İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonucu ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan, destekten yoksun kalan davacıların sürücü ve sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat taleplerinin arttırılarak görüldüğü dava.
Özet: Bu dava, trafik kazasında yaşamını yitiren bir kişinin eşi, kızı ve babası tarafından, kazaya %100 kusurlu olduğu belirlenen minibüs sürücüsü ve sigorta şirketine karşı açılan tazminat talebini konu almaktadır; davacılar başlangıçta sembolik miktarlarla başvurdukları maddi ve manevi tazminat taleplerini yargılama sürecinde güncelleyerek destekten yoksun kalma nedeniyle 3 milyon TLyi aşan maddi tazminat ile belirlenmiş manevi tazminat miktarları talep etmiş olup, davalı sigorta şirketi ise zaman aşımı, arabuluculuk şartının eksikliği ve poliçe limiti savunmalarıyla davanın reddini istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'in sevk ve idaresi altındaki ... plaka sayılı minibüs ile ... tarihinde ...'de meydana gelen trafik kazasında, yolucu konumunda olan müvekkillerinin murisi ...'un ölümüne neden olduğunu, ... 3.Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar nolu dosyasında alının Adli Tıp Kurumu Trafik Dairesinin 30.10.2009 günlü raporuna göre kazanın oluşunda ... plakalı minibüs araç sürücüsü davalı ...'in %100 kusurlu bulunduğunu, trafik kazasında ölen 19.04.1971 doğumlu ...'un evli ve bir çocuk babası olduğunu, onun ölümü ile müvekkilleri davacılar eşi ..., kızı ... ve babası ...'un destekten yoksun kaldığını, yargılama sırasında toplanacak delillere, mahkemece yapılacak incelemelere ve tazminat hukuku alanında uzman bilirkişilerden alınacak rapora göre belirlenecek maddi tazminat tutarının artırılmak üzere 100 TL eş, 100 TL çocuk ve 100 TL babası için olmak üzere 300 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, manevi tazminat taleplerini de toplanacak delillere ve maddi tazminata ilişkin hesap sonucunu göre zarar ve kapsamı belli olduktan sonra arttırılmak üzere her bir davacı için 100 er TL olmak üzere 300 TL maddi tazminat talebinde bulunduklarını, kaza yapan ve sürücüsü %100 kusurlu olan ... plakalı minibüs aracın kaza tarihi itibariyle ...arası geçerli ... poliçe nolu ZMM sigortalı olan davalı şirketten sorumluluk sınırı içinde maddi tazminat istediklerini beyan ederek Trafik kazasında eş, baba ve oğullarını yitiren davacıların, 6100 sayılı HMK 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre belirlenecek destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibarin işleyecek faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama aşamasında zarar ve kapsamı belli olduktan sonra arttırılmak üzere manevi tazminatın işleten ve sürücüden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili █████/2024 tarihli dilekçe ibraz ederek dilekçelerinde mahkememiz █████/2024 tarihli celse 3 ve 6 numaralı ara kararlar gereğince manevi tazminat taleplerini somutlaştırarak müvekkili Bayram Alı Tok için 65.000 TL, ... için 125.000 TL ve ... için 45.000 TL olarak belirlediklerini beyan ederek bu miktarlar üzerinden harcı ikmal ettiklerini beyan etmiştir.
