İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, bankanın sahte talimatla kullandırılan ihracat kredisindeki %50 kusurunun tespiti ve bedelinin istirdadı davası.
Özet: Şirket, eski çalışanı tarafından sahte talimatla çekildiği iddia edilen 351.155 Euro tutarındaki ihracat döviz kredisi nedeniyle bankaya karşı açtığı menfi tespit ve istirdat davasında, bankanın kredinin kullandırılmasındaki %50 kusuru nedeniyle 175.684,44 Euronun faiziyle birlikte tahsiline hükmedilirken, şahıs davacılarının aktif husumet yokluğu gerekçesiyle ve maddi/manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilen, çok aşamalı bir hukuki süreç yaşanmıştır.

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Menfi Tespit -İstirdat, TazminatDAVA TARİHİ
:█████/2006DAVA DEĞERİ
:351.155 Euro (Dava tarihi itibariyle 1 Euro 1,8768 TL olduğundan TL karşılığı 659.047,70 TL)KABUL DEĞERİ
:175.577,50 Euro (Dava tarihi itibariyle 1 Euro 1,8768 TL olduğundan TL karşılığı 329.523,85 TL)KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, sanayi ve iş makineleri ve bunlara ait yedek parça ve ekipmanlarının alım satım, ithalat ve ihracatı yapan bir firma olduğunu ve şirketin temsil ve ilzamının tek yetkili ... tarafından sağlandığını; davacıların, davalı bankanın ... Şubesinde vadeli mevduatları bulunduğunu, davacı şirket çalışanı ...'ın, şirket yetkililerinin bilgi ve onayı dışında, daha önceki talimatlar üzerine fotokopi yazı yapıştırmak suretiyle hazırlanan 16.11.2006 tarihli talimat ile ... Şubesinden davacı şirkete 35.000 Euro tutarlı 25.12.2006 vadeli ve yıllık % 4,40 faizli ihracat döviz kredisi kullandırıldığı, kredinin başka bir sahte talimatla ...'a ödendiğini, bu durumu öğrenen şirket yetkilileri davacıların davalı bankaya bu hususu bildirildiklerini, davalı bankaya ... 2. Noterliğinin 08.12.2006 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarın keşide edildiğini, davacı şirketin bilgi ve onayı olmadan ... ' a ödenen kredi nedeniyle sorumluluk kabul etmediklerini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ..., ...' ın hem ... ... firmasının hemde kendi şahsi mevduatlarıyla ilgilendiğini, nakit getirme götürme işlemlerini de dahil olmak üzere her türlü işlemde tam yetkili kıldıklarım, davacıların kötü niyetli her konuda kendini gösterdiğini, o kadar ki kendi imzaladığı ve grafoloji raporuyla da kendisine ait olduğu tespit edilen taahhütname ve sözleşmelerdeki imzalara bile itiraz ettiğini, bunun yanı sıra haberdar olduğu kredi talebinden sanki haberi yokmuş gibi davranıp müvekkil bankaya dava açıldığını, dava konusu 16.11.2006 tarihinde kullandırılan 350.000 Euro tutarlı ihracat döviz kredisi açısından davacı firma çalışanı ...'a nakit ödeme işlemleri ile ilgili olarak Bankalarınca her hangi bir kusur ve sorumluluğunun olmaması sebebi ile davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gereken deliller de celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.Mahkememizde açılan işbu dava; davacı şirket adına,davalı banka tarafından tahsis edilen 351.155 Euro kredinin, davacı adına oluşturulan sahte talimat ile davacı taraf eski çalışanı ...'a ödenmesi ve paranın tahsil edilememesinden kaynaklı, davacının oluşan , davalının kredinin tahsis ve ödemesindeki kusuruna istinaden, oluşan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.Kapanan ve yine kapanarak ... ATM ile birleştirilen ... ATM'nin ... kararı ile; "Davanın Reddine" dair verilen karar Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2011 tarihli, █████████ Esas, ... sayılı ilamı ile bozulmuş ve ... ATM'ye tevzi olarak ... Esasına kayda yapılmıştır.Kapanan ve mahkememiz ile birleştirilen ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasında █████/2013 tarihli, ... Esas, ████████ sayılı kararı ile; "Davanın Kısmen Kabulü ile; takdiren davalı banka somut olayda % 50 kusurlu kabul edilerek kusuruna isabet eden 175.577,50 Euro'nun 15.12.2006 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatı suretiyle tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin Reddine, davacı yanın maddi ve manevi tazminat istemleri yerinde görülmediğinden Reddine" dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2014 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile bozulmuş ve mahkememize tevzi olarak ████████ Esasına kaydedilmiştir.Mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyasında █████/2014 tarihli, ... Esas, ████████ sayılı kararı ile; "Davacı ... Metal Paz. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.'nin menfi tespit ve istirdat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının %50 kusurlu olduğu benimsenerek, kusuruna isabet eden 175.684,44 Euro davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile vaki ödeme nedeniyle 175.684,44 Euro'nun 15.12.2006 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, menfi tespit ve istirdat istemi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ... ve ...'in menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin davalarının aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacıların tümü yönünden kanıtlanamayan maddi ve manevi tazminat isteminin reddine dair verilen karar temyiz talebi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarih, █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı ile bozulmuş ve mahkememize tevzi olarak ████████ Esasına kaydedilmiştir.Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında █████/2018 tarihli, ... Esas, ... Sayılı kararı ile; "Mahkememizin ... karar sayılı, █████/2014 tarihli kararı usul ve yasaya uygun olmakla mahkememiz kararında direnilmesine,Direnme nedeniyle ''1-Davanın Kısmen Kabulü ile; takdiren davalı banka somut olayda % 50 kusurlu kabul edilerek kusuruna isabet eden 175.577,50 Euro'nun 15.12.2006 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatı suretiyle tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin Reddine,2-Davacı yanın maddi ve manevi tazminat istemleri yerinde görülmediğinden Reddine"karar verilmiştirMahkememiz kararının temyizi üzerine direnme kararı Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmiş ve Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2019 tarihli, ███████-448 Esas, █████████ karar sayılı ilamı ile, Hukuk Genel Kurulunca mahkememiz kararı usul yönünden ''Karardan sonra verilen hükmün sonucunu değiştirecek şekilde tavzih ve maddi hatanın düzeltilmesi yolu ile HMK 304 ve 305 maddeleri gereğince, tavzih ile, esasını etkileyecek nitelikte , ''özellikle yerel mahkemece █████/2018 tarihli duruşmada verilen karar ile direnile hükümden önceki gibi ( Yargılama gideri harç ve vekalet ücretini de içerir şeklide) karar verildiği halde ve bu karar ile davadan el çekilmiş olmasına rağmen, █████/2018 tarihinde mahkemece dosya yeniden ele alınarak maddi hata yapıldığı anlaşıldığı belirtilmek suretiyle duruşma açılmasına duruşma gün ve saatinin aps yolu ile tebliğ edilmesi suretiyle, hükmün tavzih suretiyle değiştirilmesi ,hukuka ve kamu düzenine ilişkin düzenlemelere ve tavzih ile esası etkileyecek şekilde, karar verilmesi '' doğru değildir gerekçesi ile mahkememiz kararı usul yönünden bozulmuştur.Mahkememiz tarafından bozma sonrasında dava dosyası yeniden esasa kayıt edilerek verilen yeniden mahkememizin ████████ Esas, ████████ sayılı kararı ile;" Mahkememizin ... sayılı █████/2014 tarihli kararı usul ve yasaya uygun olmakla Mahkememiz kararında direnilmesine,Direnme nedeniyle;1-Davacı ... Metal Paz. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti.'nin menfi tespit ve istirdat davası yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının %50 kusurlu olduğu benimsenerek, kusuruna isabet eden 175.684,44-Euro davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile vaki ödeme nedeniyle 175.684,44-Euro'nun 15.12.2006 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, menfi tespit ve istirdat istemi yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,2-Davacılar ... ve ...'in menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin davalarının aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,3-Davacıların tümü yönünden kanıtlanamayan maddi ve manevi tazminat isteminin reddine" karar verilmiştir.Mahkememiz kararının taraflarca temyizi üzerine dosya yeniden direnme kararına ilişkin temyiz incelemesi için Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, Hukuk Genel Kurulunun 2021/(19)11-361 Esas ve ████████ sayılı kararı ile ;'' TBK 52( BK 98, 43 ve 44) maddeleri gereğince kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit olan vakalara göre dava dışı eski çalışan ... şirket temsilcisi ... in imzasını taklit ederek faks yolu ile gönderilen sahte talimat ile davalı bankanın ... şubesinde, 350.000,00 EURO kredinin davacı şirket lehine tahsisini sağlayarak iş bu krediyi bankadan tahsil ettiği ve çekilen parayı davacı şirkete aktarmadığı hususunda özel daire ile yerel mahkeme arasında uyuşmazlık bulunmadığı, ihtilafın davalı bankanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda toplanmaktadır. Somut olayda bir güven ve özen kurumu olan bankanın en hafif kusurundan dahi sorumlu olacağı, bankanın sorumsuzluğuna dair yapılan anlaşmaların hukuken batıl olacağı bankanın ve çalışanlarının sektörün kendisine yüklediği sorumluluk çerçevesinde dava konusu miktar kadar önemli bir kredinin kullanım ve edinmesine ilişkin işlemlerden, mevduat sahibinin ve müşterinin korunması ilkesi gereğince riski minimize etmek adına davacı şirketi ciddi miktarda kredi ile ilgili yapılan işlemlerden haberdar etmesi gerektiği, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme faks ortamında işlem yapmaya imkan vermekte ise de, kısa süreler içinde hesaplarında nakit bulunmakta iken yüklü miktarda yapılmak istenen işleme ilişkin faksın aslının talep edilmesi önünde her hangi bir engelin olmadığı dikkate alınarak faksın aslının istenmesi yada en azından telefon ile teyit etmesi gerekirken bunları yapmayarak kusurlu davrandığı ve bankanın zararın ortaya çıkmasında müterafik kusurunun ortaya çıkmasında sonucuna varılarak Hukuku Genel kurulunca bir özen kurumu olan bankanın en hafif kusurundan sorumlu olacağı, ancak ceza dosyası ile kesinleşen tüm dosya kapsamına göre davalı bankanın zararın gerçekleşmesinde hafifte olsa bir kusurunun bulunmadığından söz eden özel dairece verilen bozma kararının yerinde olduğu yönündeki görüşlere genel kurulca itibar edilmeyerek , yukarıdaki gerekçeler ile mahkememizce verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup yerinde olduğu tespit edilerek, mahkemece hükmedilen miktar müterafik kusurun oranı ve bu orana bağlı olarak yapılacak indirimler ve direnme kapsamı dışında kalan sair hususlar hakkında temyiz incelemesi için dosya özel Yargıtay 11 Hukuk Dairesine gönderilmiştir.Mahkememiz kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarihli, █████████ Esas, ███████ Karar Sayılı ilamı ile,"1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.2-Dava menfi tespit, istirdat ve tazminat istemine ilişkindir. Dava tarihinden önce davacı lehine ipotek ve senet verildiği, davanın açılmasından sonra da ceza davasının asli maddi faili ... tarafından davacıya ödemeler yapıldığı anlaşılmıştır. Dava dışı kişinin yapmış olduğu ödemeler, ayrıca verilen senet ve ipotek bakımından tahsilat bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde, yapılan tahsilatlar bakımından davanın kısmen konusuz kalıp kalmadığı, başka bir anlatımla davacı şirketin tahsil ettiği miktarın uğradığı zarardan düşülmesi gerekip gerekmediği değerlendirilmeksizin toplam zarardan davalı bankanın % 50 sorumlu olduğu gerekçesiyle istirdata karar verilmesi doğru görülmemiştir.