Torun tarafından vekaletin kötüye kullanılması ve evlatlarca bakım sözleşmesi ihlali iddialarıyla açılan tapu iptali ve tescil davasının istinaf süreci.
Özet: Davacı bir büyükannenin, torunu ve iki oğluna karşı, vekaletle inşaat işlemlerini takip etmesi için yetkilendirdiği torununun talimatı dışında bazı daireleri babasına satışı ve diğer iki oğluna bakım vaadiyle devrettiği tapuların iptali ve adına tescili talebiyle açtığı davada; ilk derece mahkemesi, vekil tarafından davacının talimatı olmadan ve bedelsiz devredilen daireler ile bir oğlunun davası kabul etmesi ve bakım taahhüdünü yerine getirmeyen diğer oğluna devredilen taşınmazlar için davayı kabul ederken, yükleniciye ait ve dava dışı üçüncü kişiye satılan taşınmazlara ilişkin talepleri reddetmiş, bu karar davalılardan biri tarafından istinaf edilmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 8. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat ... ...., karşı taraftan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; Bursa ili, .... ilçesi, ..... Mahallesi, 59 53... parsel, 58 84... parsel ve 59 54... (yenilenmekle 13) parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacı tarafından, davacının torunu olan davalılardan ...'in de oğlu dava dışı ...'ya, 59 54... (yenilenmekle 13) parsel sayılı taşınmaza arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılacak olan inşaata ilişkin işlemleri takip etmesi için vekâletname verdiğini, dava dışı vekil ...'ya herhangi bir talimat verilmemesine rağmen ...'nın bu vekâletname ile .... (yenilenmekle 13) parsel sayılı taşınmaz üzerine inşaa edilen dairelerden A Blok 5 No.lu bağımsız, ... No.lu bağımsız bölüm, C Blok 5 No.lu bağımsız bölüm ve ... No.lu bağımsız bölümleri, babası olan davalı ...'e satarak temlik ettiğini, davacıya herhangi bir satış bedeli de ödemediğini, davacının oğulları olan davalı ... ve davalı ...'in, davacıya bakıp gözeteceklerini söyleyip kandırmaları üzerine 59 53... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'e, 58 84... parsel sayılı taşınmazın ise davalı ...'e temlik edildiğini fakat davalıların davacıya bakmadığını, davacıyı kızının ve damadının yanına bırakıp gittiklerini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili; taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava dışı ... tarafından vekaletnamenin hile ile alındığı iddiasının yerinde olmadığını, vekaletnamenin davacı tarafından rızası ile verildiğini, davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile alacağı daireleri aslında çocukları arasında şimdiden pay etmek istediğini ve iki dairenin davalı ...'e, iki dairenin davalı ...'e ve bir dairenin dava dışı...'e verilmesi yönünde davacının vekil ...'ya talimat verdiğini, hatta ... No.lu bağımsız bölümün de vekâlet hizmeti karşılığında dava dışı vekil ...'ya verileceğini davacının belirttiğini, dava dışı...'in bu paylaşıma karşı çıkması nedeni ile dava dışı...'e ve davalı ...'e temlik işlemi yapılamadığını, dava konusu bağımsız bölümlerin bu talimat nedeni ile davalı ...'e temlik edildiğini, ... No.lu bağımsız bölümün dava dışı vekil tarafından davalı ...'e temlik edildiğini ve davalı ...'in de dava dışı ... isimli kişiye satarak temlik ettiğini, C Blok 5 No.lu bağımsız bölümün davacıya isabet edecek taşınmazlardan olmadığını, yükleniciye ait olduğunu ve davalı ...'in yükleniciden satın aldığını, davacı ile davalı ... arasında herhangi bir ölünceye kadar bakım sözleşmesi düzenlenmediğini, zaten davacının bakıma muhtaç olmadığını, 58 84... parsel sayılı taşınmazın herhangi bir şarta bağlı olmaksızın davacı tarafından davalı ...'e temlik edildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.2. Davalı ...; 15.05.2018 tarihli ön inceleme duruşmasında, kendisi hakkında açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;.... parseldeki .....lu bağımsız bölümün, kat karşılığı inşaat sözlemesinde davacıya isabet eden taşınmazlardan olmayıp yükleniciye verilecek taşınmazlardan olduğu gerekçesi ile bu taşınmaza yönelik davanın reddine, ... No.lu bağımsız bölümün dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından dava dışı 3. kişi ...'e satılarak temlik edildiği fakat bu kişi hakkında dava açılmadığı gerekçesi ile bu taşınmaza yönelik davanın reddine, ... No.lu bağımsız bölüm ve A Blok 5 No.lu bağımsız bölümün, davacının talimatı olmadan vekil tarafından davalıya satıldığı ve bedelinin de davacıya ödenmediği gerekçesi ile bu iki taşınmaza yönelik davanın kabulüne, davalı ... tarafından davanın kabul edilmesi nedeni ile .... parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulüne, davacı tarafından ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile davalı ...'e temlik edilen 58 84... parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın, davalı ...'in davacıya yemin teklifinde bulunması ve davacının yemini gerçekleştirdiğinden ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının ölümü üzerine terekeye temsilci atanması gerekirken mirasçı ....'in davaya katılımının sağlanmasının yerinde olmadığını, ispat yükünün davacıda olmasının gözden kaçırıldığını, davacının yemininin çelişkili ifadeler içerdiğini, yemin teklifinde bulunması gereken tarafın davacı olduğunu, vekil ...'nın vekâlet görevini kötüye kullanmadığını, kullandığı sonucuna varılması hâlinde dâhi sorumluluğunun davalı ...'e yüklenemeyeceğini, davacının iradesinin taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırmaya yönelik olduğunu, davalı ... tarafından bakım yükümlülüğünün yerine getirildiğini, müteahhidin açtığı davada vekil ...'nın davacının zararına olacak bir iş yapmadığının anlaşıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekâlet görevinin kötüye kullanılması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, ölünceye kadar bakma akdinin iptali ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, davacının her iki talebi bakımından iddialarını ispatladığının anlaşılmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesi uyarınca yapılan re'sen incelemede;6100 sayılı Kanun’un 297. maddesinde kararda bulunması gereken hususlar tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Bu itibarla, mahkemece verilen hüküm fıkrasının açık ve icra edilebilir olması gereklidir. Aksi hâlde hukukî belirlilik gereği açık ve infaz kabiliyeti bulunması gereken hüküm fıkrasının özellikle icrası sırasında şüphe veya tereddütler doğmasına ve hükmün icra edilememesi gibi durumlarla karşılaşılır.3. Somut olayda; kabulüne karar verilen davada, davacı ... yargılama sırasında öldüğünden, hükümde davalılar adına kayıtlı olan tapuların iptali ile davacı ...'nin mirasçılık belgesindeki payları oranında mirasçılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde mirasçılar adına hem paylı, hem de iştirak hâlinde tesciline karar verilmesi hatalıdır.4. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan "iştirak hâlinde" kelimelerinin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye istek hâlinde iadesine,Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.