İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde, lojistik firmasının taşıma rezervasyonu iptalinden doğan alacak nedeniyle itirazın iptali davası.
Özet: Taşıma sözleşmesi kapsamında davalının iptal ettiği rezervasyonlar nedeniyle oluşan zararların tazmini amacıyla düzenlenen ve ödenmeyen faturalardan kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açılan bu davada, davalının süresinde cevap vermemesi ve e-faturalara yasal süresi içinde itiraz etmemesi üzerine, bilirkişi raporu davacı alacağının varlığını teyit ederek ispat yükünün davalıya geçtiğini ortaya koymuştur.

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllar boyunca taşımacılık alanında faaliyette bulunan, başta uluslararası gemi taşımacılığı olmak üzere lojistik sektörünün lider firmalarından birisi olduğunu, müvekkili şirket nezdinde taşımaya ilişkin olarak davalı şirketin rezervasyon yaptırdığını, ancak davalı şirketin, malların taşınması gerçekleşmeden evvel işbu rezervasyon taşımanın yapılacağı gün iptal edildiğini, kendi edimini ifa etmekten imtina ettiğini, müvekkili şirketçe rezervasyon yapıldığı için başkaca bir firmayla anlaşılamamış olup, davalı tarafın taşıma işini yapamadığından konteynerin yola çıktığını, davalı şirketten kaynaklı olarak rezervasyona rağmen taşıma yapılamadığından müvekkilinin zararının doğduğunu, buna istinaden rezervasyon iptal bedelinin davalı şirkete yansıtıldığını ve davalı şirkete 6 adet toplam 5.671,25 EUR bedelli faturaların düzenlendiğini, davalı şirketin faturalara itiraz etmediğini, ancak davalı şirketin işbu faturalardan doğan alacağını ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine ... 37. ün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, kötüniyetli itiraz nedeniyle asgari %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı şirketin, menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının yargılama sonuçlanıncaya dek ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
Mahkememizin █████/2024 tarihli ara karar gereğince "Davacı vekilinin iddialarının yargılamayı gerektirmesi, talebin haklılığı konusunda taraflarca bildirilecek delillerin toplanmasının ve bilirkişi incelemesi yapılmasının ardından değerlendirme yapılabileceği, bu aşamada yaklaşık ispat şartları oluşmadığı hususları dikkate alınarak İİK 257 ve HMK 389 maddeleri şartları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine," dair karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, fatura alacağına dayalı ... 37. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ... 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 5.724,83 Euro alacak için ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili █████/2023 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen █████/2025 tarihli raporda özetle;
"A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2021-2022- 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
Raporumuzun 4.a.2 bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket defterleri incelenemediği ve hesap incelemesi yapılamadığı,
B- Davacı Alacağı Yönünden
: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere;
Takip konusu alacağı oluşturan 6 adet toplam 5.671,25 EUR tutarlı faturaların, 5.638,52 EUR'luk kısmının icra takibine konu edildiği, faturaların e-fatura sistemi üzerinden “Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portalı (elektronik sistem) üzerinden davalı tarafa teslim edildiği, dosya kapsamına faturalara yasal 8 günlük süresi içinde itiraz veya iade edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmamış olması nedeniyle, fatura içeriği hizmetin ifasına ilişkin karinelerin oluştuğu,
Bu kez ispat yükünün davalı şirkete geçtiği, davalı şirketin işbu fatura içeriği hizmetleri almadığını, faturalara karşı süresinde itiraz ve iade faturası düzenlendiğini veya fatura bedellerini ödediğini ispat etmesi gerektiği, dava dilekçesi davalı şirkete tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalının davaya katılmadığı ve cevap dilekçesi sunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının hizmet ifasını ispatlamış olduğunun kabul edilmesi halinde, davacı şirketin 5.638,52 EUR'luk alacağını talep edebileceği,
FAİZ
: Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, Ancak Sayın Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip tarihinden sonrasında yabancı para (EURO) ana para alacağı için 3095 Sayılı Kanun m.4/a maddesi kapsamındaki “.. Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vade hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır. (3095 Sayılı Kanun m. 4/9)...” faizi isteyebileceği..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Somut olayda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mali raporda yapılan tespitlere göre, davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını haiz olduğu, davalı tarafça yapılan ihtarata rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerinin ibraz edilmediği, yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı görülmüş, takip konusu alacağı oluşturan faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara 8 günlük yasal süresi içerisinde itiraz edildiği veya faturalara karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmadığı, vergi müdürlüğünün müzekkere cevaplarına göre ise BA/BS kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğunun ve davalının dava konusu faturaları defterlerine kaydettiğinin tespit edildiği, davalı tarafça defterleri sunulmayarak ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulünün gerektiği anlaşıldığından (Ankara BAM 27. HD'nin...Esas ve ... Karar sayılı ilamı) HMK'nın 222.maddesi de nazara alınarak davacının fatura alacağı nedeniyle dava açmakta haklı olduğu ancak davalı tarafın temerrüde düşürülmemesi nedeniyle işlemiş faiz talep edilemeyeceği kanaatiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 5.638,52-Euro üzerinden kaldığı yerden devamına, alacak miktarı likit olduğundan asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 5.638,52-Euro üzerinden kaldığı yerden devamına,
2-İcra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen tutar üzerinden (takip tarihinde geçerli kur esas alınmak üzere ) hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 13.500,11 TL harçtan peşin alınan 2.600,54 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭10.899,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Peşin alınan 2.600,54 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, 3.545,72TL sinin davalıdan, geriye kalan 54,28-TL sinin davacıda alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 795,00‬ TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 8.283,40 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 8.158,52 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. .█████/2025
Katip Hakim
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!