(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ' şeklinde mahkememiz tarafından bozma sonrasında verilen ████████ Esas, ████████ sayılı'' kararın BOZULMASINA karar verilmiş ve dosya mahkememize tevzi olarak ████████ Esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.Mahkememizce iş bu son bozma kararından sonra yapılan yargılamada ;Bozma kararı doğrultusunda dava konusu kredinin , davacı şirket adına kullanan, ceza dosyası kapsamı ile kredi talep ve ödeme talimatını şirket yetkilisi olmadığı halde faks metinlerini düzenleyerek bankaya gönderdiği anlaşılan ... tarafından davacıya ceza dosyası ve dosya kapsamında bulunan belgelere göre senet ve ipotek bakımından ödeme yapıp yapmadığı yapmış ise bu ödemelerin miktarlarının belirlenmesi ve ödeme tarihi itibarıyla mahsubun gerçekleştirilmesi suretiyle mükerrer ödemelerin önlenmesi gerektiği mahkememizce benimsenerek bozma kararı doğrultusunda uyulan bozma kararı ve hukuk genel kurulu kararları ile oluşan usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak, bozma kararı doğrultusunda , ''mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde, yapılan tahsilatlar bakımından davanın kısmen konusuz kalıp kalmadığı, başka bir anlatımla davacı şirketin tahsil ettiği miktarın uğradığı zarardan düşülmesi gerekip gerekmediği değerlendirilmeksizin toplam zarardan davalı bankanın % 50 sorumlu olduğu miktarın tespiti '' için bilirkişi incelemesi ara kararı oluşturulmuş ve raporlar alınmıştır.Mahkememizin █████/2023 tarihli ara kararı doğrultusunda bilirkişiler ...'ın marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılması istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2023 tarihli bilirkişi raporu teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı raporlarında özetle;"Davalı banka şubesinden temin edilen ve dosya içeriğinde toplanan delillere göre yapılan irdeleme sonuçları muvacehesinde davalı bankanın davacıyı zarara uğratmak gibi bir kastının bulunmadığı kanaati edinilmekle birlikte, faksla gelen talimat üzerindeki imzaların bir an için iğfal kabiliyeti bulunduğu varsayılsa bile, davalı banka çalışanlarının yüksek montanlı kredi işlemi karşısında yapılan kredi kullandırımından dolayı davacıdan teyit almamış olması, talimat aslını talep etmemiş olması, bunların yanında tarafların adam çalıştıran sıfatıyla istihdam ettiği personeli seçerken gereken özeni göstermemiş olması, ayrıyeten zararlandırıcı kredi işleminin bizzat davacı şirket çalışanı tarafından gerçekleştirilmiş olması gibi hususlar hep birlikte dikkate alındığında, tarafların adeta kusur bakımından birbiriyle yarıştıklarının kabulü halinde, yanların %50’şer oranında müterafik kusurlu sayılabilecekleri zaten yargı kararıyla da kesinleşmiş olduğu kanaati edinildiği, bu değerlendirme çerçevesinde ödeme ile birlikte davacının 351.155.-EUR olan zararının 60.504.-EUR azaldığını kabul etmek ve netice olarak davalı bankanın, bakiye zarar miktarının (290.651.-EUR) %50’sinden (145.325.-EUR) sorumlu tutulabileceği" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.Mahkememizce █████/2023 tarihli duruşma tutanağı ara kararları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınması istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2024 tarihli ek raporu teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı ek raporlarında özetle;"Davalı banka şubesinden temin edilen ve dosya içeriğinde toplanan delillere göre yapılan irdeleme sonuçları muvacehesinde davalı bankanın davacıyı zarara uğratmak gibi bir kastının bulunmadığı kanaati edinilmekle birlikte, faksla gelen talimat üzerindeki imzaların bir an için iğfal kabiliyeti bulunduğu varsayılsa bile, davalı banka çalışanlarının yüksek montanlı kredi işlemi karşısında yapılan kredi kullandırımından dolayı davacıdan teyit almamış olması, talimat aslını talep etmemiş olması, bunların yanında tarafların adam çalıştıran sıfatıyla istihdam ettiği personeli seçerken gereken özeni göstermemiş olması, ayrıyeten zararlandırıcı kredi işleminin bizzat davacı şirket çalışanı tarafından gerçekleştirilmiş olması gibi hususlar hep birlikte dikkate alındığında, tarafların adeta kusur bakımından birbiriyle yarıştıklarının kabulü halinde, yanların % 50'şer oranında müterafik kusurlu sayılabilecekleri hususlarının yargı kararıyla da kesinleşmiş olduğu, bu değerlendirme çerçevesinde dava dışı ...'dan yapılan 60.504 EUR tutarındaki toplam ödemenin, alacağın daha fazla güvenceye sahip % 50'lik kısma mahsup edilmesinin TBK m. ██████ hükmü gereği davacıdan talep edilemeyeceği ve dolayısıyla bu ödemenin daha az güvenceye sahip bulunan % 50'lik kısma mahsup edileceği; bu ödemeden davalı bankanın sorumlu olduğu alacak kısmı ve miktarının etkilenmeyeceği; onun sorumlu tutulabileceği kısmın 351.155.-EUR olan zararının % 50'si (175.577,5.