Davacılar vekili █████/2025 tarihli değer arttırım dilekçesi ibraz ederek dilekçesinde manevi tazminat talepleri için dilekçe sunarak harcını yatırdıklarını manevi tazminat taleplerinin tamamının kabul edilmesini talep ederek, maddi tazminat yönünden bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere davacı eş ...'un destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararın 2.677.017,39 TL ye, davacı kızı ...'un destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının 43.877,83 TL, davacı baba ...'un destekten yoksun kalma nedeniyle maddi zararının 371.115,05 TL olduğunu, toplam 3.092.010,27 TL olarak arttırdıklarını, bu miktarın davalı sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden ise sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile müvekkillerine verilmesini, arttırdıkları destekten yoksun kalma maddi tazminat dava değerinin 3.092.010,27 TL olarak kabul edilerek davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıların müvekkili şirket aleyhine ikame ettikleri huzurdaki davanın haksız olduğunu, davacının dava konusu talebinin zaman aşımına uğradığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın zaman aşımı nedeni ile reddi gerektiğini, yine hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber davanın 7155 sayılı kanun uyarınca arabuluculuk dava şartı olduğundan arabuluculuğa başvurulmadan açıldığından dava şartı yokluğundan davanın redde gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise müvekkili sigorta şirketi tarafından davaya konu kazaya ilişkin olarak farklı tarihlerde kaza mağdurlarına ödemeler gerçekleştirildiğini, 21 mağdurlu dosyada daha önce dava dışı diğer mağdurlar için hasar ve icra dairesine yapılan ödemelerin asıl alacak tutarının 905.884,66 TL olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sigorta poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limite ile ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece tazminata hükmedilmesi durumunda müvekkili şirketin sorumluğunun Karayolları Trafik Kanununun 85/1 ve trafik poliçesi genel şartlarının ilgili maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber kazaya sebep olan olayda öncelikle kusur durumunun net olarak tespiti gerektiğini, davacıların müvekkili şirket nezdinde sigortalı araç sürücüsüne raci kusur ve zararı kanıtlaması gerektiğini, zararın kanıtlanmaması halinde müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, kazaya karışan aracın müvekkili sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olup, davacı yanın manevi tazminat taleplerinden gerek karayolları trafik kanunu gerekse zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi gereğince sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkilinin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faiz dava tarihinden itibaren işleyecek faiz olması gerektiğini beyan ederek davanın usulden her durumda esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Bilirkişi raporu, kusur raporu, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ...E ve ... K sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, ZMMS nedeniyle davalı sigorta şirketine, sigortalıya ve sürücüye karşı açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davalı sürücü ...'in yönetimindeki yolcu minibüsü ile kurallara aykırı biçimde istiap haddinin üzerinde yolcu almış durumda, dik eğimli ve virajlı yolda seyrini sürdürürken direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışı kalıp devrilmesi sonucunda meydana gelen olayda davacılar murisi ...' un vefat ettiği anlaşılmıştır.
... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin...E ve ... K sayılı kararında "...Sanık ...'ın üzerine atılı sübut bulan tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu dört kisinin ölümüne, birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan, suçun islenmesindeki özellikler, meydana gelen zarar ve tehlike, sanığın taksire dayalı kusurunun yoğunluğu dikkate alınarak TCK.nun 85/2. maddesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmıs, sanıgın sahsi ve sosyal durumu, yargılama sürecindeki olumlu davranışları ve sabıkasız oluşu lehine taktiri indirim sebebi kabul edilerek TCK.nun 62/1. maddesi uyarınca taktiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın sonuç olarak 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir..." denilmiştir.
Dava konusu olayda davalı sürücü ...'in yönetimindeki yolcu minibüsü ile kurallara aykırı biçimde istiap haddinin üzerinde yolcu almış durumda, dik eğimli ve virajlı yolda seyrini sürdürürken yola gereken dikkatini vermemesi, iniş eğimli yol şartlarına göre uygun olmayan hızla ve viteste seyredip sürekli fren yaparak aracının fren balatalarının aşırı ısınmasına ve ceza dosyasındaki tanık ifadelerinde de belirtildiği üzere balataların yüzeyinin yanması nedeniyle koku yapacak şekilde yapısının bozulup frenlerin gerektiği gibi işlevini yerine getirememesi sebebiyle yavaşlayamadığı, viraj mahallinde önünde seyreden otobüse sürtünüp direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışı kalıp devrilmesi sonucunda meydana gelen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleri ile % 100 oranında asli kusurlu bulunmuştur. Araçta istiap haddi üzerinde yolculuk yapan kişiler ise kendi yaralanmalarında müterafik kusurludur. Davacıların murisinin ayakta yolculuk yaptığı davalılarca ispatlanamadığından muris müterafik kusur yüklenmemiştir.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre (818 sayılı BK'nın 41. maddesi) “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Bu hükme göre haksız fiile dayalı bir borcun doğabilmesi için, hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyenin kusuru olmalı, sonuçta bir zarar doğmalı, zarar ile işlenen fiil arasında da uygun nedensellik bağı bulunması gerekir.
