İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde davalının tescilli markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilen, aktif husumet ve sektör farklılıkları iddiaları eksenindeki marka davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının kendi projesiyle ilişkilendirdiği ve davalı adına tescilli bir markanın hükümsüzlüğünü talep ederek, bu markanın üçüncü kişilere devrinin ve aleyhine kullanılmasının ihtiyati tedbir kararıyla önlenmesini istediği bir marka hükümsüzlüğü davasını özetlemektedir; davalı ise markayı mevzuata uygun tescil ettirdiğini, davacının proje ismine dayanmasının aktif husumet eksikliği yarattığını, kayıtlı hizmet sınıflarının kendi faaliyet alanlarıyla uyumlu olup davacının hazır beton işiyle ilgisiz olduğunu, gerçek hak sahibinin ilk tescil eden olarak kendisi olduğunu belirterek davanın usulen veya esastan reddini ve tedbirin kaldırılmasını savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili -------- tarihli dilekçesi ile davalı adına tescilli ve hükümsüzlüğü talep edilen ----- başvuru numaralı markanın 3. Kişilere devrinin önlenmesi adına üzerine ihtiyati tedbir kararı koyulmasına davalı adına tescilli ----- başvuru numaralı ve diğer markalardan doğan zahiri hakların müvekkiline karşı ileri sürülmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, asıl talep yönünden davalı adına ---- nezdinde tescilli ---- başvuru Numaralı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine anılan kararın masrafı davalıdan alınarak en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde ilanına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa Tahmil edilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşıldı. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Müvekkilim söz konusu markayı 6769 sayılı kanunun vermiş olduğu hak ve yetki çerçevesinde tecil ettirdiğini, mevzuat nezdinde tüm incelmeler yapılmış ve başvuru usul ve yasaya uygun bulunarak tescil edildiğini, karara herhangi bir itiraz olmamış ve herhangi bir mutlak ve nispi ret nedeni de söz konusu olmadığını, davacı yanın davaya konu ettiği marka ismi; dava dilekçelerinde de açıkladıkları üzere yalnızca bir proje isminden ibarettir. Bu nedenle davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın eklemiş olduğu evraklardan açıkça anlaşılacağı üzere----- ismi olduğunu, bu projede sadece davacı taraf değil iki şirket daha yer almaktadır. Bu projede ---- olmak üzere iki şirket daha bulunmaktadır. Ancak davacı taraf projeyi sadece kendine münhasır bir hak olarak görüp tek başına tescil ettirmeye kalktığını, davacı yanın taraf ehliyetinin olmadığını vurgulamakla birlikte; davacı ---------- dava dilekçelerinde davaya konu müvekkile ait marka kendilerine ait bir projenin ismi olduğunu savunmuş ve bunu ispatlarken de yapımını üstlendikleri -------- projelerini emsal gösterdiğini, davacıya ait --- marka isminin davacı yanca yalnızca bir projede kullanıldığını, bu durumda Davacı şirketin---- tutun --------- kadar bütün proje isimlerine dava açması gerekecektir. Bu durum davacının iddiasının yersiz olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, öncelikle davacının markayı 6769 sayılı kanunun vermiş olduğu hak ve yetkiye istinaden markayı ilk tescil ettiren gerçek hak sahibidir. Tescil evrakı ekte sunulmuştur. Yeni mevzuatımız ile "tescil" sahibine mutlak koruma sağladığını, ilk tescil ettirenin hakkı önce geldiğini, davacı taraf kendi beyanından açıkça anlaşılacağı üzere hazır beton işi ile iştigal etmektedir. Davalı ------------ YÖNETİM KURULU BAŞKANI OLARAK GÖREV YAPMAKTADIR. Ayrıca müvekkilim --------- sitesinde ikamet ettiğini, davalının söz konusu markayı ----------sınıfı yönünden tescil ettirdiğini, söz konusu hizmet sınıfları müvekkilimin işi yapmış olduğu alanlar ile ilgili olup davacı tarafın bu iş alanları ile herhangi bir faaliyeti söz konusu değildir. Davacı taraf sadece hazir beton işi ile iştigal ettiğini, davacı tarafın bina ve site yönetim hizmetleri gibi bir iş sahası ve faaliyet alanı olmadığını, davalı site yönetim hizmeti vermektedir. Üstelik ----------- adlı sitenin yönetimini yaptığını, bu markayı tescil ettirmek de en doğal hakkıdır. Zaten kurum da tüm mevzuatı incelemiş ve başvuruyu uygun gördüğünü, Aynı şekilde davacı tarafın sigorta iş sahası ile ilgili bir faaliyet alanı söz konusu olmadığını, davalının söz konusu markayı 6769 sayılı kanunun vermiş olduğu hak ve yetki çerçevesinde tecil ettirdiğini, Mevzuat nezdinde tüm incelemeler yapılmış ve başvuru usul ve yasaya uygun bulunarak tescil edildiğini, karara herhangi bir itiraz olmamış ve herhangi bir mutlak ve nispi ret nedeni de söz konusu olmadığını, davalının hak sahibi olup davacının talepleri reddedilmesi gerektiğini, davacı yanın dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere davaya konu davalıya tescilli marka, davacı yanın marka ismi değil yalnızca projelerinden birinin isminin bir kısmıdır. Bununla birlikte davacının yoğun ve genel bir kullanımının olduğundan söz etmek ise abesle iştigaldir. Yukarıda da ifade ettiği üzere gerçek hak sahibi markayı ilk tescil ettiren müvekkilimdir. Davacının açmış olduğu işbu dava sebebiyle müvekkilimizin uğrayacağı her türlü zararın tazminini talep ve dava etme hakkını saklı tuttuğunu, mahkemenin --------tarihli ara kararı ile Dava konusu --------- tescil numaralı marka tescil belgesinin dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davacı yanca açılan davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini” talep ettiği anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E