-EUR) olarak kalmaya devam etmesi gerektiği;Davacıların, alacağın tamamının ifasından sorumlu ... ile anlaşmış ve onun tarafından sağlanan ipotek haklarından feragat etmiş olmalarının TBK m. ██████ hükmü çerçevesinde “diğer müteselsil borçlu” konumundaki davalı bankanın da etkilenmesinin kaçınılmaz kabul edilebileceği; bu durumdan onun da yararlandırılması, söz konusu borcun ifa dışında bir sebeple sona ermiş olduğu kabul edilerek, davacıların ondan da bir talepte bulunamayacakları sonucuna ulaşılmasının mümkün gözüktüğü" şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.Mahkememizce █████/2024 tarihli duruşma zaptı ara kararları gereğince bilirkişilerden 2. Ek rapor hazırlaması istenilmiş ve konuya ilişkin █████/2025 tarihli rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.Bilirkişiler anılı 2. Ek raporlarında özetle;"Dava menfi tespit, istirdat ve tazminat istemine ilişkin olup, davanın kaynağı eylem; Davacı tarafın eski çalışanı ve dava dışı ...'ın şirket yetkililerinin fotokopi imzalarını kullanarak 16.11.2006 tarihinde fax talimat ile 350.000 Euro kredinin Davacı şirket lehine Davacı banka tarafından tahsisini sağlaması ve tahsis edilen kredinin yine fotokopi fax talimatı ile (kayıtlara göre kredi kullanan şirketin hesaplarına değil) kendi hesaplarına aktarmasıdır. Davacı kendi adına tahsis edilen ancak ...'a ödendiği için elde edemediği krediyi 14.12.2006 tarihinde İHTİRAZİ KAYITLA 351.155,00 EUR olarak Davalı bankaya ödeyip kapatmıştır. Davacı şirketin kendi adına tahsis edilen kredinin başkasına kullandırılmış olması sebebiyle uğradığı zararın kusuruna istinaden davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.Dosyaya mübrez bilgi, belge ve ikrarlar kapsamda, dava dışı eski çalışan ...'ın şirket temsilcisi ...'in imzasını taklit ederek davalı banka ... şubesinde 350.000 Euro kredinin davacı şirket lehine tahsisini sağlayarak parayı davacı şirket hesaplarına değil kendi hesaplarına aktarılmasını sağlamak suretiyle tahsil ettiği, Davacı şirketin söz konusu krediyi 351.155,00 EUR olarak Davalı bankaya ödeyip kapattığı hususlarının TARAFLARIN KABÜLÜNDE OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR.Önceki raporlarımızda detaylandırdığımız ;1-Davacının zarara uğramasına sebebiyet veren hukuka aykırı olarak dava dışı ... tarafından başlatılan bu eylemde ...'ın %100 kusurunun / sorumluluğunun olduğunu,2- Zararın doğumuna kusurlu davranışlarıyla katkıda bulunan Davalı bankanın ise %50 kusurunun / sorumluluğunun olduğunu,3- Bu bağlamada Dava dışı ... tarafından gerçekleşen bu eylemde ...'ın borcun tamamından tek başına ve Davalı bankanın ise borcun %50'sinden ... ile müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları,Tespit ve kanaatlerimizi yineleriz.Gelinen bu aşamada; ipotekler, bonolar, nakden tahsilatlar ve varsa feragatler yönünden Davacının Davalı bankadan % 50 mütefarik kusuruna isabet eden alacağının hesaplanması gereken husustur.A- Dava Kapsamında Yapılan TahsilatlarMevcut durumda dava konusu alacağın tamamının ödenmesinden sorumlu olan dava dışı borçlu ...’dan zararının bir kısmının tahsil ettiği bilgi, belge ve beyanlardan anlaşılmaktadır. Şöyle ki;a) İpotekler Yönünden Yapılan TahsilatlarDava dışı ...’ın hukuk dışı zarar verici eyleminin ardından Davacının ... aleyhine başlattığı ceza davasından sonra, her biri 80.000.-TL limitli 3 ayrı taşınmaza ipotek tesis edildiği dosyaya mübrez bilgi ve belgelerinden aşağıdaki gibi tetkik edilmiştir.1.TAŞINMAZ; ...'ye ait ... Mahallesi, 7/3-15 Pafta, 971 Ada, 1 Parsel, Kat:3, No:7, adresindeki daire niteliğindeki taşınmaza Davacı ... lehine 80.000 TL bedelle 1. derece,2.TAŞINMAZ; ...'ye ait ... Mahallesi, 7/3-15 Pafta, 971 Ada, 1 Parsel, Kat:2, No:5, adresindeki daire niteliğindeki taşınmaza Davacı ... lehine 80.000 TL bedelle 1. derece,1. ve 2. taşınmaz hakkında ... 7. İcra Müdürüğünün 2007/... Esas ve 2007/... Esas sayılı dosyalarından ipoteğin Paraya çevrilmesi Yolu ile Takip başlatıldığı, sonrasında anlaşmaya varıldığı dosyaya sunulu protokolden anlaşılmıştır. Bu anlaşma doğrultusunda iki ipotek dosyasından feragat karşılığında 08.02.2008 tarihinde davacı ...'e 105.000,00-YTL (yüzbeşbinyenitürklirası) ödeme yapılmıştır. Tahsil edilen 105.000,00-YTL binaen aralarındaki protokol gereği ipotek takibine ilişkin satışa arz şerhleri kaldırılmıştır.Bu dosyalarla ilgili başkaca bilgi ve belgeye rastlanılmamış olup, Sayın Mahkemenizin 2007/... E ve 2007/... E nolu dosyalarla ilgili .... icra dairesine yazılan müzekkerelere gelen cevaplarda 10 yıllık saklama sürelerinin dolduğu gerekçesiyle Arşiv İmha Komisyonuna gönderildiği ve Arşiv İmha Komisyonu kararlarıyla imha edildiği; UYAP üzerinde ödeme bilgileri bulunmadığından ve dosyalar imha edildiğinden dolayı ödeme bilgilerinin bildirilemediği ifade edilmiştir.İşbu Dava tarihinden önce 2 taşınmazın konu olduğu ipotek takiplerinden feragatle tahsil edillen tutar;105.000,00-YTL 08.02.2008 tarihli Euro alış kuru ile 60.504,78 Euro'ya tekabül etmektedir.(105.000 YTL/TCMB kur 1,7354 = 60.504,78 EUR)3.TAŞINMAZ; ...'ye ait ... Mahallesi, 7/3-15 Pafta, 971 Ada, 1 Parsel, Kat:3, No:6, adresindeki daire niteliğindeki taşınmaza Davacı ... lehine 80.000 TL bedelle 1. derece,İşbu Dava tarihinden sonra 3. taşınmazın konu olduğu ipotek sözleşmesi gereği, Davacı ... tarafından ..., ... ve ...'den olan alacakları adına ... 6. İcra Müdürlüğü 2023/... E. Sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı alacaklı vekili tarafından beyan edilmiş ve dosyanın celbini sayın mahkemenizden talep etmiştir.Sayın mahkemeniz tarafından celp edilen ... 6. İcra Müdürlüğünün UYAP üzerinden gönderdiği 2023/... E. Sayılı dosya incelendiğinde, borçlulara 13.03.2023 tarihinde toplam alacak miktarı 426.126,03 TL olan Ödeme İcra Emri gönderildiği, Borçlulardan ... tarafından ilgili icra dosyasına █████/2023 tarihinde 493.042,26-TL tutarında para yatırıldığını, 465.131,01-TL reddiyatın ardından 46.993,23-TL yasal vekalet ücretinden sonra dosyaya 418.137,78-TL olarak ödeme yapıldığı gözlemlenmektedir.418.137,78-TL 15.03.2023 tarihli Euro alış kuru ile 20.646,43 Euro'ya tekabül etmektedir.