilgilerin yanı sıra, müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla yazması gerektiğini, bu şekil şartlarının sözleşmenin geçerlilik şartı olup taraf iradeleriyle bertaraf edilemeyeceğini, somut olayda müvekkiller adına düzenlenen kefalet sözleşmesinde bu şekil şartlarına uyulmadığını, TBK 583 hükmü uyarınca kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu geçersiz bir sözleşmeye dayalı olarak müvekkillerinin borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın, faiz hesaplamalarını açıkça sunmaması ve fahiş oranlarda faiz talep etmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını ve hakkın kötüye kullanımı yasağı kapsamında olduğunu, söz konusu faiz talebinin kabul edilmesinin, davalı müvekkillerin ağır bir ekonomik zarara uğramasına neden olacağını ve hakkaniyet ilkesine de aykırı olduğunu,
davacı tarafın talep ettiği faiz oranlarının sözleşme hükümleri, kanuni düzenlemeler ve fiili gerçeklik ile örtüşmediğini, davacı tarafın müvekkili firmadan alacaklı olmadığını, bu hususta ispat yükünün davacıda olduğunu, kullandırıldığı iddia edilen krediye ilişkin dosya kapsamında bir ödeme dekont vs bulunmadığını, müvekkil firma aleyhine talep edilen %20 oranında icra inkar tazminatının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine, davacı hakkında %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ...D.İş sayılı dosyasının, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyanın uyap üzerinden mahkememize gönderildiği, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının uyap üzerinden dosyamıza eklendiği, genel kredi sözleşmesi ile tebliğ şerhlerinin davacı tarafından dosyaya sunulduğu ve kasaya alındığı görülmüştür.
Davaya konu ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı borçlular aleyhinde genel kredi sözleşmesine dayanarak 46.760.679,00 TL asıl alacak, 9.138,00 TL komisyon, 6.310,00 TL masraf, 2.255.949,00 TL işlemiş gecikme cezası, 671.125,00 TL gayrinakdi alacağın depo edilmesi, 500.159,00 TL kredi kartı alacağı, 56.622,00 TL kredi kartı gecikme cezası, 50.259.982,00 TL toplam alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçluların süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce celp edilen .... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın İİK m.286 vd.hükümlerinden kaynaklanan konkordato talebine ilişkin olduğu, davacı ... Limited Şirketi'nin konkordato talebinin reddine, davacı şirketin iflasına, █████/2024 günü saat: 15:23'den itibariyle 924836-0 ticaret sicil numarası ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı davacı ... Şirketi █████/2024 günü saat: 15:23'den itibariyle iflasının açılmasına, karar verildiği görülmüştür.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
█████/2025 tarihli celse 2 nolu ara karar ile dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verilmiş ve bilirkişi tarafından █████/2025 tarihli rapor mahkememize sunulmuş; davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı üzerine █████/2025 tarihli celse 2 nolu ara kararı ile itirazların değerlendirilmesi bakımından dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "1)Davacı banka ile DAVA DIŞI kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu) ... ŞTİ. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, işbu sözleşmeleri davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süresi içinde ödenmemiş oldukları nazara alındığında, davacı bankanın davalı/KEFİLLER hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2) Davalı Kefillerin Kefalet limiti ve Sorumluluğu: Davalı kefil/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri 100.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl alacak tutarının 47.260.838,00 TL olduğu nazara alındığında, hesaplanan asıl alacağın, kefalet limitlerinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, yani kefalet limiti tüm borcu kapsayıp borcun kefalet limiti içinde kalmış olmasından dolayı, Davalı KEFİLİN hem kendilerinin ve hem de DAVA DIŞI kredi lehtarı şirketin (asıl borçlu) temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın (07.12.2015 T. ... E. ve ....K uyarınca) borcun tamamından müteselsilen sorumlu sayılabileceklerinin söylenebileceği, (lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın sayın yargı Makamınca değerlendirilebilineceği) Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 21.142,28 TL'nın 49.588.857,00- 49.567.714 72) reddi durumunda, TAKİP TARİHİNDEN itibaren 46.760.679,00 TL asıl alacak tutarı (TL cinsi proje kredileri için) tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık 33,07 (aylık 2,756 x 12-) oranında kar payı/gecikme cezasi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı kefillerden istenilebileceği, Yine asıl alacak tutarı (Kredi kartı) 500.159,00 TL tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık. 419,92 oranında kar payı/gecikme cezası ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı kefillerden istenilebileceği, 3.b)Gayrinakdi çek taahhüt bedelinin DEPO Talebi Yönünden Belirlenen gayrinakdi çek taahhüt bedeli riski 89 adet çek yaprağından dolayı 534.000,00 TL'dır. Bu miktarın depo edilmesinden DAVALI kefillerin müteselsilen sorumlu sayıldıkları," yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı banka ile dava dışı kredi lehtarı borçlusu (asıl borçlu) ... Şirketi arasında █████/2023 tarihli 100.