Yargıtay 6. Ceza Dairesi, nitelikli yağma suçundan suça sürüklenen çocuk hakkında verilen istinaf kararını maske ve mağdurun sağlık durumu yönünden eksik inceleme nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan verilen cezaya ilişkin istinaf mahkemesi kararını bozmuştur; zira istinaf mahkemesi, katılanın maskeli saldırgan beyanının nitelikli yağma unsuru olarak değerlendirilmemesi ve mağdurun kanser tedavisi nedeniyle kendisini savunup savunamayacağının adli tıp raporuyla tespiti yönünde eksik inceleme yapılması gibi hukuka aykırılıklar içermekte olup, bu durum hem sanık hem de katılan vekilinin temyiz itirazlarını haklı kılmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: Nitelikli yağmaHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceBakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararıyla; suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1.h,31/3 63 maddeleri uyarınca 7 yıl 4 ay hapis cezasına karar verilmiştir.B. İstinafİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 09.06.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 303/1-h ve 280/1-a maddeleri uyarınca hükmün 1. bendi tümüyle hükümden çıkarılarak yerine; suça sürüklenen çocuk ...'nın yağma suçunu işlediği sabit olmakla, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 148/1. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, suça sürüklenen çocuğun güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren ve teşdiden 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, Suça konu ziynet eşyaları ve cep telefonunun değeri ile suç tarihindeki brüt asgari ücret miktarı nazara alındığında, koşulları oluşmadığından Türk Ceza Kanunu'nun 150/2. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaşlarında olduğu anlaşılmakla Türk Ceza Kanunu'nun 31/3. maddesi gereğince verilen cezası 1/3 oranında indirilerek ssç'nin 4 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, "paragrafları eklenerek, hükmün 5. bendinde yer alan;"... (2.421,25)..." ibaresi hükümden çıkarılarak yerine,"... (1.061.25)..." ibaresi eklenerek, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSuça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstemiSuça sürüklenen çocuk bakımından cezaya esas alınabilecek ve şüpheye mahal vermeyecek kesinlikte hiçbir delil bulunmadığına, suça konu olayda yağma suçunun unsurları oluşmadığına, yerel mahkemenin müvekkilin geçmişi, suç işleme hususundaki eğilimi nazara alınarak tck'nın 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair kararı ve bu kararı onaylayan istanbul bölge adliyesi 7. ceza dairesinin kararı hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.Katılan vekilinin Temyiz İstemiKatılanın olay anında kanser tedavisi nedeniyle komoterapi aldığı iddiaları karşısında katılanla ilgili mahkemece Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-e bendinin uygulanması ihtimaline binaen bu yönde adli tıp kurumundan rapor aldırılarak katılanın "Beden ve ruh yönünden kendisini savunup savunamayacağının" tespiti ile sanığın hukuki durumunun tayini yerine eksik inceleme ile karar verilmesi, ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeDiğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.Ancak;1. Suç tarihinde katılanın alınan ifadesinde sanığın yüzünde beyaz renkli maske olduğuna dair beyanları karşısında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile de uygulama yapılması gerektiği,2. Katılanın olay anında kanser tedavisi nedeniyle kemoterapi aldığı iddiaları karşısında katılanla ilgili mahkemece Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-e bendinin uygulanması ihtimaline binaen bu yönde adli tıp kurumundan rapor aldırılarak katılanın "Beden ve ruh yönünden kendisini savunup savunamayacağının" tespiti ile suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini yerine eksik inceleme ile karar verilmesinin gözetilmemesihukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,15.10.2025 tarihinde karar verildi.