(418.137,78 TL/TCMB kur 20,2523 =20.646,43 EUR)Dosya borçlusu ... tarafından ... 6. İcra Müdürlüğüne 493.042,26-TL tutarında para yatırıldığı gösterir makbuz aşağıdadır.493.042,26 TL paranın yatırıldığı 15.03.2023 tarihindeki aşağıdaki dosya hesabı raporundan Yekün Alacak Miktarının 492.950,91 TL olduğu görülmektedir.Harçların düşülmesinden sonra reddiyatın 465.131,01 TL olduğu yine aşağıdaki belgede görülmüştür.3 adet taşınmazın konu edildiği ipotekli takipler neticesinde (60.504,78 EUR + 20.646,43 EUR) toplam 81.151,21 EUR tahsilat yapıldığı tespit edilmiştir.b) Senetler (Bonolar) Yönünden Yapılan TahsilatlarDava Dışı ... ile kız kardeşi ...’ın Borçlusu olduğu; 1 adet 350.000 EUR senet ile 8 adet 15.000 EUR (Toplam 120.000 EUR) senetlerin birer suretlerinin dosya içerisinde olduğu görülmüştür.Konusu 350.000 EUR olan senet ile ilgili 13.12.2006 tarihinde ... 5.Icra Müdürlüğünü 2009/... E sayılı dosyasında takip başlatıldığı dosyaya sunulu belgelerden görülmüştür. Ancak dosya içeriği incelendiğinde bu dosya kapsamında herhangi bir tahsilat yapıldığını gösterir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Öte yandan Sayın mahkemenizin █████/2022 tarihli müzekkeresine ... 5.Icra Müdürlüğününden gelen cevapta ise; eski dosya no 2009/... E, yenisi 2008/... E sayılı dosyanın 21.02.2018 tarihinde ... olduğu ve imha edildiğinden ödeme bilgilerinin bildirilemediği görülmüştür.8 adet 15.000 EUR (Toplam 120.000 EUR) olan senetlerle ilgili ise açılmış olan icra takibine ve bu bonolardan dolayı herhangi bir ödemeye/tahsile ilişkin kayda-belgeye de dosya içeriğinde rastlanılamamıştır.Nitekim dava dosyası içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden, toplamı 120.000 EUR olan 8 adet senetlerle ilgile de herhangi bir takibe rastlanmamış olup, konusu 350.000 EUR'luk 1 senet olan ... 5. İcra Müdürlüğü’nün 2006/... E dosyası kapsamında ...’dan tahsilat yapıldığını gösteren herhangi bir veriye de rastlanmamıştır.Dosyaya mübrez senetlerle ilgili tahsilat yapılamadığı tespit edilmiştir.c) Diğer Tahsilatlar... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.11.2013 Tarih, ... sayılı MAKUMİYET kararının 2. Sayfasındaki Sanık ...’ın savunmasında 240.000,00 TL’nın müşteki/davacıya ödendiği iddia edilmiştir. Ancak bu iddiayı somut olarak destekleyen ne bir yargı kararı ne bir ödeme dekontu/makbuzu vesaire gibi belge ve ne de davacının yazılı bir beyanı dosya içeriğinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla sadece ceza yargılaması savunmasındaki beyandan ibarettir. Davalı bankada bu paranın ödendiğini gösteren somut hiçbir belge sunmamış olup, sadece soyut beyan düzeyinde kalmıştır. O halde kanıtı olmayan bir ödemeden söz edilemeyeceği değerlendirilmektedir.Tahsilatlar bakımından neticede; Dosya kapsamında yapılan tahsilatlar ipotekli takiplerden yapılmış olup toplam miktarı 81.151,21 EUR 'dur.B- Davalı Banka Yönünden Alacak Miktarının HesaplanmasıDaha önce Sayın Mahkemeye sunulmuş bulunan 10.06.2024 tarihli Ek Rapor'da dava konusu ihtilafa ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler yapılmış ve şu sonuçlara ulaşılmıştır:"1) Davalı banka şubesinden temin edilen ve dosya içeriğinde toplanan delillere göre yapı-lan irdeleme sonuçları muvacehesinde davalı bankanın davacıyı zarara uğratmak gibi bir kastının bulunmadığı kanaati edinilmekle birlikte, faksla gelen talimat üzerindeki imzaların bir an için iğfal kabiliyeti bulunduğu varsayılsa bile, davalı banka çalışanları-nın yüksek montanlı kredi işlemi karşısında yapılan kredi kullandırımından dolayı da-vacıdan teyit almamış olması, talimat aslını talep etmemiş olması, bunların yanında ta-rafların adam çalıştıran sıfatıyla istihdam ettiği personeli seçerken gereken özeni gös-termemiş olması, ayrıyeten zararlandırıcı kredi işleminin bizzat davacı şirket çalışanı ta-rafından gerçekleştirilmiş olması gibi hususlar hep birlikte dikkate alındığında, tarafla-rın adeta kusur bakımından birbiriyle yarıştıklarının kabulü halinde, yanların %50’şer oranında müterafik kusurlu sayılabilecekleri hususlarının yargı kararıyla da kesinleşmiş olduğu,2) Bu değerlendirme çerçevesinde dava dışı ...’dan yapılan 60.504 EUR tutarındaki toplam ödemenin, alacağın daha fazla güvenceye sahip %50’lik kısma mahsup edilmesinin TBK m. 100/II hükmü gereği davacıdan talep edilemeyeceği ve dolayısıyla bu ödemenin daha az güvenceye sahip bulunan %50’lik kısma mahsup edileceği; bu ödemeden davalı bankanın sorumlu olduğu alacak kısmı ve miktarının etkilenmeyeceği; onun sorumlu tutulabileceği kısmın 351.155.-EUR olan zararının %50’si (175.577,5.-EUR) olarak kalmaya devam etmesi gerektiği;3) Davacıların, alacağın tamamının ifasından sorumlu ... ile anlaşmış ve onun ta-rafından sağlanan ipotek haklarından feragat etmiş olmalarının TBK m. 166/II hükmü çerçevesinde “diğer müteselsil borçlu” konumundaki davalı bankanın da etkilenmesinin kaçınılmaz kabul edilebileceği; bu durumdan onun da yararlandırılması, söz konusu borcun ifa dışında bir sebeple sona ermiş olduğu kabul edilerek, davacıların ondan da bir talepte bulunamayacakları sonucuna ulaşılmasının mümkün gözüktüğü"Bu raporun hazırlanmasına esas alınan evrak içeriğinde davacının, dava dışı ...'dan yaptığı tahsilat miktarı 60.504.