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, davalı gerçek kişi kefillerin asıl borçlu şirketin ortak ya da yöneticisi olduklarından TBK 584. madde gereği eş muvafakatinin alınmasına gerek olmadığı, kaldı ki eş muvafakatlerinin de alınmış olduğu anlaşılmış olmakla; kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, davalı kefillerin sözleşmede gösterilen kefalet limitinin 100.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan toplam asıl alacak tutarının kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefillerin hesaplanan mevcut borcun tamamından müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Davacı ile dava dışı asıl borçlu ... Şirketi arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalıların sözleşme kapsamında kefil olarak gayri nakdi alacaktan da sorumlu oldukları kanaatine varılmıştır. Şöyle ki genel kredi sözleşmesinin 20.1.1 maddesi; "Sözleşme imzası olan kefil, müşteri ile banka arasındaki tüm krediler, kredi sayılan işlemler veya sebeplerden dolayı Müşterinin bankaya karşı doğmuş ve/veya bundan sonra işbu sözleşme veya sair sözleşmelere istinaden doğacak tüm borçlarından sorumludur. Kefil, gayrinakdi krediler ile kanunen gayrinakdi kredi sayılan kredi borç ve risklerine ilişkin bedellerin banka nezdindeki hesaplara depo edilmemesinden de sorumlu olup, bankanın talebi halinde söz konusu bedelleri derhal, nakden ve defaten banka nezdindeki hesaplara depo edeceğini gayrikabili rücu kabul beyan ve taahhüt eder." Genel kredi sözleşmesinin 21.3.2 maddesi; "Sözleşmede müşteriyi sorumluluk altına sokan tüm hükümler, kefil içinde aynen geçerli olduğundan müşteri kelimesi bu anlamda kefili de ifade etmektedir. " düzenlemesini içermekte olup, sözleşmenin kefalet akdini düzenleyen 20.1.1 maddesinde kefilin gayrinakdi kredilerin depo edilmesinden sorumlu olduklarına ilişkin açık düzenleme bulunduğu nazara alındığında, davalı kefillerin gayrinakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesinden müteselsilen sorumlu sayıldıkları kanaatine varılmıştır.
Davalılar vekilinin sözleşmenin 16.4.3 maddesinde gecikme cezası oranlarını bankanın tek taraflı belirleyebileceğine ilişkin düzenlemenin genel işlem koşulları ve dürüstük kuralına aykırı olduğuna ilişkin iddiası yönünden; genel işlem koşulları TBK'nın 20 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK yürürlüğe girdikten sonraki dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden; yasal düzenlemeye göre, genel işlem koşulu içeren sözleşmeler yapılması hukuken mümkündür. Bir hükmün salt genel işlem koşulu niteliğinde olması, onun geçersiz olması sonucunu doğurmaz. TBK'nın 25. maddesi uyarınca, "Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz". Yani, genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme maddesinin geçersiz sayılması için, hükmün dürüstlük kuralına aykırı olması gerekir. Somut olayda davalı vekilinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu iddia ettiği maddenin dürüstlük kuralıyla çelişmediği, tacirler arasındaki bu tür akdi ilişkilerde uygulanabilecek hükümler olduğu anlaşıldığından, iddiası yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 16.4.3. maddesi: ”.... Taraflar arasında oran konusunda yazılı bir mutabakat yoksa hesaplamanın yapıldığı tarihte bankanın kredilere (tüketici işlemleri dahil) uyguladığı en yüksek cari akdi kar payı (karlılık) oranlarının %50 fazlasına kadar bir oran esas alınır. Gecikme cezası sebebiyle müşteriden yapılan tahsilatlar sonucunda vergiler ve sair feriler ilave edilerek müşteriden defaten tahsil edilmesi kabul ve taahhüt edilir. “düzenlemesi bulunmakta olup davacı banka tarafından takip talebinde proje kredileri için aylık %2.756 oranında ve yıllık %33,07 oranında temerrüt kar payı talebinde bulunulduğu, davacı bankanın dava konusu proje kredilerine fiilen uyguladığı akdi kar payı oranının %22,50 olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, davacının fiilen uygulanan ek yüksek akdi kar payına sözleşme hükmüne göre %50 ilave edildiğinde bulunan oran %33,75 olarak talepten fazla olduğu tespit edildiğinden taleple bağlı kalınarak davacının proje kredileri yönünden takip talebinde belirtmiş olduğu temerrüt kar payı oranına itibar edilmiştir.