: Dava, davalı adına tescilli ---- numaralı markanın gerçek hak sahipliği ve kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğüne ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan --------- tarihli bilirkişi raporunda; Bilişim yönünden yapılan tespitlere göre davacının---- yılına ait kullanımlarının tespit edilmiş olması, taraf marka ve kullanımlarının birebir aynı marka niteliğinde olduğu, davalının ---- yılı veya öncesine dair kendisinin de kullanımı olduğuna dair bir iddiasının olmaması, davalı savunmaları kapsamında site yönetimine seçilme tarihinin ----- yılına ait bir tarih olması nedenlerinden ötürü, davacının önceki tarihli hak sahibi olduğunun kabulü gerektiği ve davacı adına tescilli olan---------tescil numaralı marka hakkında SMK'nun 6.maddesi 3.fıkrasına göre hükümsüzlük şartının oluştuğu, Dosya kapsamında davalının kötü niyetini gösterir bilgi ve belge olmadığı, davacının kullanımındaki markayla aynı olacak şekilde tescil işleminin tek başına kötü niyeti göstermesi açısından yeterli olmadığı, ancak bu hususun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, şayet Mahkemenizce kötü niyetin varlığına kanaat getirilir ise kötü niyetli tescil nedeniyle SMK'nun 6.maddesi 9.fıkrasına göre de hükümsüzlük şartlarının oluştuğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda; Davalının ------ no ile tescil edilmiş markasının----- yer alan hizmetlerde tescil edilmiş olduğu, Davacının--- ibaresini ----- yer alan ----Sınıfta yer alan ---- ilk olarak -------- kullandığı, ihdas ve istimal ettiği, bu hizmetlerde ilk ve ger çek hak sahibi olduğu, Davalının ----------sınıfta yer alan hizmetlerde tescil edilmiş olduğu, davacının --------- kullandığı, ihdas ve istimal ettiği, bu hizmetlerde ilk ve gerçek hak sahibi olduğu olduğu ve öncelikli hak sahibi olduğu tespiti ği ile bribirlerini tamamlayıcı olması hususları da gözönünde bulundurularak davalının------ edilmiş olan markasının---------Sınıfta yer alan ----------- açısından SMK 6/3 ve 25 maddeleri uyarınca kısmen hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının davaya konu markayı bildiği, sözkonusu projede yer alan gayrimenkulde yaşadığı, davacının kullanımlarını bildiği, hatta tacir olduğu ve basiretli davranma yükümlülüğünün olduğu hususları gözönün alınarak kötüniyetli olarak marka başvurusunu yapıp yapmadığı konusunda takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Dava marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup davalı adına tescilli --------- ibareli markanın gerçek hak sahipliği ve kötüniyetli tescil sebebiyle hükümsüzlüğünün talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, davalı markasının ----- tescilli olduğu, dosyanın gerçek hak sahipliğinin değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetine tevdi edildiği, aldırılan --- tarihli bilirkişi raporunda davacının --- üzerinden davalıya nazaran gerçek hak sahibi olduğunun belirtildiği, daha sonra aldırılan --- bilirkişi raporunda davacının ------Sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden davalıdan önce markasal olarak kullandığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı şirketin ----- ibaresini kullandığı, yine -------- hesabında ve ---- hesabında ----- şeklinde paylaşımın olduğu, yine -------- tarihinde ilk paylaşımın yapılmış olduğu, bu paylaşımların bilirkişi heyetine göre -----Sınıfta yer alan gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri ile ------ alan inşaat hizmetleri sınıflarında olduğu, bu hizmetler bakımından davacının davalıya nazaran markanın gerçek hak sahibi olduğu anlaşıldığından SMK 6/3. Maddesi uyarınca bu hizmetler yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, kötüniyetli tescil yönünden ise asıl olan iyiniyet olup kötüniyeti iddia edenin ispat etmesi gerekmekte olup davacı tarafından markanın aynen tescil ettirildiği, bununda kötüniyet teşkil ettiğini belirtmiş ise de davacı kullanımları incelendiğinde ------- şeklinde olduğu, davalı markasının da-----şeklinde olup hilal şeklindeki görsellerinde benzer olduğu, fakat markaların salt benzer olması kötüniyetli tescil olduğu anlamına gelmeyeceği, kötüniyetli tescil bakımından davalının marka tescilinden yedekleme haksız kazanç sağlama vs. Amaçlarla hareket ettiğine dair delil mevcut olmadığından kötüniyet iddiası ispatlanamadığından SMK 6/9. Maddesi uyarınca talep edilen hükümsüzlük talebinin reddine, neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
HÜKÜM
:Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
Davalı adına tescilli----- numaralı markanın ------bakımından hükümsüzlüğüne,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
1-Alınması gereken 615,40 TL harçtan alınan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 23.178,50 TL yargılama giderinin 11.589,25 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!