Araç sürücüsü haksız fiil hükümlerine göre kusuru oranında, aracın işleteni de kusursuz sorumluluk ilkelerine göre oluşan zarardan, sürücünün kusuru oranında sorumludur
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. Maddesine göre, işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. Davalı sigorta şirketi kusursuz sorumlu olan işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiştir.
Ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararının maddi olgu yönünden bağlayıcı olması, alınan kusur raporlarının, olayın oluşuna ve dosya kapsamına uygun, birbirini teyit eder nitelikte olması ile davalılar destekten yoksun kalma tazminatından ve davalı ... manevi tazminattan sorumlu tutularak, davacı ... için hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre 2.677.017,39 TL, davacı ... için 43.877,83 TL, davacı ... için 371.115,05 TL maddi tazminatın kaza tarihi 16.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi garameten yapılan paylaşım ile davacı ... için 115.950,94 TL, ... için 1.900,50 TL, ... için 16.074,28 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu ve faizin dava tarihi 08.06.2024 tarihinden itibaren başlamak olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine hükmedilmiştir.
Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Manevi tazminatda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığını hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davacılar vekili dava açarken davacıların manevi zararları olduğunu belirtmiştir. Hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. Başka bir anlatımla, üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir.
Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde her bir davacı için manevi tazminat talebini şimdilik 100,00 TL olarak açıklamıştır. 03.12.2024 tarihli duruşma zaptı 3 nolu ara karar ile manevi tazminat miktarını açıklama için süre verilmiş ise de, dilekçenin netice-i talep kısmında olmasa da davacı vekilinin dilekçe içeriğinde talebini şimdilik 100,00 TL olarak açıkladığı ve harçlandırdığı anlaşılmıştır. Davacı taraf manevi tazminat talebini belirsiz alacak davası olarak açmıştır. Dava dilekçesinde davacılar vekili her bir davacı için manevi tazminat olarak bir miktar belirttiğinden, dava edilen bu miktar yönünden manevi tazminatın bölünmezliği nazara alındığında, 3.12.2024 tarihli duruşma zaptı 3 nolu ara kararı sonra artırılan miktar dikkate alınmaksızın dava; dava dilekçesinde talep edilen miktar üzerinden sonuçlandırılmıştır. ( Yargıtay 17.HD █████/2017 tarih... E... K)
Olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişim biçimi, tarafların sosyal ekonomik durumu ile yukarıdaki açıklamalar nazara alınarak ve taleple bağlı kalınarak her bir davacı için ayrı ayrı 100,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile, davacı ... için 2.677.017,39 TL, davacı ... için 43.877,83 TL, davacı ... için 371.115,05 TL maddi tazminatın kaza tarihi 16.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi davacı ... için 115.950,94 TL, ... için 1.900,50 TL, ... için 16.074,28 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu ve faizin dava tarihi 08.06.2024 tarihinden itibaren başlamak olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,
2- Davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 manevi tazminatın kaza tarihi 16.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine,
3-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; Karar tarihine göre alınması gereken 211.215,22 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile bakiye 210.787,62 TL karar ve ilam harcının Davalılardan (Davalı ... Şirketi 10.223,19 TL'den sorumlu olmak üzere), müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Kabul edilen manevi tazminat yönünden Karar tarihine göre alınması gereken 20,49 TL karar harcından peşin alınan toplam 4.013,22 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 3.992,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
5- Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL nin davalılardan (davalı ... Şirketi 190,0 TL'den sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
6-Kabul edilen maddi tazminat davasında davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan davacı ... için 386.246,36 TL, davacı ... için 4.439,62TL, davacı ... için 53.275,36 TL olmak üzere toplam 443.961,34 TL (davalı ... Şirketi 22.198,06 TL'den sorumlu olmak üzere), vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile iş bu davacılara verilmesine,
7-Kabul edilen manevi tazminat davasında davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine,
8- Davacı tarafından yatırılan 20,49 TL peşin harç , 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti 1.082,00 TL posta giderinden ibaret toplam 12.018,49 TL yargılama giderinin Davalılardan (Davalı ... Şirketi 600,92 TL' sinden sorumlu olmak üzere ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Başkan
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Üye
(e-imza)
Katip
(e-imza)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!