-EUR olduğu tespit edilmiş ve bu meblağın eBK m. 84 (TBK m. 100) hükmü çerçevesinde daha az güvenceye sahip olduğunda kuşku bulunmayan kısma mahsup edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak, yapılan tahsilat miktarının toplam alacak tutarının 1/2'sinden az olması sebebiyle davalı bankanın hukuki durumunda herhangi bir değişikliğe sebebiyet vermeyeceği; dolayısıyla davalı bankanın sorumluluğunun (toplam alacak miktarının 1/2'si olan 175.577,5.-EUR) olarak devam edeceği ifade edilmiştir.İşbu defa yapılan incelemede ... tarafından yapılan toplam ödeme tutarının 60.504.-EUR değil 81.151,21.-EUR olduğu tespit edilmiştir. Bu ödeme miktarının da banka ile ... arasındaki sorumluluk ilişkisi (iç ilişki) kapsamında, ...'ın sorumlu olduğu toplam tutarın altında olduğu anlaşıldığından, bankanın sorumluluğu açısından Ek Raporda ulaşılan sonucun değişmesini gerektiren bir tutar olmadığı ifade edilebilecek durumdadır.Hem Ek Raporun hazırlanmasına ilişkin görevlendirme kararında hem de işbu raporun hazırlanmasına ilişkin görevlendirme kararında, bilirkişi kurulumuzdan değerlendirilmesi talep edilen hususlar "müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan kısmi ödemenin diğer borçlu açısından etkisi ile yine müteselsil borçlulardan birisinin borçtan kurtarılmış (ona karşı olan alacaktan feragat edilmiş) olmasının diğer müteselsil borçluya olan etkisinin değerlendirilmesi" olarak somutlaştırılmıştır. Nitekim sözü edilen Ek Raporda bilirkişi kurulumuz raporunu bu hususları dikkate alarak tanzim ederek Sayın Mahkemenin takdirine sunmuştur.Bu durum Sayın Mahkeme tarafından yapılması talep edilen hukuki/teknik değerlendirmelerin işbu rapor bakımından da aynen geçerli olduğunu belirtmek isteriz. Daha önceki raporlarda ayrıntılı biçimde yapılmış olan değerlendirmeleri işbu raporda AYNEN tekrarlamaya lüzum görmüyor ve işbu rapor bakımından da geçerli olduğunu belirtmek istiyoruz. Böylece:1). Kısmi ödemenin müteselsil sorumluluk ilişkisine etkisi bakımından:Daha önceki ek raporda gerek eBK m. 84 (TBK m. 100) gerekse eBK m. 145 (TBK m. 166) hükümleri bağlamında yapılan değerlendirmeler çerçevesinde dava dışı ...’dan yapılan 81.151,21.-EUR tutarındaki toplam ödemenin, alacağın (tahsil kabiliyeti itibariyle) daha fazla güvenceye sahip %50’lik kısmına mahsup edilmesinin TBK m. 100/II hükmü gereği davacı alacaklıdan talep edilemeyeceği ve dolayısıyla bu ödemenin daha az güvenceye sahip bulunan %50’lik kısma mahsup edileceği; bu ödemeden davalı bankanın sorumlu olduğu alacak kısmı ve miktarının etkilenmeyeceği; onun sorumlu tutulabileceği kısmın 351.155.-EUR olan zararının %50’si (175.577,5.-EUR) olarak kalmaya devam etmesi gerektiği belirtilmelidir.Kısmi ödemenin sorumluluğa etkisi bağlamında yapılan bu açıklamalar bakımından, feragat edilen ipotek hakkının türünün ve miktarının ise bir önemi bulunmadığı özellikle vurgulanmalıdır. Zira bu kapsamda değerlendirilen husus "kısmi ödemenin müteselsil sorumluluk üzerindeki etkisidir". Feragat edilen ipotek hakkının tutarı ne olursa olsun yapılan ödeme tutarı üzerinde herhangi bir etkisi olmayacağı; kısmi ödeme tutarının azalmasına ya da artmasına katkı sunmayacağı açıktır.2). Müteselsil sorumlulardan birisine karşı olan alacaktan feragat edilmesinin diğer müteselsil borçluya olan etki açısından:Davacıların, alacağın tamamından sorumlu ... ile anlaşmış ve onun tarafından sağlanan ipotek haklarından feragat etmiş olmalarının eBK m. 145 (TBK m. 166/II) hükmü çerçevesinde “diğer müteselsil borçlu” konumundaki davalı bankanın hukuki durumunu da etkilemesi kaçınılmazdır. Zira ibra edildiği veya sağladığı teminat haklarından feragat edilen ..., söz konusu alacağın tamamından sorumludur. Daha önceki raporumuzda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı gibi bir alacaktan birden fazla kişinin sorumlu olması, her bir borçluya karşı ayrı alacak haklarının bulunduğu anlamına gelmez. Alacak hakkının tekliği esastır. İster tahsilat yapmak suretiyle isterse ibra yahut feragat suretiyle olsun bir alacak borçlulardan birisi veya bir kaçından bir defa tahsil edildiği (veya tahsil edilmiş gibi bir hukuki sonucun doğumuna yol açıldığı) taktirde bütünüyle sona ermiş olur. Bu sona ermeden ödemeyi yapmayan veya ibra/feragat edilmeyen müteselsil borçlunun da yararlanması (iç ilişkideki sorumluluk miktarları ne olursa olsun) kaçınılmazdır. Dolayısıyla ...'dan söz konusu alacağın tamamı tahsil edilmemiş olmasına rağmen ona karşı olan ipotek haklarının tamamından feragat edilmiş/ibra edilmiş olmasından davalı bankanın da yararlandırılması, söz konusu borcun (alacak hakkının) ifa dışında bir sebeple sona ermiş olduğu kabul edilerek, davalı bankadan da bir talepte bulunamayacakları sonucuna ulaşılması mümkün gözükmektedir." şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.Mahkememizce mahkememize açılan iş bu ;Davacı şirket adına, davalı bankanın davalı çalışanı ... tarafından şirket yetkililerinin imzaları olmaksızın düzenlenen faks talimatı ile oluşturulan kredi nedeniyle, iş bu kredinin şirkete değilde ... a ödenmesine rağmen şirketin kredi borcunu ödeme borcunu ödemek zorunda kaldığı belirtilerek, şirketin oluşan 351.155 euroluk zararının, kredinin davalı banka çalışanlarının özenle hizmet verme yükümlülüklerini ihlal ederek ihtiyatlı tacir olarak davranmayarak davacı yanının zararına sebebiyet verdiği iddiası ile açılan tazminat ve iş bu kredi nedeniyle şirketin toplumdaki itibarının zedelendiğinden bahisle talep edilen manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce uyulan Yargıtay bozma ilamı ve dosya kapsamında birlikte değerlendirilmesi sonucunda;Davacı şirketin bankacılık eylemleri nedeniyle oluşan zararından davalı bankanın %50 kusurunun bulunduğu, ''Hukuk Genel Kurulu 