Takibe konu şirket kredi kartı gecikme cezası yönünden: TC Merkez Bankasının 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ███████ sayılı Tebliği ile Kredi Kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları hakkındaki Tebliğe (2006/1) 3. Maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.“Madde 3/A- Kurumsal kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları hakkında, bu Tebliğin 3 m. hükümleri uygulanır.” denilmiştir. TCMB Tebliğ hükümlerine göre ticari nitelikteki ... Kart borçlarına bundan böyle kredi kartları için açıklanan faiz oranları uygulanacaktır. Başka bir deyişle bireysel/tüketici ve ticari amaçlı bir kart ayırımı yapılmaksızın tüm her türlü kredi kartlarına TCMB açıklanan faiz oranları uygulanacağı anlaşılmaktadır. Buna göre TCMB Tebliğleriyle 01.06.2023 tarihinde (Kat ve temerrüt tarihini kapsayan dönem içinde) deklere edilen akdi faizin %16,32 ve temerrüt faizinin ise %19,92 oranında olduğu tespit edilmiştir. Davacı banka ise takip talebinde %25,68 (aylık 2,14x12 ay) oranında gecikme cezası talep etmiştir. Bu durumda hesap kat ve temerrüt döneminde geçerli olan %19,92 oranındaki orana itibar edilmiş ve davacı vekilinin bu husustaki rapora itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafça ... 2. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinde; 72.253.421,21 TL nakdi alacak yönünden hesabın █████/2023 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının dava dışı asıl borçluya ve davalılara █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların █████/2023 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek bu veriler dikkate alınmak suretiyle belirlenen nakdi alacak yönünden, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan ve itibar olunan bilirkişi raporunda hesaplanan miktara itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gayri nakdi çek taahhüt bedelinin depo talebi yönüden; Davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ... Şirketinin banka nezdinde ... numaralı ticari mevduat hesabı üzerinden davalı kredi lehtarı şirkete çek karneleri verilmiş olduğu, davacı banka tarafından sunulan Çek Statü Raporlarındaki Kod Tasnifine göre yapılan incelemede karşılıksız çıkıp garanti bedeli talep edilmeyen çekler ile piyasaya dolaşıma çıkmayan toplam 89 adet çek yaprağından dolayı toplam 534.000,00 TL depo edilmesi talebi yerinde görüldüğünden gayri nakit alacağın depo edilmesi talebinin de kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın kısmen iptali ile, ticari kredi yönünden 46.760.679,00 TL asıl alacak, 2.255.949,00 TL işlemiş gecikme cezası; kredi kartı yönünden 500.159,00 TL asıl alacak, 41.789,72 TL işlemiş gecikme cezası, 9.138,00 TL komisyon, 6.236,70 TL masraf olmak üzere toplam 49.573.951,42 TL alacak üzerinden tahsilde tekerrür olmamak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren proje kredileri için yıllık %33,07, kredi kartı için %19,92 oranında gecikme cezası uygulanmasına,
3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 9.914.790,28 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Gayri nakit alacak depo talebinin kısmen kabulü ile, 534.000,00 TL gayri nakit alacağın davacı banka nezdinde faizsiz bir hesapta depo edilmek üzere itirazın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen nakdi alacak yönünden hesap olunan 3.386.396,62 TL nispi ve gayri nakdi alacak talebi yönünden hesaplanan 615,40 TL harç toplamı 3.387.012,02 harcın nakdi alacak için peşin alınan 595.553,80 TL ve gayri nakdi alacak talebi için alınan 427,60 TL harç toplamı 595.981,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.791.030,62 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen nakdi alacak talebi yönünden hesaplanan 1.551.739,51 TL nispi vekalet ücreti ile kabul edilen gayri nakdi alacak talebi yönünden hesap olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücreti toplamı 1.596.739,51 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 596.469,80 TL (60,80 TL VSH; 427,60 TL BVH, 595.981,40 TL peşin harç) harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 11.640,00 TL (10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.640,00 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 11.604,79 TL 'sının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi gereğince reddedilen nakdi alacak talebi yönünden hesap olunan 14.905,58 TL nispi vekalet ücreti ile gayri nakdi alacak talebi yönünden reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücreti toplamı 59.905,58 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına,
11-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranı dikkate alınarak 3.788,50TL'sının davalılardan, 11.50 TL'sının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ( e duruşma ) ve davalı vekilinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!