Bankanın ticari kredi kartı ve genel kredi sözleşmesi kaynaklı alacağını tahsil etmek amacıyla kefil aleyhine açtığı itirazın iptali davası.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı banka, kurumsal kredi kartı ve ticari kredili mevduat hesabından kaynaklanan borçları ödemeyen bir şirketin kefili olan davalıdan alacağının tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep etmiştir; davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, bilirkişi raporuyla davalının 22.11.2016 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığı ve asıl borçlu şirketin temerrüde düşmesi üzerine davacının takip tarihi itibarıyla 39.386,84 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş, kefilin borçtan sorumlu olduğu ve yasal faizlerle birlikte bu alacağı ödemesi gerektiği anlaşılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının müvekkil bankaya kredi kartı ve kredi borcu olan -------- Şti'nin kefili olup ilgili kredi kartı ve krediden kaynaklı borcu ödemediğini, davalı-borçluya karşı icra takibine başlanmış ve ---------Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün -------- esas sayılı dosyası ile ödeme emri davalı borçluya gönderildiğini, davalı-borçlu █████/2022 tarihlerinde söz konusu ödeme emrine karşı haksız olarak itiraz etmiş ve takibin durduğunu, █████/2023 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, borçlunun bir dönem ortağı olduğu --------- Şti' adına düzenlenmiş olan █████/2016 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi nedeniyle davalı borçluya █████/2022 tarihinde müvekkil banka tarafından ihtarname gönderildiğini, borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, █████/2017 tarihinde kendisine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamı, davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama masraf ve yasal vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:Usule uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle; genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün --------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2022 tarihinde asıl alacak + işlemiş faiz + gider vergisi+ masraf toplamı 39.394,46 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, ödeme emrinin borçluya █████/2022 tebliğ edildiği, █████/2022 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür.
Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri celp edilmiş, uyuşmazlığın çözümü için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup raporda özetle; davacı -------- Bankası ---------- caddesi -------- Şubesi ile davalı --------- Şti arasında; 22.11.2016 tarihli “Müşteri Kabul beyanı”,” Kefil Kabul Beyanı” Genel Kredi Sözleşmesi ve Ticari Kredili Mevduat Sözleşmesi akdedildiğini, ------- ve -------- “Kefil Kabul Beyanı"nı kendi el yazıları ile 100.000,00TL'ye kadar kefil olduğunu beyan ederek imza verdikleri, davalı kefillerin kefalet limitlerinin her birisi için ayrı ayrı 100.000,00 TL olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden davalı borçlu --------- Şti.'ne ticari kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kartı kullandırılmış olmakla borç doğmuş olup, asıl borçlunun doğan borcun tamamından, diğer davalı kefillerin ise kendi yasal temerrüdünün sonuçlarından kefalet limiti ile bağlı olmaksızın sorumlu olması nedeniyle 09.09.2022 takip tarihinden sonra hesaplanacak tüm faiz ve ferilerinden de sorumlu olacağını, kredi kartı asgari ödeme tutarlarının ve kredili mevduat faizlerinin üst üste 2-3 ay boyunca ödenmemesi üzerine davacı Bankaca, kredi hesaplarının 18.07.2022 tarihinde kat edildiği, söz konusu ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiği ve davalıların 26.07.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, davacı Banka; davalı asıl borçlu firma ve kefiller aleyhinde, --------- Banka Alacakları İcra Dairesinin ---------- Esas sayılı dosyasından 09.09.2022 tarihinde başlatılan icra takibine, davalı -------- 30.09.2022 tarihinde borca ve tüm ferilerine yönelik itirazda bulunduğunu, davacı bankanın 09.09.2022 takip tarihi itibariyle, davalılardan; 35.032,38 Tl asıl alacağı, 2.464,89 TL işlemiş akdi faiz, 1.103,52 TL işlemiş temerrüt faizi 61,34 TL BSMV olmak üzere toplam 38.662,13 TL Noter masrafı 724,71 TL toplam 39.386,84TL alacaklı olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmede (md.13) temerrüt faiz oranı taraflar arasında kararlaştırılmış olup; Bankanın; ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan 35.032,38 TL asıl alacağına 09.09.2022 takip tarihinden itibaren --------- Bankasının belirlemiş olduğu veya belirleyeceği oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisinin davalılardan talep edebileceği, davalı kefilin borçtan sorumlu bulunduğunu, tarafların sair taleplerinin Mahkemenin takdirlerinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığını beyan etmiştir. TBK'nın kefalet sözleşmesinin şeklini düzenleyen 583. maddesinin ilk fıkrasında "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmü getirilmiş ve kefalet sözleşmesinin geçerliliği bakımından şekli koşullar öngörülmüştür. Somut olayda; kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Kefalet kabul beyanı sözleşmenin zorunlu unsuru değildir. Bu itibarla, kefaletin şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediği hususunda esas alınamaz.
TBK'nın 586. maddesi uyarınca alacaklının müteselsil kefile başvurabilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz. Zira, 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesi hükmüne göre "ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.". Somut olayda; dayanak sözleşme "genel kredi sözleşmesi" olup, kullandırılan kredilerin ticari nitelikte olduğu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağı, sözleşmede belirtilen oranda akti ve temerrüt faizi talep edilebileceği anlaşıldığından, bilirkişi raporu ile belirlenen faiz oranı hükme esas alınmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davacı -------- Bankası-------- Caddesi --------- Şubesi ile dava dışı ---------- Şti arasında; 22.11.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve Ticari Kredili Mevduat Sözleşmesi akdedildiği, davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla kefalet sözleşmesini imzaladığı, kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu, sözleşme kapsamında kredi alan firmaya limit tanımlandığı, kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun borçlular/ davalı tarafından ödenmediği, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 39.304,52 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, icra inkar tazminatı talep koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile; takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 25,2 oranında faiz işletilmek suretiyle, 35.032,38 TL asıl alacak, 2.382,57 TL işlemiş akdi faiz, 1.103,52 işlemiş temerrüt faizi, 61,34 TL BSMV, 724,71 TL masraf üzerinden devamına, aşan istemin reddine,
Hükmolunan alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli karar harcı 2.684,89 TL’den peşin harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 3.000,00 TL bilirkişi, 494,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 3.494,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%99 kabul) 3.459,06 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacı üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 39.304,52 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre (%99 kabul) 3.088,80 TL' sinin davalı taraftan, (%1 Ret)31,20TL'sinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
8-Karar kesinleştiğinde Mahkeme kasasında bulunan evrak asıllarının ilgisine iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!