Yargıtay 8. Ceza Dairesinden, hile ve cebir kullanarak cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyetin bozma sonrası onanması.
Özet: Sanık hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde, Yargıtayın önceki bozma ilamı sonrası yerel mahkemece eylemin TCK 109/2 kapsamında cebir ve hile kullanarak mağdureyi cinsel amaçla alıkoyma olarak doğru nitelendirildiği, yargılama sürecinde usul ve kanuna uygun hareket edildiği, toplanan delillerin sanığın suçunu kesin olarak ortaya koyduğu ve kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle sanığın temyiz talepleri reddedilerek yerel mahkemenin 3 yıl 9 ay hapis cezası hükmü oy birliğiyle onanmıştır.

BOZMA ÜZERİNE
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararSUÇ
: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇA. Yargıtay Bozma İlâmıBaşkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2016 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.09.2023 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile sanığın atılı suçu işlediği sabit görülmüş, eyleminin hile kapsamında kaldığı ve sanığın mağdureye karşı cebir unsurunu uyguladığı, suça konu eylemin bütün olarak 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama SüreciBaşkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2, 109/5, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanığın Temyiz İstemiBeraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava dosyası kapsamına göre, sanık ...'in olay günü mağdure ile birlikte sanığın aracıyla annesinin rahatsızlığı nedeniyle gittikleri hastanenin bulunduğu il merkezinden köye döndükleri esnada sanığın aracı kullanılmayan taşlı bir yola doğru sürdüğü, yolda mağdureye ''seni kaçırıyorum, seni seviyorum, seninle evlenmek istiyorum vs." dediği, mağdurenin araçtan inip kaçmasına rağmen mağdureyi iki defa yakalayıp aracın yanına geri getirip alıkoyduğu daha sonra olay yerine tanımadıkları üç kişinin gelip mağdureyi köye götürdüğü iddiasına ilişkin olarak;Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın aşamalardaki ifadeleri, tanık beyanları ile kolluk tutanağına göre, sanığın, cebir ve hile kullanarak mağdureyi cinsel amaçla hürriyetinden yoksun bıraktığı şeklindeki kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Başkale 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.