Yargıtay 1. Ceza Dairesi, kasten öldürmeye teşebbüs suçunda bozma sonrası hükmü temyizen inceleyip tespit edilen usulü ve hukuki eksiklikleri düzelterek karar verdi.
Özet: Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sanık hakkında bozma sonrası yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararı, yargılamada esaslı bir hukuka aykırılık tespit edilmemesine rağmen, katılan kurum vekili lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi ve hüküm fıkrasındaki aleyhe bozma yasağına ilişkin yasal dayanağın eksik bırakılması nedeniyle bozulmuştur; ancak söz konusu eksiklikler yeniden yargılama gerektirmeyip, Yargıtay tarafından giderilerek karar düzeltilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kasten öldürmeye teşebbüsHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasıSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.05.2024 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile, tasarlama ve 2. kez mükerrirlik koşullarının oluşmaması nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.2. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 58/6-7, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak 6 yıl 3 ay hapis cezası olarak infaz edilmesine karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi özetle, eksik incelemeye, haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın eylemi tasarlayarak işlediğinden bahisle suç vasfına, vekâlet ücretine,2. Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle, eksik incelemeye, cezanın fazla tayin edildiğine, teşebbüsün ve haksız tahrikin derecesine,ilişkindir.III. GEREKÇEMahkemece 5237 sayılı Kanun'un 29/1. maddesinin uygulanmasında (1/4) oranında indirim yapılırken 9 yıl yerine 8 yıl uygulama yapılması ve 62/1 maddesi uygulaması yapılırken 7 yıl 6 ay yerine 6 yıl 8 ay uygulama yapılarak hesap hatası yapılmış ise de kazanılmış hak nedeni ile sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik incelemenin bulunmadığı, dosya içeriğine göre haksız tahrik indirim oranında isabetsizlik bulunmadığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme ve eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Katılan Kurum vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz istemi yönünden, kendisini vekille temsil ettiren katılan ... ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile hüküm fıkrasının 5. fıkrasında yer alan aleyhe bozma yasağı ifadesindenönce "5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddesi uyarınca" ifadesinin eklenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan Kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 48.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılan Kuruma ödenmesine," şeklindeki paragrafın eklenmesi ve hükmün 5. fıkrasında ki "aleyhe bozma yasağı nedeni ile" ibaresinden önce "5271 sayılı Kanun'un 283/1 maddesi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde karar verildi.