Danıştay 12. Daire, gümrük memurunun görevini terk ederek otelde konaklaması nedeniyle verilen devlet memurluğundan çıkarma cezasının hukuka uygunluğunu ve ceza-disiplin hukuku ayrımını inceleyen içtihat.
Özet: Gümrük memurunun refakat ettiği tırı güvenli bir alana teslim etmeden otelden ayrılması, otel konaklama ücretinin başkalarınca ödenmesi ve adına uçak bileti ayarlanması gibi fiillerinin 657 sayılı Kanun’un 125/1-e/g maddesindeki "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler" kapsamında değerlendirilerek devlet memurluğundan çıkarma cezasının hukuka uygun bulunduğu; aynı fiiller nedeniyle yürütülen ceza davasının kesinleşmemesinin disiplin cezasına engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının, eylemlerin yanlış fıkrada değerlendirildiği ve ceza yargılaması sonucunun beklenmesi gerektiği iddialarıyla temyiz edildiği anlaşılmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ...VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... BakanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Hopa Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü; Sarp Gümrük Müdürlüğünde ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2024 tarih ve E:████████, K:████████ sayılı bozma kararına uyularak; soruşturma raporu ve dosyada bulunan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden, Hopa Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü Sarp Gümrük Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, Öncüpınar Gümrük Müdürlüğüne sevki yapılan tırda refakatçi olarak görevlendirildiği, asıl görevinin tırın varış gününe kadar yanında olup kontrol etmek olduğu, görevinin mahiyetinin suça konu tırı güvenli bir alana park ettirdikten veyahut çıkış gümrüğüne kadar getirip teslimini sağladıktan sonra aracı terk etmek olduğu halde araçtan ayrılarak otele geldiğinin sabit olduğu, adına Gaziantep'te ayrılan otel odasının ücretinin davacı tarafından ödenmeyerek bilgisi dışında başkaları tarafından ödendiği ve Gaziantep - Trabzon uçağında davacı adına yer ayrılması için telefon görüşmesi yapıldığı, dolayısıyla davacıya isnat edilen eylemlerin disiplin hukuku yönünden sübuta erdiği anlaşılmış olup, davacı tarafından her ne kadar aşırı yorgun olması hasebiyle otele geçtiği ileri sürülmekte ise de, görevi gereği aracın güvenli bir alana park edilmesi sağlamaksızın ... Otel önünde araçtan ayrılması ve araçta bulunan yükün sahibince rezerve edilen otel odasında konaklamasının 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde düzenlenen "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" niteliğinde olduğu değerlendirildiğinden davacının eylemine karşılık mevzuatta öngörülen Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından disiplin cezasına konu eylemi nedeniyle davacı hakında yürütülen kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacı hakkında "rüşvet almak" suçundan verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının henüz kesinleşmediği, bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmekte ise de, disiplin hukuku ile ceza hukukunun soruşturma ve yargılama usullerinin, verilen cezanın niteliği ve bu cezanın doğurduğu sonuçlar, cezanın etkileri, ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçları yönlerinden birbirinden farklı özellikler taşıdığı, yürütülen kamu hizmetinin gerektiği şekilde görülmesini, memurun görevine bağlılığını ve kamu görevlisinin statüsünün korunmasını sağlamaya yönelik olan disiplin cezalarının, kamu düzenini korumak esasına dayanan ceza yasalarının getirdiği cezalardan farklı niteliğe sahip oldukları, bu nedenle, bir kamu görevlisinin ceza yasasına göre mahkum olması veya olmamasının, kamu görevlisinin eyleminin, disiplin hukukuna göre değerlendirilmesine ve disiplin suçu kabul edilip disiplin cezası ile cezalandırılmasına engel olamayacağının anlaşıldığı, bu hususlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi" başlıklı 131. maddesinde yer alan, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." şeklindeki açık hüküm karşısında, disiplin hukuku yönünden eylemin sübuta erdiği kanaati oluşmasında mahkumiyete ilişkin hükmün nazara alınmadığı, davacının isnat edilen fiil ile ilgili olarak hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın memurluktan çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu şeklindeki iddialarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Dava konusu işleme esas eylemlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında olmadığı, maddenin diğer fıkraları yönünden değerlendirilmesi gerektiği, ceza yargılaması sonucunda verilecek kesin hükme göre idare tarafından yeniden işlem tesis edilebileceği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davacı hakkında tesis edilen idari işlemin; mevzuata ve hukuka uygun olduğu, dava dosyası içeriğinde bulunan bilgi ve belgelere göre yeterli somut delillere dayalı, kamu hizmetinin ve hukuk düzeninin korunmasına yönelik bir işlem olduğu, temyize konu kararda hukuka ve kanunlara aykırı bir husus bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Davacının temyiz isteminin reddine,2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine,5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.