Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan ödenmeyen sağlık hizmeti faturasına ilişkin icra takibine itirazın iptali davası ve bilirkişi raporu ışığında ticari defterlerin delil niteliği.
Özet: Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacının davalıdan sağlık hizmetleri karşılığı talep ettiği 190.666,66 TL tutarındaki asıl alacağın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılması talep edilmiş; davalı borcu reddederken, bilirkişi incelemesinde davacının yasalara uygun ticari defterlerinin incelenmesiyle asıl alacak borcunun kanıtlandığı, ancak ödeme tarihi belirten bir sözleşme veya ihtarname sunulmadığından işlemiş faiz talep hakkının bulunmadığı tespit edilmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: █████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, davalı ... Tic. A.Ş.’ye verilen sağlık hizmeti karşılığı düzenlenen █████/2024 tarihli, ... numaralı ve 190.666,66 TL bedelli faturanın ödenmemesi nedeniyle Bakırköy .... İcra Md. ... E. sayılı dosyada ilamsız takip başlattığını, ödeme emrinin █████/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ise █████/2025 tarihinde asıl alacağın tümüne, faiz ve fer’ilerine yönelik haksız itirazda bulunarak takibi durdurduğunu, davaya konu alacağın muaccel ve likit olduğunu, itirazın kötü niyetli yapıldığını, ayrıca █████/2025 tarihli ... başvuru – ... dosya numaralı arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, davalının borçtan kaçınma ihtimali nedeniyle İİK 257 uyarınca ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, borcu karşılayabilecek taşınır/taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasına, takip tarihi █████/2024’ten itibaren işlemiş faiz, harç ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı ... Ltd. Şti., müvekkil ... Hizmetleri A.Ş. tarafından ödenmediğini iddia ettiği 11.10.2024 tarihli, 190.666,66 TL bedelli ... nolu faturaya dayanarak Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosya üzerinden başlattığını, takibe yapılan itirazın iptalini ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı talep etmiş ise de; müvekkilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, faturaya konu alacağın gerçekte mevcut olmadığını, davacının iddialarının haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca talep edilen alacak bakımından zamanaşımı def’imizin bulunduğunu, Davacının müvekkil nezdinde ödenmemiş faturası bulunmadığından, kötü niyetli şekilde haksız icra takibi başlattığını, bu nedenle İİK m.67 uyarınca davacı aleyhine takip konusu meblağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay 19. HD’nin █████████ K. sayılı kararı da emsal olduğunu, bu çerçevede davanın tümüyle reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesi talep ve dava etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 210.725,84TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Dava konusunun, davacının davalıya 190.666,66 TL Asıl alacak ile 20.059,18 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 210.725,84 TL alacağı olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğu, davalının itirazı ile takibin durduğu, Bu kez davacının talebi ile huzurda görülen İtirazın İptali davasının açılmış olduğunun anlaşıldığı, Taraflardan Davacı taraf duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş ticari defterlerini incelemeye sunduğu, Davalı taraf ise incelemeye gelmemiş, evrak belge sunmamış, yerinde inceleme talebinde de bulunmamış olduğunun görüldüğünü, Davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapıldığını, 2024 yılı Ticari defterlerinin incelendiği, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığı kanaatine varıldığı, Davacının Ticari defter kayıtlarına göre, davalının hesabı 190.666,66 TL borç bakiyesi verdiği, davalının davacıya 190.666,66 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davacının davalı ile ilgili alışverişine konu borçların ödeme tarihlerinin yazılı olduğu bir sözleşme sunulmadığı yada takip öncesi borçluya gönderilmiş herhangi bir borç ödeme ihtarnamesi dosyaya sunulmadığından davacının takipte işlemiş faiz talep edemeyeceği kanaatine varıldığı şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır.HMK'nın MADDE 222. maddesinde;"(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 190.666,66 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 190.666,66 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile DEVAMINA,2-190.666,66 TL' nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 13.024,44 TL ilam harcından peşin alınan 2.202,48TL harcın mahsubu ile bakiye 10.821,96TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,5-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 92,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 2.202,48 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.910,38TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair,tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. █████/2025Katip ...✍e-imzalıdırHakim ...✍e-imzalıdır