Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde eser sözleşmesinden doğan, ayıplı metal enjeksiyon kalıp yüzey sertleştirme işlemi kaynaklı maddi tazminat davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı şirketin, davalı şirkete yüzey sertleştirme işlemi için gönderdiği metal enjeksiyon kalıbın tamamının hatalı bir şekilde sertleştirilerek kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanarak 750.000 TLlik maddi zararın tazminini talep ettiği bir davayı özetlemektedir; davalı taraf ise yetki itirazında bulunarak, hatanın davacının yanlış talimatlarından kaynaklandığını ve fahiş tazminat talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemekte, uyuşmazlık ise taraflar arasındaki sözleşmenin varlığına, sertleştirme işlemindeki ayıba ve davalının tazmin sorumluluğuna odaklanmaktadır.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: ████████ Esas - ████████ Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
HÂKİM
:......
KATİP
: ......
DAVACI
: ......
VEKİLİ
: Av. ......
DAVALI
: ......
......
VEKİLİ
: Av. ......
DAVA
: Maddi Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan, Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
G.K. YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan, Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA
:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin plastik malzemelerin seri imalatı için "metal enjeksiyon kalıp" imalatı yaptığı ve söz konusu "metal enjeksiyon kalıbın" kullanıma hazır hale gelmesi için vakumla "gaz nitrasyon" denilen yüzey sertleştirme işleminin yapılması gerektiği; davalı şirketin piyasada bu işi yapan firmalardan bir tanesi olduğu; daha önce müvekkili ile birçok defa çalıştığı; aralarında iş yapıldığına ilişkin fatura sunulduğu; daha önce davalı şirket ile yapılan birçok işten kaynaklı taraflar arasında güven ilişkisinin oluştuğu; davalı şirket ile telefonla irtibata geçilerek müvekkili tarafından üretilen kalıpların davalıya ait gezici bir araçla 2024 yılı Mayıs ayı sonu ve Haziran ayı başlarında alındığı; daha önceki işlemler gibi yüzey sertleştirilmesi yapılması gerekirken kalıbın tamamının sertleştirildiği ve kalıbın kullanılamaz hale geldiği; bu durumun davalı şirket tarafından da fark edildiği ve whatsapp yazışmaları ile sabit olduğu; yapılan yazışmalar kapsamında davalı tarafın da yapmış olduğu hatayı bizzat kabul ettiğinin anlaşıldığı; yapılan hatanın yazılı evrak ile gelinmediğinden meydana geldiğinin davalı tarafından belirtildiği; ancak yazılı evrak ile gelinmediğinden bir karışıklık olduğu iddiasının davalı şirketin kusurunun ortadan kaldırmayacağı; yapılan işlemin iki şirket arasında rutin bir işlem olduğu; yine davalı şirket görevlisi tarafından bu kusurunun karşılığı olarak zarar gören malzemenin ısıl işlem bedeli kadar zararın karşılanması yaklaşımının doğru olmadığı; davacı şirketin bu metal kalıbı 750.000,00 TL karşılığında üçüncü bir firmaya satışı için anlaştığı; sadece ısıl işlem ücreti olan 10.000,00 TL ödenmekle müvekkili şirketin zararının karşılanmayacağı beyan edilmiş olup; şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın davalı taraftan temerrüde düşürüldüğü arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA
:
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğu; müvekkili şirketin adresi uyarınca yetki kuralları kapsamında yetkili mahkemenin ...... Mahkemesi olduğu; müvekkili şirketin davacı şirketin talebi doğrultusunda işlem yaptığı; iddia edilen zararla ilgili müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığı; davacının hatalı talepte bulunması nedeniyle malzemede bozulma meydana geldiği; bu durumun ücretsiz bir şekilde düzeltilmeye çalışıldığı ama sonuç alınamadığı; bu sürecin davacıya iletildiği ancak davacı tarafından haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığı; yaklaşık 10.000,00 TL ısıl işlem bedeline karşılık 750.000,00 TL talepte bulunulduğu; davacının talebinin haksız ve kötüniyetli olduğu ve bu nedenle talebin kabul edilemediği; davacı tarafından 750.000,00 TL malzeme bedeli ve her gün 10.000,00 TL cezai şart zararı olduğuna ilişkin iddialarının hiçbir dayanağının bulunmadığı; davacının bu talebinin de karşılanmasının mümkün olmadığı beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER
:
...... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti
:
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... Ltd. Şti. ("davacı şirket" olarak anılacaktır) ile davalı ... Şirketi ("davalı şirket" olarak anılacaktır) arasında akdedilmiş bulunan "Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan, Ayıba Karşı Tekeffül Hükümlerine Dayalı Maddi Tazminat Davası" olduğu;
Bu doğrultuda uyuşmazlığın; taraflar arasında, "malzemenin yüzeyinin sertleştirilmesi" hususunda bir sözleşme akdedilmiş olup olmadığı; akdedilmiş olduğunun tespiti halinde, sözleşme konusu sertleştirme işleminde açık/gizli ayıp bulunup bulunmadığı; söz konusu ayıp ile ilgili olarak, davalının tazmin mes'uliyeti bulunup bulunmadığı ve bulunmakta ise zararın miktarı ile uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
İlk itirazlar hususunda yapılan incelemede ise; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetkisizlik" ilk itirazlarında bulunulduğu (ve ...... Mahkemesinin yetkili bulunduğunun belirtildiği) anlaşılmakla yapılan değerlendirmede; öncelikle 6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinde belirtilen "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" hükmü uyarınca davalı şirketin yerleşim yeri tetkik edilmiş ve davalı şirketin yerleşim yerinin "...... " olduğu anlaşılmış; bunun yanı sıra, taraflar arasındaki ihtilafın, "eser sözleşmesinden" kaynaklandığının anlaşılması nedeniyle, yine 6100 Sayılı HMK'nın 10. maddesinde belirtilen "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir." hükmü uyarınca sözleşmenin ifa yerinin tetkikinde ise, sözleşme konusu edimin ifa yerinin de (taraflar arasında "ifa edilecek edimin niteliği" hususunda uyuşmazlık bulunmakla birlikte; gerek dava dilekçesinde ve gerekse cevap dilekçesinde ifa edileceği belirtilen edimlerin her ikisinin de ifa yerinin) yine davalının yerleşim yeri olan "...... " adresi olduğu anlaşılarak; Mahkememizin yetkisizliğine ve ...... Mahkemesinin yetkili olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM
: (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizde görülmekte olan uyuşmazlık ile ilgili olarak Mahkememizin yetkili olmadığı anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Yetkili Mahkemenin, ...... Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, yetkili olan ...... Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Yetkili Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;
5) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, yetkili Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ...... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. █████/2025
Katip ...... Hâkim ......
¸ ¸
Gerekçeli Karar

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!