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 6/1, 3 ve 60/1 maddelerinde kredi kuruluşları ile özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında hiçbir gerçek ve tüzel kişinin mevduat veya katılım fonu kabul edemeyeceği, aynı kanunun 63. Maddesinde de , halkın parasını bankalarca değerlendirilmesi sırasında halka güven vermek için kredi kuruluşları tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının TMSF tarafından sigorta edileceği düzenlendiği, bu düzenlemelerden çıkan sonuca görev özel kanunlar ile kurulan bankaların, bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumunda olduğu, bu durum nedeniyle bankaların bir güven kurumu olarak , sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılması gerekir. Bu nedenle bankalar ağırlaştırılmış sorumluluğun gereği olarak objektif özen yükümlülüğünün altında olup, buna karşılık hafif kusurdan oluşan zararlardan dahi sorumludur. Ayrıca bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler geçerli değildir, çünkü sorumsuzluk sözleşmesi yükümlerine sınırlama getiren ve somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK nın 99/2 ve 100/3 maddesi ( yeni 6098 sayılı TBK 'nın 115/3 ve 116/3 maddeleri ) gereğince özel yasa ile kuruldukları ve kendilerine alanlarına çeşitli imtiyazlar tanınan bankaların hafif kusurdan dolayı ortaya çıkan sorumluluğu kaldıran sözleşmeler geçersiz olacaktır. Tacir olan bankalar 6102 sayılı TTK 18/2 ( 6762 sayılı kanunun 20/2) maddesi gereğince bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi ve bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü bulunmakta olup, bu yükümlülük bankalar için her hangi bir tacirden beklenen basiret ve özen yükümlülüğü şüphesiz daha ağırdır. Ayrıca bankalar adam çalıştıran sıfatı ile sorumlu olup, TBK 66 ( BK 55 ) maddesi gereğince çalıştırdıkları kişilerin seçimi ve onların çalıştırırken, çalışanlar üzerindeki denetim ve gözetim ödevini yerine getirmemesi onların kanun tarafından kendilerine lütfedilen objektif bir ödevi ihlali anlamına geleceği adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusur sorumluluğu olmadığı, sorunun doğması için objektif özen yükümlülüğü ihlal edilmesi ile uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. Ancak adam çalıştıran banka zararın meydana gelmemesi için somut durumun gerektirdiği her türlü objektif dikkat ve özeni göstermiş olması halinde sorumluluktan kurtulabilecektir. '' şeklindeki tespitleri ile kesinleşmiş olup, mahkememizce bozma sonrasında bozma ile sınırlı olarak iş bu toplam 351.155 euroluk zarara mahsuben davacı şirkete ... ve 3. Şahıslar tarafından yapılan ödeme bulunup bulunmadığı mahkememizce, davalı yanın sorumluluk miktarı da belirlenen %50 oranında tespit edilerek tespiti gerektiği benimsenmiştir,Taraflar arasında , davacı şirket çalışanı ... tarafından kullanılan kredinin 350.000,00 euro olup iş bu kredinin davacı şirket hesabından 351.155,00 euro tahsil edilme suretiyle kapatıldığı ve davacının iş bu krediden davalı bankanın davacıyı sorumlu tutmasının hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile açılan istirdat davası olduğu tartışmasızdır.Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporları sonucunda, dava konusu borç üzerinden ... İcra Dairesi'nin 2007/... Esas ve 2007/... Esas sayılı dosyalardan toplam 105.000 YTL'nin █████/2008 tarihinde ödenerek protokol gereği ipotekli taşınmazların satışa arzlarının kaldırıldığı, bu taşınmazlar karşılığında ödenen 105.000 YTL'nin █████/2008 tarihindeki karşılığının 60.504,78 Euro olduğu ve ... 6. İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasında borç miktarının █████/2023 tarihinde borçlulardan, ... tarafından ödenerek dava konusu borç karşılığında 418.137,78 TL davacı şirket tarafından tahsilat yapıldığı ve bununda karşılığının █████/2023 tarihi itibariyle 20.643 EURO olduğu, böylece toplam dava konusu borç ile ilgili davacı yanca 3. Şahısların taşınmazların paraya çevrilmesi sebebiyle 81.151,21 TL tahsilat yapıldığı, dosya kapsamında alınan raporlar ile sabittir. Ayrıca davacı şirket adına kredi çeken ...'ın somut olaya ilişkin ... 3 ACM'nin ... sayılı kararının 2. Sayfasındaki 240.000 TL'lik ödemenin bahsi geçen işbu ipotekli taşınmazların paraya çevrilmesi yoluyla yapılan ödemelerin açıklanmadığı gibi ödeme iddiası başka bir ödeme belgesi ile ispat edilemediğinden 3. Şahıs ...'ın savunmasındaki işbu ödeme iddiasının beyandan öteye geçmediği, ayrıca ...'ın borcu için verilen 8 adet 120.000 EURO'luk senetlere ilişkin yukarıda 7. Sayfasının "b" bendinde yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere herhangi bir tahsilat yapıldığına dair belgeye ulaşılamadığı buna ilişkin dosyaya herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı ve davacı şirketin icra dosyasındaki alacağından feragat ettiği görülmekle feragat edilen alacağın Euro karşılığının 81.151,21-Euro olduğu bunun dışında da bir ödemenin bulunmadığı, feragat edilen alacak oranında tahsilatın gerçekleştiği mahkememizce kabul edilmiştir.Mahkememiz tarafından sonuç olarak, mahkememizde açılmış olan menfi tespit ve istirdat yönünden yargılama süreci ve en son uyulan yargıtay bozma ilamı kapsamı ile taraflar lehine doğmuş bulunan usuli kazanılmış haklar da göz önünde bulundurularak; davacı ... ... Pazarlama İthalat İhracat Tic. Ltd. Şti.'nin davalı banka aleyhine açtığı davacı şirketin davalı bankaya kanun ve banka uygulamasına aykırı olarak oluşan kredi borcunun davacı şirketten haksız olarak talep edildiği ve itirazı kayıtla ödenen 351.155-Euro'nun istirdadına ilişkin davanın kısmen kabulü ile, davalının %50 kusurlu olduğu