Vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmadığı ve noter başkatibinin yokluğu nedeniyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından iptal edilen kararın temyiz incelemesi.
Özet: Murisin vasiyetnamesinin akıl sağlığı sorunları, imza yetkisinin kaybı, baskı, hile ve şekil şartlarına aykırılık gibi iddialarla iptali talep edilmiş; ilk derece mahkemesi iddiaları reddederek vasiyetnamenin geçerli olduğuna hükmetmişken, bölge adliye mahkemesi vasiyetnamenin şekil şartlarını taşımadığı ve düzenlenme anında noter başkatibinin bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırarak vasiyetnameyi iptal etmiştir; davalılar ise murisin fiil ehliyetinin tam olduğu, iradesinin baskı altında kalmadığı ve son arzularını yansıttığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesinin bu iptal kararının bozulmasını talep etmektedir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 38. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ... tarafından düzenlenen... Noterliğinin 02.11.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamenin Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında açılıp okunduğunu, vasiyetnamede imza olmadığını, murisin vasiyetname tarihinde yatalak olduğunu, akıl sağlığının yerinde olmadığını, vasiyetnamenin baskı, hile ve sahtecilik unsuru barındıracak şekilde düzenletildiğini, vasiyetnamenin geçerlilik şartını taşımadığını, murisin MS hastası olması nedeniyle okur-yazar ve imza yetisini kaybettiğini, vasiyetnamenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 535. maddesine aykırı düzenlendiğini beyanla vasiyetnamenin geçersizliğinin tespitine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; murisin vasiyetnameyi imzalama yetisinin olmadığını, vasiyetnamenin 4721 sayılı Kanun'un 535. maddesine göre düzenlenmesi gerektiğini, şekil şartlarını taşımadığını, memur tarafından vasiyetnamenin okunmadığını, vasiyetnamenin davalıların baskısı ile yapıldığını beyanla vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili asıl ve birleştirilen davaya cevap dilekçelerinde özetle; davacıların muris ile ilgilenmediklerini, muristen vekâletname alarak mal varlığını ele geçirdiklerini, murisin zor durumda kaldığını, davalarda ileri sürülen iddiaların doğru olmadığını ileri sürerek davaların reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; vasiyetname tanziminde murisin iradesinin sakatlandığının davacılar tarafından ispat edilemediği, murisin vasiyetnameyi baskı altında düzenlediğine, vasiyetnamenin murisin hatası veya üçüncü kişilerin hileli davranışları etkisi altında düzenlendiğine dair dosyada delil bulunmadığı, vasiyetname içeriğine göre murisin iradesiyle ve sınırlarını belirleyerek işlem yapma davranışı sergilediği, vasiyetnameyi tanıklar huzurunda okuyarak ve parmak basmak suretiyle onayladığı, davacıların iptal sebeplerine ilişkin iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile asıl ve birleştirilen davada vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde;1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın hatalı olduğunu, murisin son arzularının vasiyetnameye yansıyıp yansımadığı, murisin iradesinin etkilenip etkilenmediği hususlarının irdelenmediğini,2. Murisin okuma yazma bildiğini, rahatsızlığı nedeniyle ellerini kullanamadığı hususunu şahitler huzurunda beyan ettiğini, bu hususun vasiyetnameye şerh düşüldüğünü,3. Adli Tıp Kurumundan alınan raporla vasiyetname tarihinde murisin fiil ehliyetinin tam olduğunun ispatlandığını,4. Dinlenen tanık beyanlarından murisin konuşarak anlaştığının ortaya konduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, vasiyetnamenin murisin son arzularını yansıttığını, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yanlış olduğunu, bozulmasına karar verilmesini talep etmiştirB. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; asıl ve birleştirilen davada vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri vasiyetnamenin şekil şartlarını taşımadığını, hile ile yapıldığını belirterek iptal talebinde bulunmuşlar, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine dair verilen hükmün davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından vasiyetnamenin şekil şartlarını taşımadığı ve vasiyetnamede imzası bulunan noter başkatibinin vasiyetname düzenlenmesi esnasında bulunmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen hükmün kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar vermiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun imza atamayanların durumu başlıklı 206. maddesi'nde;" (1) Okuma ve yazma bilmediği için imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlıdır.(2) (Ek
:22/7/2020-███████ md.) Okuma ve yazma bildiği hâlde imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından onaylanmasına veya düzenlenmesine bağlıdır.(3) İmza atamayan kimselerin, cüzdanla iş yapmayı usul edinmiş kuruluşlarla olan işlemlerde kullanacakları mühür, kazınmış imza, işaret veya parmak izinin, işlemin başlangıcında hesap defterine veya cüzdanına basılmış olması veya önceden noterde bir örneği saklanmak üzere onanmış bulunması yeterli olup, her işlemde ayrıca onamaya bağlı değildir.(4) Yukarıda belirtilen hükümler dairesinde noterlerce onaylanacak veya düzenlenecek olan senetler için ilgilisinden harç, vergi ve değerli kâğıt bedeli alınmaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.Somut olayda; davaya konu ..... Noterliğince düzenlenen 02.11.2016 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetname incelendiğinde, vasiyetçi ...'nın okur-yazar olduğunu, ancak rahatsızlığı nedeni ile parmaklarını kullanamadığından parmak izini kullanacağını şahitler huzurunda beyan ettiği, bu hususun ilgili vasiyetnameye şerh edildiği, bu beyanlar doğrultusunda vasiyetname düzenleme işleminin yetkili noter başkatibi tarafından başlatıldığı ve işlemin aynı memur tarafından bitirildiği, vasiyetçinin parmak basmak suretiyle işlemi onayladığı, vasiyetnamenin tanıklar tarafından imzalandığı ve işlemi yapan noter başkatibinin vasiyetnameyi imzalayıp mühürlediği anlaşılmıştır.Bu itibarla; 6100 sayılı Kanun'un 206/2 hükmü uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yanılgılı değerlendirme ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.