Eser sözleşmesinden kaynaklanan izolasyon sorunlarına dair menfi tespit davasının, hukuki yarar itirazları ve tarafların takipsizliği nedeniyle açılmamış sayılması.
Özet: Bu menfi tespit davasında, bir inşaat firması, mal sahibi tarafından yapılan yetkisiz tadilatlar nedeniyle izolasyon sorunlarından sorumlu olmadığını ve aleyhindeki icra takibinin iptalini talep ederken, davalı sigorta şirketi ise firmanın izolasyon kusurlarından sorumlu olduğunu, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve kendisinin banka değil rücu alacaklısı olduğunu savunmuştur; dosya taraflarca iki kez takipsiz bırakıldığı için davalının talebi üzerine davanın açılmamış sayılması yönünde değerlendirilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2020KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan yargılaması sonunda,TALEPDavacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin “-------- Mah. -------- Cad. --------- Apt. Dış Kapı No:------- ---------" adresinde ki inşaatın müteahhiti olup, ---------- anahtar teslimi taşeronu olduğunu, --------- isimli yüklenicinin, --------- tarafından tüm izolasyon problemlerini eksiksiz teslim etmek üzere görevlendirildiğini, icra takibinin ekinde iş bu sitede şikayetçi olan -------- no'lu evin sahibi -------- ve eşi --------- evlerine yeni baca yaptırdıklarını, bu tadilatın izalosyona muhtemelen zarar vermiş olabileceği kuvvetle muhtemel olduğunu, 29.07.2020 tarihinde orijinal baca metal olup, sonradan yapılan 31 Temmuz tarihli ve şömine bacasının uzatıldığını, kaldı ki; mimardan onay almadan projeye aykırı veranda da yaptırdığını, orijinal çatı ile veranda arasındaki tüm bağlantı sigortaya izolasyon eksikliği şeklinde başvuru yapan şahıs --------- sorumluluğunda olduğunu, bu yapılardan dolayı bahse konu konutta büyük çaplı yapılan tadilatlardan ötürü izolasyona zarar verme olasılığının yüksek olduğunu, müvekkili şirketin eksiksiz teslimini sağladığı konutlarda eksik bulunmadığını, bu nedenle davalı şirkete böyle bir borcu bulunmadığından dava konusu icra takibin iptalinin elzem olduğunu belirterek öncelikle kötüniyetle açılan takibin teminatsız aksi halde; asıl alacak değerinden teminat olarak bedelin depo edilerek durdurulmasına, akabinde iptaline, kötüniyetle hareket ederek müvekkillerinin ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren bankanın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan hukuki yararın mevcut olmadığını, icra dosyası incelendiğinde kambiyo takibi olmadığı ve takip dayanağının İİK.nun 68.maddesinde sayılan belgelerden olmadığının açık olduğunu, iş bu nedenle borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira borçlunun başlatılan ilamsız takibe itiraz etmek suretiyle takibi durdurmak olanağına sahip olduğunu, itirazın iptali davası genel hükümlerine göre görülen bir dava olması nedeniyle borçlu takibe itirazında bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı olmadan bütün savunma sebeplerini davada ileri sürebileni, genel haciz yoluyla başlatılan ilamsız borçlu ödeme emrine yapacağı itirazla takibi durdurabileceğinden ve takibin devamı için alacaklının itirazın kaldırılmasını veya itirazın iptali yoluna başvurması halinde kendisini savunabileceğinden borçlunun bu durumda menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığının açık olduğunu, aynı zamanda davacı tazminat talebinde bulunmuşsa da İİK.nun 72/5.maddesine göre borçlu yararına tazminata hükmedilmek için borçluya menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olması gerektiğini, oysa itirazla takip durdulabileceğine göre borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan bir takibin mevcut olduğunun kabul edilemeyeceğini, aynı zamanda her ne kadar dava dilekçesinde davacının ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren bankanın %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi talebi yer alsa da müvekkili kurumun banka değil sigorta şirketi olduğunu, rücu alacaklısı olup ödemiş olduğu tazminatı kusurlu taraftan talep ettiğini, kötüniyetli olduğu yönündeki iddiaların kabul edilemeyeceğini, borçlu şirketin ticari hayatlarına onarılmaz zarar verildiği iddiasının ise mesnetsiz olduğunu, icra takibi açıldığını, sonrasında ise herhangi bir işlem dahi yapılmadığını, borçlu hesaplarında bloke veya başkaca herhangi bir haciz işlemi de yer almadığını belirterek öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, izolasyon kusuru sonucu oluşan hasarların konut müteahhit firması ----------- rücu edilebileceği açık olduğundan davacının borçlu olduğunun tespitine, dava açmakta yararı olmaksızın dava açılması ve açıklanan nedenler ile davacının %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, hukuki niteliği itibariyle icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Uyuşmazlığın; davacının------- İcra Müdürlüğünün ---------- sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına ilişkin olduğu belirlendi.Davalı vekilince sunulan █████/2025 tarihli dilekçe ile mahkememiz dosyanın █████/2025 tarihli 10:10 saatinde yapılan duruşmasında taraflarca takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, söz konusu dava dosyasının gerek taraflarınca gerek davacı tarafça takip edilmemiş olup ikinci defa işlemden kaldırıldığını belirterek davanın HMK m.150/6 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği, davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı, uyap sistemi üzerinde yapılan kontrollerde davacının mazeret dilekçesi göndermediği görülmüştür. Mahkememizce yapılan iş bu davada yargılamanın TTK 4. maddesi uyarınca basit usule tabii davalardan olduğu, davanın ilk kez █████/2023 tarihinde işlemden kaldırıldığı, süresi içeresinde davacı vekilince yenilendiği, mahkememizce belirlenen yeni duruşma gününde davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı, █████/2025 tarihli duruşmaya katılmadıkları, mazeret dilekçesi de sunmadıkları, davanın 2020 yılında açıldığı, basit yargılamaya tabi olduğu, basit yargılama da HMK 320/4 maddesi gereğince ancak bir kez takipsiz bırakılıp yenileneceği 2. kez takipsiz bırakılırsa açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği anlaşılmış olup aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere1-Davanın HMK 320/4 maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 561,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Hüküm tarihindeki tarife uyarınca 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-HMK 333 ve gider avansı tarifesinin 5. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgili tarafa iadesine,Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. █████/2025