benimsenerek, kusuruna isabet eden 175.577,50-Euro davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile, dava devam ederken davacının ipotekli takiplerden yaptığı tahsilat ve feragat nedeniyle icra dosyasına ödenen bedelin ödeme tarihindeki Euro karşılığının 81.151,21-Euro olduğu ve davacının kusur oranına göre işbu ödemenin yarısına davalıdan tahsil edeceği alacaktan mahsubu gerektiği mahkememizce benimsenmekle, 40.575,60-Euro yönünden davanın konusuz kaldığının tespiti ile bu miktar hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, davalının müterafik kusuru ve davacının zararının miktarından davalı hissesine düşen 175.577,50-Euro'dan dava sırasında tahsil edilen 40.575,60-Euro'nun mahsubu ile 135.001,90-Euro zararın 15.12.2006 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, menfi tespit ve istirdat istemi yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir.Ayrıca davacılar ... ve ...'in açtıkları; Menfi tespit ve istirdat taleplerine ilişkin davanın, aktif husumet yönünden reddine, ve davacıların maddi ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin istemlerin, Mahkememizin ... sayılı ve 03.12.2020 tarihli kararında 2. Madde ve 3. Maddeleri gereğince reddine karar verilmiş olduğu ve kararın bu yönüyle kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla; iş bu davacı gerçek şahıslar tarafından açılan '' menfi tespit ve istirdat davaları yönünden'' ve tüm davacıların açtıkları '' maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden'' mahkememizce yeniden karar tesisine yer olmadığına dair aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;Mahkememiz tarafından yargılama süreci ve en son uyulan yargıtay bozma ilamı kapsamı ile taraflar lehine doğmuş bulunan usuli kazanılmış haklar da göz önünde bulundurularak;1-Davacı ... ... Pazarlama İthalat İhracat Tic. Ltd. Şti.'nin davalı banka aleyhine açtığı davacı şirketin davalı bankaya kanun ve banka uygulamasına aykırı olarak oluşan kredi borcunun davacı şirketten haksız olarak talep edildiği ve itirazı kayıtla ödenen 351.155-Euro'nun istirdadına ilişkin davanın KISMEN KABULÜ ile,Davalının %50 kusurlu olduğu benimsenerek, kusuruna isabet eden 175.577,50-Euro davacı şirketin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile,a)Dava devam ederken davacının ipotekli takiplerden yaptığı tahsilat ve feragat nedeniyle icra dosyasına ödenen bedelin ödeme tarihindeki Euro karşılığının 81.151,21-Euro olduğu ve davacının kusur oranına göre işbu ödemenin yarısına davalıdan tahsil edeceği alacaktan mahsubu gerektiği mahkememizce benimsenmekle, 40.575,60-Euro yönünden davanın konusuz kaldığının tespiti ile bu miktar hakkında HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA,b)Davalının müterafik kusuru ve davacının zararının miktarından davalı hissesine düşen 175.577,50-Euro'dan dava sırasında tahsil edilen 40.575,60-Euro'nun mahsubu ile 135.001,90-Euro zararın 15.12.2006 ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, menfi tespit ve istirdat istemi yönünden fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,c)492 sayılı Harçlar Kanunu gereği alınması gereken hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 22.509,77 TL ilam harcından peşin alınan 9.486,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.023,47 TL ilam harcının tahsilde tekerrür etmemek üzere davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,d)Davacılar tarafından yatırılan 9.486,30 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile tahsilde tekerrür etmemek üzere davacı ...'ye verilmesine,e)Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 52.723,82 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,f)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000 TL maktu vekalet ücretinin tahsilde tekerrür etmemek üzere davacı ...'nden tahsili ile davalıya verilmesine, (hükümsüz kalmaya ilişkin karar yönünden)g)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 40.539,45 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den tahsilde tekerrür etmemek üzere tahsili ile davalıya verilmesine, (Reddedilen kısım yönünden)h)-Davacılar tarafından bozma öncesi ve sonrası yapılan toplam 15.340,00 TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre 7.670,00 TL'nin davalıdan alınarak tahsilde tekerrür etmemek üzere davacı ...'ye verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,ı)Davalı tarafından tarafından bozma öncesi ve sonrası yapılan 386,10 TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre 193,05 TL'nin tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla davacı ...'den tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinden bırakılmasına,2-Davacılar ... ve ...'in açtıkları;Menfi tespit ve istirdat taleplerine ilişkin davanın, aktif husumet yönünden reddine, ve davacıların maddi ve manevi tazminat isteminin reddine ilişkin istemlerin,Mahkememizin ... sayılı ve 03.12.2020 tarihli kararında 2. Madde ve 3. Maddeleri gereğince reddine karar verilmiş olduğu ve kararın bu yönüyle kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla;a) Maddi ve Manevi tazminat isteminin REDDİNE,b)Menfi Tespit ve istirdat taleplerinin reddine ilişkin istemler yönünden Mahkememizce yeniden KARAR TESİSİNE YER OLMADIĞINA,c)Davacılar ... ve ... yönünden karar kesinleşmiş olması nedeniyle bu davacılar yönünden harç, yargılama gideri ve ücreti vekalet üzerinde yeniden hüküm tayinine yer olmadığına,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay'da temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025Başkan ...e-imzaÜye ...e-imzaÜye ...e-imzaKatip ...e-imza