12. Ceza Dairesinin, önceki bozma kararına rağmen yerel mahkemece basit yargılama usulü uygulanmadan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan verilen mahkumiyet hükmünü onama kararı.
Özet: Sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan aldığı mahkumiyet kararının, basit yargılama usulü uygulanması gerektiği yönündeki önceki bozma ilamına rağmen yerel mahkemece genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucu tekrar verilmesi üzerine, sanık müdafiinin dava zamanaşımının dolduğu yönündeki temyiz itirazı, uzlaştırma işlemleri sırasındaki durma süresi dikkate alındığında zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedilerek, sanığın ısrarlı arama ve mesaj gönderme eylemleriyle katılanın huzurunu bozduğu sabit görülen mahkumiyet hükmü onanmıştır.
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜM
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı Ceza Muhakemesi Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 123/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, ilgili kararın temyizi üzerine Dairemizin, 30.09.2024 tarihli ilamıyla; "...basit yargılama usulü hükümlerinin uygulanması gerektiği..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine Yerel Mahkemece basit yargılama usulünün takdiren uygulanmamasına karar verilerek genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 123/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, katılan ile sanığın bir süre birliktelik yaşadıkları, ayrılmaları sonrasında sanığın katılanı takip ettiği ve katılanın cevap vermemesine rağmen ısrarla aradığı ve mesaj gönderdiği olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 123/1. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, uzlaştırma işlemleri sırasında dava zamanaşımının durma süresi de gözönüne alındığında dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!